İçeriğe geç

Yin Yang Teorisi

Bölüm 10 · 5 dk okuma

Yin Yang Teorisi

Bölüm 10

5.Bölüm

Nişan hala devam ediyordu ama ben gidiyordum.Babmadan arabanın anahtarını aldım.Alperen babamın arabasının önünde bekliyordu.

"Çekilir misin?"dedim sakince.Alperen olumsuz anlamda kafa salladı.

"Beni dinlemeden buradan gidemezsin"dedi.

"Ben seni çok dinledim ve sen hepsinde sadece 'özür diledin'alperen".dedim hafif yüksek bir tınıyla.

"Biliyorum ama bu sefer her şeyi anlatacağım"dedi.

"Neyi anlatacaksın Alperen, kızım seninle konuşmak istemiyor zorlamada arabamdan çekil"diye araya girdi babam.Alperen üzgün bir şekilde arabanın önünden çekildi.Arabaya bindiğimde babama el salladım.Arkamda bıraktığım adam bunu hak ediyordu.Acı nedir bilmiyorsun sevdiğim.Sen benim tattığım acıyı bilmiyorsun.Sevdiğim bir kafeye gelmiştim.Kendime bir tatlı söyledim.Kendimi böyle ödüllendiriyordum,üzüldüğüm zaman,bir şeyi başardığım zaman hep tatlıysa kendimi motive ediyordum.Tatlıyı yerken ağlamaklıydım.Onu sevmediğimi söylüyordu ama onun bendeki yerini bilmiyordu.Onu ne çok sevdiğimi.Birkaç hafta onu beklediğimi,her gece sessizce ağladığımı bilmiyordu.Beni sevseydi bana bunu yaşatmazdı. Tatlımı yedikten sonra eve geçtim.Odamdaki yin yang desenlerini yırtmak istesemde bir yanım kabul etmiyordu.Beyazın ve siyahın birleştiği ve birbirlerini tamamlamısı inanılmazdı.Nişan kıyafetlerimi çıkardım ve ev rahatlığına geçtim.Siyah pijamalarla ruhsuz gibiydim.Saçlarımı ev topuzu yaptıktan sonra yatağıma uzandım.Şarkı sesini fulledim ve düşünmeye başladım.Beni seviyorsa neden gitmişti,neden çabalamamıştı.Bunun bir açıklaması olduğunu düşünemiyordum.O gün benim için güzel şeyler yapmıştı üstelik.Hafızamdaki tüm anıları düşündüm.Beni arıyordu ama açmıyordum.Gözlerim dolmaya başladı.Yüreğime bıçak saplanıyordu,ben bir şey yapamıyordum.Bizimkisi aşk değildi,acıydı.Ağlayarak uyumuştum.Rüyamda hiçbir şey görmeden rahatça bir uyku çekmiştim.

Güneşin tenimi ısıtıyordu. Sabah olmuştu.Annemgil aşağıda babamla gülüşüyordu.Yataktan kalktığımda aynadan kendime baktım.Bakımsız,göz altları mor ve dağınık saçlı bir kız vardı.Bu ben olmazdım değil mii?

Banyoya girdim ve kendime çekin düzen verdim.Hayatımı düzene koymuştum.Duştan sonra üstümü giyindim.Beyaz bir tişört ve şort giyip saçlarımı taradım.Kızıl saçlarımı serbest bırakıp odamdan çıktım.Bora salonda çizgi filim izliyordu.Annemde mutfakta yemek yapıyordu babamla.Aksaya ortalıkta gözükmüyordu.

"Günaydınn canlarımm"dedim sevecenlikle.Babamın bakışları benimle buluştu.

"Günaydın güzelimm"dedi gülümseyerek.

"Günaydın kızım da sen bu kadar geç kalkmazdın"dedi.Anneler her şeyi anlıyorlardı.Dün nisandan erken ayrıldığımı da biliyordu.

"Hiç yorulmuşum sadece"diye geçiştirdim.Annemle babam birbirlerine baktı.Anlamışlardı ama beni sıkmayacaklardı.

"Akasya nerde"dedim.

"Bahçede oturuyordu bademle"dedi babam.Bahceye çıktığımda bademler oynayan kardeşimin yanına geldim.

"Günaydın ablaların güzeli"dedi tatlı bir tınıyla.

"Sanada günaydınn canımın içi"dedim ve sarıldım.Sarılmayı pek sevmeyen kardeşime hep sarılıyordum.Bizi gören Bora koşarak üstümüze atladı.

"Boraa yavaşs"dedi Akasya sitemle.Boranın tatlı kahkahasıyla bizde güldük.Annemgil kahvaltıyı hatırlayınca bizde tabakları bahçedeki masaya dizdik.Zeytinlerden bir tanesini çalan boraya çok gülmüştüm.Yemeklerimizi yerken güzelce sohbet ettik.Kardeşlerimle uğraşmadan bir kahvaltı düşünemiyorum bile.

"Zeytinlerimi yeme Akasya"dedi Bora.Akasya her kahvaltıda boranın zeytinleriyle uğraşıyordu.Borayla uğraşmayı çok seviyordu.Zetin sorunu da çözülmüştü.Bugün kardeşlerimle tenise gidecektik.Boraya öğetiryorduk.Bulaşıkları topladıktan sonra tenis oynamaya gittik.Babamın arabasını almıştım.Tenis kortunun yanına geldiğimizde kardeşlerim koşarak içeri girdiler.Arabadan raketleri aldım ve arabayı kilitledim.Raketlerle tenis kortunun içine girdim.Akasya ve Bora raketleri aldı ve oynamaya başladılar.Üzerimdeki beyaz etkele çok rahattım.

"Akasya Alperen abide gelmis"diye bağırdı Bora heyecanla.Kafamı kaldırıp boranin koştuğu yere baktım.Alperen borayı kucağına aldı ve sarıldı.Gözlerimiz buluşunca buruk bir şekilde gülümsedi.İçeri girdi ve Akasya da sarıldı.Alperen kardeşlerimle uğraştıkça sonra yanıma oturdu.

"Sanada merhaba Hüma"dedi.İsimimi söylerken o kadar içten söylüyordu ki hoşuma gidiyordu.

"Merhaba"diyebildim sadece.Ses tonum çok sertti.Kendimi ona karşı koruyordum.

"Biz basketbol oynamaya geldik.Yani seni rahatsız etmeyeceğim."dedi üzgün bir sesle.Ayağa kalktı ve dışarı çıktı.Gidişini izledim.Gittiği için hem mutlu olmuştum,hemde üzülmüştüm.Tutuğum raketler kardeşlerimin yanına geldim.

"Bora öncelikle kasma kendini olabildiğince rahat ol"dedim.Bora derin bir nefes verip topu akasyaya attı.Top fileden Aksaya geldi ve aksaya tekrar topu boraya attı.Kardesim gelen topu çok güzel karşıladı.Sonra bana bakıp gülümsedi.Onları o kadar çok seviyordum ki ,derdim bile kalmıyordu.Akasya ve Bora oynadıktan sonra ben borayla oynadım.Kardeşime çok şey öğretmiştim bugün.Birkaç saat tenis oynayarak vakit geçirdik.Tenis raketlerini alıp arabaya koydum.Kardeşlerimde arabaya bindikten sonra tatlı yemeye gidecektik.Annemin arkadaşı nesrin ablanın kafesine gidiyorduk.Nesrin ablanın tatlıları çok lezzetli oluyordu.Kafeye geldiğimizde rahat ve sessiz bir yere geçtik.Sarı saçlı kız yanımıza gelip siparişlerimizi aldı.Tatlılarımız ve içeceklerimiz geldiğinde yemeye başladık.

"Bu zeytinlen çok daha güzel"dedi Bora.Bunu duyunca güldük.Bora çok tatlı bir çocuktu.

"Bak sonra zeytinler sana küsebilir"dedim gülerek.

"Tamam zeytinler daha güzel"dediğinde çok güldük.Kardesimin zeytin aşkını anlatmaya gerek bile yok.Tatlılarımızı da yedikten sonra biraz alışveriş yaptık.

"Abla baksana çok güzel bir elbise"dedi aksaya elindeki elbiseyi gösterirken.Kırmızı yazlık bir elbiseydi.Dekolitesi çok hoş duruyordu ve bunu kardeşim beğenince aldık.Kendimede birkaç sweatshirt aldım.Sonbahar ayındaydık. Aksya bu aylarda nasıl elbise giyebiliyordu bilmiyordum.Alışveriş yaptıktan sonra eve geçtik.Annem ve babam bahçeye çiçek ekiyordu. Evimizin bahçesinin her yerinde çiçekler vardı.Annem gülleri seviyor diye babam bir sürü gül dikmişti bahçeye.Elimizdeki poşetlerle bahçeye gidik.

"Bu çiçekler çok güzel olmuş"dedim yanlarına geldiğimde.

"Senin kadar güzel olmasalarda güzeller kızım"diye cevap verdi babam.Şımarmak elde değildi.Babamın yanağına bir buse kondurdum.Odama çıkıp alışveriş posetlerimi yere bıraktım ve raketeleri aşağıdaki kilere koyuyorduk. Raketleri yerleştirdikten sonra bahçedeki kanepeye oturdum.Maya koşarak yanıma geldi ve yanıma uzandı.Kafasını sevmeye başlayınca tatlı bir mırıltı sesi geldiğinde gülümsedim.Mayanın tüyleri biraz uzundu,kafasındaki saçları uzun olduğu için tokayla süslüyorduk.Dişi bir köpek almıştık.Maya ismini ben koymuştum ve bu güzel kıza çok uymuştu.Minik boylu olması bile çok tatlıydı.Siyah boncuk gözlerle beni izliyordu.Annem akşam yemeği hazırlıyordu.Telefonda biriyle konuşuyordu.Aksaya ve Bora odalarında yatıyorlardı.Bugün yorulmuslardı.Mutfağa girdiğimde anneme yardım ettim.

"Kızım birazdan Tülingil gelecek bana biraz yarım eder misiniz?"dedi tavaya yağ dökerken.Salata yapmak için malzeme çıkardım ve yıkadım.Marulları ince ince doğrarken Akasya yeni uyanmış bir şekilde mutfak masasına oturdu.

"Uyanabilmisin canımın içi"dedim.

"Çok uyumuşum ve beni kaldırmamışsıniz"dedi gözlerini ovarken.

"Kızım biz seni çağırdık hata ablan odana çıktı seninle uğraştı ama uyanmadın bitanem"dedi gülerek.Annemin kardeşinle uğraşması komiğime gitmişti.Salatayı yaptıktan sonra bahçeye götürdüm.Babam borayla sarılarak oturuyordu.Borada kalkmıştı ama kalktığını görmemiştim.Bahçeden gelen seslerle Tülin ablagilin geldiğini anladım.Tülin abla ve eşi bize doğru geliyordu gülümseyerek.

"Hoşgeldiniz"dedim sevecenlikle.Tülin ablayla sarıldık.Alperen ve Helin de bahçeye girmişlerdi.

"Hümaaa"diye koşarak yanıma gelen heline sarıldım.Alperenle bakıştık ve ben ona hiçbir şey demeden mutfağa girdim.Annemin hazırladığı yemekleri bahçeye götürdük aksyayla.Yemeklerimizi yerken annemgil sohbet ediyordu.Ben sessizce yemeğimi yiyordum.

"Ellerine sağlık semacım"dedi Tülin abla.Annem gülümseyerek cevap verdi "Afiyet olsun canımm"dedi.Babam arada bir alpereni izliyordu.Yemeğimi yedikten sonra telefonumun odamda kaldığı için masadan kalktım.Odama geldiğimde telefonumu masanın üzerinden aldım.Odamdan çıktıktan sonra merdivenlerden indim.Alperen mutfakta şu içiyordu.Onu gördüm ama görmemezden gelerek dışarı çıktım.Annem masayı topluyordu Tülin ablayla.Akasya ve bende yardım ettik.Bahçede oturuyordum ve telefonumla ilgileniyordum.Helin ve Akasya aşk hayatlarını anlatıyorlardı.Bende üniversitedeki arkadaşım esilayla konuşuyordum.Alperen karşı kanepede bana bakıyordu ve ben yeni fark etmiştim.Bakışlarım tekrar ekrana döndü.Onadan bildirim gelmişti.Gözlerimi ona çevirdim ve bana bakıyordu.

Alperen:"Benden kaçmaya devam et kızıl ejder elbett birgün kalbini geri kazanacağım.Her şeyi telafi etmeye çalışacağım;)"yazmıştı.Beni geri kazanması için çok çabalaması gerekiyordu.

Hüma:"Göreceğiz önder"yazdım ve telefonu kapattım.Babamgilin ne konuştuğunu dinlemeye başladım.mesaj gelmişti ama bakmamıştım. Beni izlediğini biliyordum ama ona hiç bakmadım.

"Hüma şu kıyafet nasıl düğün için giyeceğim"dedi bana gösterek.Ekrana baktığımda lacivert bir elbise vardı.

"Bu sana çok yakışır"dedim inceleyerek.

"Demiii bende öyle düşünüyorum"dedi ve kendine çevirdi.Maya yanıma geldiğinde kucağıma aldım.

"Benim tatlı kızım"diyerek sevdim.Kucağıma yattığında hemen uyuyordu.Başını sevmeye devam ettim.Tülin ablagil gittiğinde odama geçtim.Kitap okudum ve yattım.

Seninle mümkün olmak varken sen bizim aşkımızı imkansız haline getirdin.Söyle sevgilim bize bu acıyı neden yaşattın?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.