İçeriğe geç

Yıllar sonra

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Yıllar sonra

Bölüm 2

6 yıl sonra onu tekrar görmek. İçimde bir burukluğun sebebiydi. Cansu kapıyı açtığı gibi kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu.

"Merhaba Cesur bey. Yeni asistanınızı getirmişdim." Kafasını salladı. Kafasını kaldırsa daha güzel olurdu aslında. "Bu arada Damla hanım Timur beyle görüşeceğiz söylenmiş ama bir yanlışlık olmuş her halde."

Cesur aniden kafasını kaldırıp baktığında göz-göze geldik. Kaşları derince çatılmışdı. Yüzü donuk ve ifadesizdi. "Çıka bilirsin Cansu." Cansu kafasını sallayıp çıktı odadan.

Yüzünü inceledim bir süre ezberlemek ister gibi. Göz altları mor değildi. Saçları yıpranmış gözükmüyordu. En önemliside gözleri kıpkırmızı değildi. Siyah gözleri şimdi daha açıktaydı. Sanki daha da gençleşmişti. Renk gelmişti yüzüne. Şimdi daha iyi anlıyordum. Nehir babasına benziyordu.

Bu benim için can yakıcı bir şeydi ama benziyordu. Hiç olmadığı kadar hemde. "Odanızı gösteriyim. İsterseniz."

Yutkunduğumda kafamı salladım. "Sivime bakmıyacakmısınız?" Alayla gülüp yüzüme baktı. "Bildiğim şeye mi bakıcam?" hiç bir şey demedim. Belkide diyemedim. Çıkacağımız sırada telefonuma gelen aramayla ikimizinde adımları durdu.

"Aç bekletme." Yüzüne baktım bir süre. Daha sonra bekletmeden açtım. Annemdi.

"Alo?"

"Sen ne zaman geliyorsun eve bezdirdi bu kızın beni."

Bakışlarım Cesura değince dikkatle beni izliyordu.

"Bilmiyorum ama gelicem bir az daha sabret."

"Sabredemem ben. Babam diyor başka bir şey demiyor. Zaten hep böyle. Babada baba. Yok ne var anlamıyorum anne kız yapmıştınız bir uyuşturucu bağımlısı bir-"

"Anne tamam. Babamın iş yerine gidin bende gelicem."

Başkada bir şey demesine izin vermeden kapattım telefonu. Tekrar Cesura döndüğümde kaşları çatıktı. "Bir sorun var galiba.". Sanki bunu kendine söylemiş gibi bir hali vardı.

Sen olmayınca hep bir sorun var.

"Yok Cesur bey siz bana çalışacağım yeri gösterin." Hafif boğazını temizleyip kafasını salladı.

"Çalışacağın yerde diğer 2 patronun asistanıda yer alıyor. Kameradan seni her daim izliyicem. Kaytarmak gibi bir durumun yok. Masanda bir telefon var. Şirketin bir telefonu. O hep açık olacak. Her aradığımda açılacak o telefon. Benim kahve saatlerim vardır. Cansu'ya söyle söyler sana. Barandan uzak ol!"

Kaşlarım havalandı son cümlesine. Oda yeni fark etmiş olacak ki bağazını temizledi.

" Yani Baran kaytarmayı sever işten seninde kaytarmak gibi bir durumun yok çalışmak var sadece. Başka işlere yer yok. Anladın mı beni? Benim asistanımsan her şeye katlanman gerek."

Öyle ölmem füze at demek istedim ama yuttum lafımı. Çalışacağım yere geldiğimde Cansuyu gördüm. Birde bir erkek vardı. Bu her halde Baran olmalıydı.

"Burası. Dediklerimi unutma. İyi çalışmalar." dedi son lafını imalı bir ses tonunda. Ve öylece çıkıp gitti.

Birinci bölüm daha mı uzundu acceb??

Bölüm sonu

1 yorum