İçeriğe geç

YILDIZLARIN ALTINDA

Bölüm 1 · 2 dk okuma

YILDIZLARIN ALTINDA

Bölüm 1

Bölüm 1

Yıldızların Altında

Bazı aşklar vardır, yıllar boyunca insanın içinde sessizce büyür.

Bazılarıysa insanın hayatına o kadar ani girer ki, kalp bir an için duracak gibi olur.

Asya için Mert tam olarak böyle biriydi.

Asya, lise ikinci sınıfa başlamıştı. Açık kahverengi saçları omuzlarına düşüyor, gri gözleri her bakışında merak ve hayranlık uyandırıyordu. Beyaz teni ve zarif duruşu, onu kalabalık koridorlarda bile fark edilir kılıyordu. Boyu 1.70, kilosu 46’ydı; incecik ama güçlü bir duruşu vardı. O sabah okulun bahçesinde arkadaşlarıyla gülüşüyor, sıradan bir günün heyecanını yaşıyordu.

Ama o gün sıradan değildi.

Koridorun diğer ucunda bir figür belirdi. Siyah saçları ışıkta parlıyor, yeşil gözleri ise sanki Asya’nın ruhunu okuyormuş gibi bakıyordu. Uzun boyu 190 cm ve ince ama atletik yapısı ile Mert, göz alıcıydı.

Asya kalbini hissetti; sanki bir şeyler değişiyordu.

O hafta, Mert’in sınıfına geçici olarak atanmış olması bir tesadüf olamazdı. Asya, onu her gün farklı bir köşede, farklı bir arkadaş grubuyla görüyor; fakat en çok onun gözleriyle karşılaştığında zamanın durduğunu hissediyordu.

İlk konuşmaları, basit bir selamlaşmayla başladı.

“Merhaba, ben Mert.”
“Ben Asya,” dedi, sesi hafif titreyerek.

O an, Asya’nın aklı başından gitmişti. Mert’in sesi, yüzüne çarpan hafif rüzgar gibi hafif ve sıcak gelmişti.

Günler geçtikçe, küçük konuşmalar uzadı. Ders aralarında paylaşılan sırlar, birlikte yapılan küçük yürüyüşler, öğle aralarında birbirlerine verilen bakışlar… Her şey bir anda büyüyüp anlam kazandı.

Asya için her an bir macera gibiydi.

Bir öğle arasında Mert, Asya’ya yaklaştı. Gözlerinin yeşili, göğsüne çarpan kalp atışını hızlandırıyordu.

“Ben… sanırım seni seviyorum,” dedi Mert, sesinde hafif bir titreme ile.

Asya’nın kalbi adeta yerinden çıkacak gibi olmuştu. O an dünyanın en mutlu insanı olduğunu düşündü.

“Ben de… ben de seni…” diye başlayacakken kelimeler boğazında düğümlendi.

İlk aşk… her zaman kelimelerle anlatılamazdı.

Ama mutluluk kısa sürdü.

Bir ay… sadece bir ay.

Mert bir gün sınıfın arka sırasına oturdu, Asya’ya bakmadan ve göz göze gelmeden sadece sessizce dedi:

“Bence biz ayrılalım.”

Asya’nın dünyası bir anda başına yıkıldı.

Bir açıklama bekledi, nedenini anlamaya çalıştı ama Mert sadece kısa bir bakış attı ve gitti.

Bir hafta sonra gerçek ortaya çıktı.

Mert artık başka bir kızla, herkesin dikkatini çeken, sarışın, 1.60 boyunda, 40 kilo civarında olan Yeliz’le birlikteydi. Yeliz, o dönemin okulunun gözdesiydi; güzelliği ve özgüveni ile herkesin ilgisini çekiyordu. Ve Mert, Asya’yı ardında bırakıp, Yeliz’in yanına gitmişti.

Asya… sadece izleyen biriydi artık.

O günden sonra her gün biraz daha zor geçti.

Asya, Mert’in hayatında olup bitenleri uzaktan takip etmek zorunda kaldı. Mert’in gülüşleri, Yeliz ile çekilen fotoğrafları… Hepsi Asya’nın kalbini biraz daha acıtıyordu.

Ama Asya bir yandan da kendi hayatını yaşamaya çalışıyordu. Kitaplara gömülüyor, derslerine çalışıyor, arkadaşlarıyla vakit geçiriyordu. Ama her gün, her an… aklının bir köşesinde hep Mert vardı.

Bir akşam Asya, odasının penceresinden dışarı bakarken, gökyüzüne bakıp derin bir nefes aldı.

Yıldızlar parlıyordu, fakat o gece Asya için hepsi sönük görünüyordu.

“Belki bir gün…” dedi kendi kendine.

Ama ne zaman, ne şekilde, onu bilmiyordu.

Kalbinin bir köşesinde hep kalan o aşk…

Mert’i sevmek… ve ona dokunamamak…

Asya’nın hayatındaki sessiz, acı dolu bir sır olarak kalacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.