-Evet yani tabi başka bir şeyde varki onunla partner olmaktan vazgeçtim.
-Nedenki?Yoksa sevmedin mi onunla partner olmayı?
Lizge hayır anlamında salladı.
-Yok ondan değil.
Esila biliyormuş gibi her şeyi anlatmaya başladı.
-Ben seni anladım.Doğru ya Yazgı çoçuğu kendi masasına götürdü hatta dans ettiler.
Lizge şaşırmıştı.Esila öyle anlatıyorduki sanki olaylardan haberi vardı.
-Sen nerden bildin?
Esila sırıtır.
-Tahmin etmek kolaydı.Sonrada sanırım Yazgı bir şekilde seni ikna edip,Cemille partner oldu dimi?
-Aslında ikna değilde tehtit etdi.
Esila şaşıran ve sinirli suratla sordu.
-Neyle tehtit etdi o yelloz seni?
Lizge başını aşağı salarak anlatmaya başladı.
-İşte Yazgı zengin olduğu için dediki seni bu şehirden kovarım filan.
-O kimki seni kovucakmış?Sende kanmışsın ya.Senin arkanda dağ gibi ben ve ablam var.Neyden korkuyorsun?
Lizgenin gözleri doldu.
-Ben istemiyorum bu şehirden gitmek.Ben daha Melihimi bulamadan gidememki.
Esila teselli niyetiyle Lizgenin omuzunu ovaladı.
-Kanka ya üzülme.Söz veriyorum ben bu konuyu halledeceğim.
Lizge Esilaya sarıldı.
-Çok teşekkür ederim.Sen olmasaydın ben ne yapardım?
Esila Lizgeyle sarılmaktan ayrılıp Lizgeye taraf döndü.
-İstersen Melihi bula biliriz.
Lizgenin gözleri fal taşı gibi açıldı.
-Nasıl yani?
Esila saçını düzeltip Lizgenin bu merak içeren sorusuna cevap verdi.
-Ama bak bu çok günah olan bir şey.
Lizgenin şuan sadece istediği tek bir şey vardı.Melihine kavuşmak.
-Ne günah olursa olsun.Eğer sonunda Melihi bulmak varsa tüm günahları görmezden gelirim.
Esila gülümsedi.
-İyi o zaman beni dinle.İstanbulda çok tanınan bir falcı var.Bu falcı el falı olsun ya da kahve falı olsun her şeye bakar.
-Onun yanına mı gidelim yani?
-Ay evet.Ama tabi istiyo-
Lizge heyecanla Esilanın sözünü kesip cevap verdi.
-İstiyorum istiyorum.
Esila güldü.
-Tamam o zaman okuldan hemen sonra falcının yanına ışınlanıyoruzz.







