İçeriğe geç

Yin Yang Teorisi

Bölüm 15 · 6 dk okuma

Yin Yang Teorisi

Bölüm 15

8.Bölüm

Hayatının tam karardığı noktada bir ışık yanar ve sen o ışığı takip edersin ya işte benim şu an tam olarak yaşadığım bu.Tam mutsuzluğa bürüneceğim bir şey oluyor ve hayatım yeniden rengarenk oluyor.Dün aldığım haber sayesinde hayatım değişti.Sabah erkenden kalkıp hazırlandım.Bugün femmelia şirketine gidecektim.Ufuk bey tasarımlarımı beğenmisti ve bu benim için tarif edilemez bir duyguydu.Ufuk Demir en ünlü ve yetenekli bir tasarımcı.Yaptığı elbiseler tarif edilemez derecede çok güzel.Bende şansımı denemek için bir görüşme yapmıştım ve Ufuk bey benim tasarımlarımi beğenmiş.Hava bugün kapalıydı ve kesin yağmur yağacaktı. Üstüme giydiğim kıpkırmızı crop üstüme tam olmuştu.Deri ceketimide bugün giymeyi düşünüyordum.Saçlarımi toplamıştım.Kırmızı çantamda alıp aşağı indim.Aşağıdan şarkı sesleri geliyordu.Baran erkenden uyanmış olmalıydı çünkü kardeşim Akasya asla bu saate kalkmazdı.Mutfaktan gelen seslerden dolayı mutfağa girdim.Baran dans ederek yemek yapıyordu.

"Günaydın ne bu enerji böyle"dedim.Baran şarkının sesini kısıp bana baktı.

"Günaydın hüma hanım bugün size kahvaltı hazırlayalım dedik"dediğinde şaşırmıştım.

"Akasyada mi uyandı"

"Evet şu an bahçede mayala ilgileniyor"dediğinde bahçeye geçtim.Çimler çamur olmuşu galiba yağmur yağmaya başlayacaktı.Akasya koşarak yanıma geldi.

"İçeri girelim ıslanacağız"dedi.Salona geçtik.Baran bize kahvaltı hazırladığında masaya oturduk.

"Çok güzel olmuş"dediğimde gülerek bana baktı.

"Afiyet olsun hüma"

"Abla sen bugün ufuk abiyle görüşmeye mi gidiyorsun"

Baran"ufuk kim?"

"Tanımıyor musun Baran abi"dedi aksaya.

"Moda tasarımcısı ve benim tasarımlarımı beğenmiş o yüzden bugün o yüzden gidiyorum."dedim.Yemeğim bittiğinde kalktım.

"Evde eksik bir şey varsa bana yaz gelirken alayım"dedim.

Akasya"olursa yazarım"dediğinde dışarı çıktım.Babam arabasını bana vermişti.Babam diğer arabasını almış ve bana bunu bırakmıştı.Sirkte gitmeden önce kahve almak istedim.kaffeye geldiğimde Ekini gördüm.

"Ekin bir kahve alabilir miyim"dedim.Ekin benim arkadaşımdı ve gerçekten çok güzel bir kızdı.

"Hoşgelin hüma"dedi kahveyi yaparken.

"Burayı düzenlemissiniz"dedim etrafı incelerken.

"Evet düzenledik çünkü biraz karamsar duruyordu"dedi.

"Güzel olmuşş"dedim ve ona baktım.Arkadan gelen uzun boylu çocukta Demirdi.Beraber çalışıyorlardı.

"Afiyet olsun"dedi elindeki kahveyi bana uzatırken.

"Teşekkür ederimm kolay gelsin"dedim ve dışarı çıktım.Yağmur hızlanmıştı ve silecekleri açtım.Şirketin önüne geldiğimde saate baktım.Yağmur dinecek gibi durmuyordu arabadan indim.Ellerimle kafamı kapattıp içeri koştum.Yağmuru seviyordum ama bugün yağmasayd güzel olabilirdi.İçeri girdiğimde saçlarımı düzelttim.Fidan hanımı görünce hemen yanına gittim.Fidan ufuk beyin asistanıydı.

"Aa hüma"

"Merhaba ben ufuk beye bakmıştım müsait mi?"dedim.

"Evet müsait"dedi.

"Bugün görüşmemiz vardı"dedim.

"Beni takip etmediğinden yürümeye başladı.Soğuk bir kadındı.Arkasından bende gittim.

"Ufuk beyle görüşmeniz kısa olabilir bugün önemli bir görüşmesi var"dedi.Elindeki dosyaları sıkıca tutuyordu ve gözlüğünü arada düzeltiyordu.Konuşmadan ilerlemeye devam ettik.Kapıyı çaldı ve içeri girdi.

"Ufuk bey hüma Eraslan geldi"dedi.Ufuk bey içeri alın dediğinde içeri girdim.Ufuk bey gülümsedi.Sarı saçları ve mavi gözleriyle etkiliyordu.Duruşu dikleşti ve oturmamış istedi.Masasında benim tasarımlarım vardı.

"Sizi çağırdım çünkü yapmış olduğunuz tasarımlar dikkat çekici"dedi bana bakarak.

"Teşekkür ederimm"diyebildim.

"Fikirleriniz çok beğendim ve sizin gibi birine ihtiyacım var"dedi.

"Yani bana iş teklif ediyorsunuz"dedim.Gülümsedi.

"Evet size iş teklif ediyorum"dedi gülümsemesi genişledi.Gülümsedim.

"Benim yeteneğimi görmeniz çok güzel ve sizinle çalışmak çok isterim"dedim.

"Birkaç işlem olacak ama çok uzun sürmez.Ben fidanla konuşurum."dediğinde rahatladım.Uzerimdeki stres yok oldu.

"Geldiğiniz için teşekkür ederim benim önemli bir görüşmem var sizi tekrar görmek güzel"dedi.

"Ben teşekkür ederim"dedikten sonra odadan çıktım.Su an o kadar mutluydum ki sevinçten çığlık alabilirdim.Sirketen çıktıktan sonra koşarak arabama bindim.Yağmur hala yağıyordu.Telefonum çalıyordu.Annem yine aynı şeyleri söylemek için arıyordu.

"Efendim anne"dedim.

"Kızım napıyorsun merak ettim"dedi.

"Şu an dışarıdayım.Bugün femmelia şirketinin önündeyim.Ufuk bey beni işe aldı."dedim tatlı bir heycanla.

"Ciddi misin çok sevindim"dedi.Arkadan babam ne olduğunu soruyordu annemde anlatıyordu.

"Çok sevindik annecim"dedi tekrar.

"Bende çok sevindim siz nasılsınız"

"Biz şu an annanenin evindeyiz aynı şeyler işte"dedi.

"Annanem nasıl iyi mi?"

"Çok iyi, telefonu boraya veriyorum"

"Kızıl ejder ben seni çok özledim"dedi üzgün bir tonda.

"Bende seni özledim yakışıklım"

"Aksayayla napıyorsunuz"dedi.

"Hep uyuyor ablacım"dedim gülerek.Kardesimin tatlı kahkahasıyla daha çok gülmüştüm.

"Ben şimdi kapatıyorum annem istiyor"dedi fısıladayarak.

"Tamam görüşürüz bitanem"dedim kapattım.Sirketten ayrıldıktan sonra eve gidecektim.Yapacak pek bir şey kalmamıştı.Evin kapısına geldiğimde bahçede Alperen ve barani gördüm.Bir konu hakkında konuşuyorlardı ama her ikiside ciddiydi.Bahceye doğru ilerlediğimde Alperenin bakışları benimle buluştu.

"Kızıl ejder erken gelmeni beklemiyordum"

"Neden bu kadar şaşırdın ki"dedim çünkü kendi evime erken gelmem sorunmuş gibi bakıyordu.

"Bilmem sordum sadece"

"Hüma hoşgeldin canım"dedi.Baran bunu dediğinde Alperen dizine vurdu.

"Hoşbuldum da siz neden bu kadar garip davranıyorsunuz"dediğimde bana baktılar.

"Bir şey olduğu yok canım"dedi Baran.Baran dizine bir tekme daha yedi.Gülmek istiyordum ama gülmedim.Alperenin yanına oturduğumda bana gülümsedi.

"Akşam işin falan yok demi kızıl ejder"dedi gülümseyerek.

"İşim yok ama aksaya nerde?"

"Bizim eve gitti helinle konuşacaklar varmış"dediğinde şaşırdım.Genelde beni bekler benimle konuşurdu ama şimdi ilk heline mi anlatıyordu.

"Ben sizin eve gidiyorum"dedim.

Endişeyle "Nereye,hiçbir yere gitme"dedi Alperen.

"Noluyor ya neden böyle davranıyorsunuz"

"Hiçbir şey yok hüma"dedi Baran ama hiç inandırıcı değildi.

"Ben gidiyorum bi akasyaya bakayım"dedim tekrar.Ayağa kalktığımda Alperen elimden tutu.

"Kızıl ejder bir kere beni dinlesen ölürsün demi"dedi.

"Dinlemem çünkü kardeşimi merek ediyorum"

"Bir kere inatlaşmasan işler daha kolay olacak"dediğinde beni kucağına aldı.

"Napıyrosun Alperen indir beni"dedim ama umursamadı.Baran bizim halimize gülüyordu.Evimizin önünde duran arabasına bindirdi.

"Noluyor ya"dedim tekrar.

"Sen çok inatçı olduğun için ve hata söz dinlemediğin için seni kaçırmak zorundayım"dedi sırıtarak.

"Beni kaçırıyor musun?"dedim gülerek.

"Hoşuna mı gitti Kızıl ejder"

"Manyak mısın?"dedim gülerek.Arabayı çalıştırdığında anlam veremedim.

"Alperen siz ne iş çeviriyorsunuz"dedim ona bakarak.

"Bir iş çevirmiyoruz sevgilimden sırıtarak.

"Sevgilim mi ne zaman olduk"

"Aa kalbimi kırıyorsun sevgilim"dedi gülerek.

"Sevgilim öyle mi?"dediğimde yanağından öptüm.Araba durduğunda güldüm.Masum bir şekilde bana bakıyordu.

"Sen beni az önce öptün mü"

"Hıhi galiba öyle oldu"dediğimde gülümsedi.Gozleri parlıyordu ve konuşamıyordu.Tekarar önüne döndüğünde arabayı çalıştırdı.

"Hüma az önce kalbim durmak üzereydi"dedi gülümseyerek.Gülümsediğimde bakışları dudaklarımda gezindi.Bu duyguyu ben hergün yaşıyorum.Sahile geldiğimizde martıların sesi yankılanıyordu.Sonbahar olduğu için hava soğuktu ama sahile geldiğimizde daha soğuk oluyordu.Arabadan indiğimizde alperene baktım.

"Burnun kızarmış"dedi gülerek.Yanıma yaklaştı ve burnumdan öptü.Ben öyle duruyordum.Dona kalmıştım ve salak salak yüzüne bakıyordum.Ellerini yüzüme yerleştirdiğinde gözlerine baktım.Derin ve aşkla bakıyordu.Bu bakış beni hem üzmüş hem sevindirmişti.Kalbimde oluşan çiçeklere yenileri eklenmişti.Sarıldım sanki benden gidecekmiş gibi sımsıkı sarıldım.Kafam tam kalbinin olduğu yere geliyordu.Kalbi deli gibi atıyordu ve ben bunu duymayı çok seviyordum.Soğuk olan hava aramızda ermişti.Ayrıldığımızda gülümsüyordu.Telefonu çaldığında hemen açtı.

"Tamam geliyoruz"deyip telefonu kapattı.İki dakikada konuşmuşlardı.

"Hadi gidiyoruz sevgilim"dedi ve elimi tutu.Arabaya bindiğimizde şarkı açtı.Sessiz bir yolculuk yaptıktan sonra eve geldik.Bahçe kapısını açtıktan sonra içeri girdim.Alperende arkamdan geliyordu.Mutfak kapısı kapalıydı ve bu ilk defa yaşanıyordu.Genelde mutfak bahçeye açıldığı için hep açık oluyordu.Kapıyi tam açacakken Alperen kapıyı açtı.İçeri girdiğimizde salondan sesler yükselmeye başladı.

"Sürprizzzz"diye bağıran arkadaşlarım ve kardeşimi gördüm.Baran kafamın üzerine konfeti patlatmıştı. Herkes alınıyordu ama ben algılayamıyordum.Elisa elindeki pastayı tutuyordu.Arkadan şarkı çalıyordu.Elisanın yanına geldiğim.

"Üfle bakalım canım"dedi gülümseyerek.Pastanin üstündeki mumu üflediğimde tekrar alkışladılar.

"Sürpriz ne için ben anlamdım"dedim.

"Hüma bugün önemli bir iş görüşmen vardı ve güzel geçmiş bizde yeni geldik zaten böyle bir kutlama yapalım dedik"dedi elisa.

"Beğendin mi sevgilim"dedi Alperen.Mutlu olmuştum ama bunu beklemiyordum.

"Tabiiki begendim hepinize teşekkür ederim"dedim.Elisa elindeki pastayı mutfak tezgahına koydu ve kesti.Baranda yardım ediyordu.Alperen ve bende oturuyorduk.

"Garip davranmanın nedeni beli oldu"dedim gülerek.

"Napayım beni dinlemiyorsun"dediğinde güldüm.Bahçedeki masaya oturduk.Elisa pastayı kesiyordu,Alperen içecek dolduruyordu.Onları izliyordum.

"Alperen sana helal olsun bu deliyi nasıl oyaladin"dedi elisa.Alperen gülümseyerek bana bakınca bende gülümsedim.Bahçe kapısının açıldığını duyduğumuzda herkes o tarafa baktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.