Cb"Sen cıldırdın mı?!Sınıfa geleli bir dakika olmadı neyin hızlılıgı bu otur gotunun ustene"
C"Sebepsizce beni kendisine cekiyor...aynı bir mıknatıs gibi...
Cb"Ne mıknatısı ne diyon ya"
C"Of bi sus"
Changbin derste uyudu,ben ise ders boyu "Hyunjin"i izledim.Samimi ve birine benziyordu.Umarım ünümü duyup benden korkmaz.Ama bu mümkün değildi.Arkasında oturan cocugun bana bakarak ona bir seylee fısıldadığıno fark ettim.Benim onlara baktığımı gorunce cocuk korkuyla derse geri dondu.Hyunjin ise benimle göz göze geldi.Bana sıcakca gülümsedi bende ona sıcakca (kesinlikle bana öyle geliyordu) gülümsedim.O derse geri dönerken ben ise yanımdaki Changbin`i deli gibi sarstım.
Cb"Ne oluyor?!deprem falan mı bırak su kolumu"
C"Ne depremi az once Hyunjin ile göz göze geldim.Gülüsü o kadar tatlı ki bir an suratını ısırasın geldi.Bende ona tatlı tatlı gülümsedim"
Cb"Sen ona tatlı tatlı degil pennywise gibi gülümsemissindir.Dua et korkup sendne kaçmasın"
C"Of kes sesini"
Birkaç dakika daha böyle geçtikten sonra zil çalar.Changbin`i deli gibi sarsarım yine
C"Kalk kalk hadi"
Cb"Of gelmek zorunda mıyım?"
C"Evet"
Cb"YA"
C"HADİ"
Cb"YA BAGIRMA HAYVAN GİBİ BAK SANA BAKIYOR"
Changbin`in işaret ettiği yere bakarım.Gerçekten de Hyunjin bize anlamsız bakışlarla bakıyordu.Ona "tatlı" bir şekilde gülümseyip el salladım.O da bana hafifçe gülümsedi ve çizdigi resime geri döndü
Cb"Hakikaten pennywise gibi gülümsüyon"
Changbin`in koluna sertçe vururum
C"Kes sesini de yürü"
Cb"Of tamam,gidelim bakalım sunun yanına"
devam edecek...
