Okula doğru yürüyordum arkamdan tanıdık bir ses "Adel!"diye seslendi.Bu yakın arkadaşlarımdan Duru'ydu.Arkamı döndüm ve nefes nefese kalmış bir şekilde dizinin üstünde durdu ve:
-"Ah be Adelim niye bu kadar hızlı yürüyorsun ki"dedi.Gülümsedim :
-"Nereden bileyim be kızım arkamdan geldiğini?"dedim.Duru gözünü kısarak:
-"Ay o kadar seslendim arkandan"dedi.
Suçumu kabul ederek:
-"Tamam tamam özür dilerim,hadi kalk yerden de gidelim."dedikten sonra
Duru yerden kalktı ve üstünü silkeleyerek:
-"Okula yeni kişiler gelmiş"dedi imalı bir şekilde.
Ekledim:
-"Eee bundan bizene Duru!
"
-"Yani öylede canım,futbolculardanmış"
-"Hadi Durucum boşver sen onları gidelim"dedim ve kolundan çekiştirerek okula ilerledik.
Naim Süleymanoğlu Spor lisesi okulunun ikinci döneminin ilk okul günüydü.Yeni kişiler,yeni öğretmenler gelmişti okula.İstiklal Mârşını okuyup çıktık sınıflara.Ben,Duru,Mete,Yağız en arka sıranın dörtlüsüydük.Geçen sene ailesinin iş nedeniyle İngiltere'ye taşınan Emre'de bizim arka sıramızda oturuyordu.Hâlâ bomboş,o gittikten sonra kimsede oturmadı zaten.Yerlerimize geçiyorduk ki tenis kulübünden
Berat yanıma geldi ve:
-"Adel müdür yardımcısı seni çağırıyor"dedi.Yağız arkasını dönerek bana baktı:
-"İlk günden disiplinlik mi oldun kızım"dedi.
Çantamı sırama bırakıp:
-"Ay saçmalama be çilli!"dedim.Evet yanlış duymadınız çilli dedim.Yağız'ın vücudu full çilliydi,bundan dolayı ona hep çilli derdik.(Yani artık o da alıştı sayılır)
Biz tartışırken arkadan Mete girdi sınıfa ve:
-"Ne o horoz musun yani sen Yağız?"
demesiyle sınıfın kahkaha patlatması bir oldu.Ben Berat'a doğru yürüdüm ve önünde durdum.O sırada Mete Yağız'ın yanına oturarak onu kışkırtmaya devam ediyordu.
Onları takmayarak Berat'a döndüm:
-"Berat birşey mi oldu?"dedim.
Berat kafasını sallayarak:
-Yok,yok sınıfınıza yeni birileri gelmiş sanırım ondan çağırıyor"dedi.
Rahatlamış bir yüz ifadesi ile:
-"Haa,tamam gidelim o zaman"dedim.Sınıftan çıkıp,müdür yardımcısının
odasına doğru ilerledik.Kapının önüne gelince Berat ile ayrıldık.Kapıyı tıklatıp odaya girdim.
Ve Kenan Hoca direkt gözlerini bana çevirerek:
-"Nerede kaldın Adelcim"dedi.
-Üzgünüm hocam her zamanki gibi bizimkilerin kargaşası işte"dedim.
-"İyi tamam boşverelim şimdi onu,seni yeni sınıf arkadaşların ile ilgilenmen için çağırdım"dedi.
Kenan Hoca'nın masasının yanında oturan iki öğrenciye döndüm.Kız olan bana gülümseyip:
-"Merhaba"dedi.Ve eliyle yanında oturan erkeğe vurdu hafifçe.Kitaptan kafasını kaldırıp bana gülümsedi ve:
-"Merhaba"dedi erkek olan.
Kenan hoca:"Eee tanıtmayacak mısınız kendinizi çocuklar?"dedi.Kız olan hemen atladı:
-"Ben İpek"Arkasından erkek olan:
-"Bende Toprak"dedi.Gülümseyerek:
-"Bende Adel,hoşgeldiniz okulumuza"dedim.
İkiside aynı anda:
-"Hoşbulduk!"dediler.Birbirlerine bakıp gülümsediler.
Aslında çok benziyorlardı,ikiside açık tenli ve kumrallardı.Ama Toprak açık kahverengi gözlü,İpek ise bal rengimsi gözleri vardı.
Kenan Hoca:"İkiz olduğunuzu da söyleseydiniz ya çocuklar"demesiyle benim:
-"Anlamıştım zaten"demem bir oldu.Ve üçü birden gülmeye başladılar.İçimden söylediğimi sanıyordum ve ekledim:"off off Adel"dedim.
Ve bunuda dışımdam söylediğimi düşünüyordum ki Kenan Hoca gülerek:
-"Âlem kızsın Adel"dedi.Rezil olduğumu varsayarak:
-"Hıhı hocam öyleyimdir" dedim.Kenan Hoca ciddileşerek konuşmaya devam etti:
-"Tamam güldük,eğlendik şimdi Adel sen arkadaşlarını sınıfa götür ve tenefüste okulu gezdir olur mu?"dedi.
Hiç düşünmeden:
-"Tabi olur,öyleyse biz sınıfa gidelim hocam malum zil çalar birazdan"dedim.
Toprak ve İpek yerlerinden kalktılar ve yanıma geldiler.Kenan hoca:"Hadi bakalım size iyi dersler çocuklar,arada yanıma uğrayın"dedi.Ve odadan çıktık.Koridorda ilerliyorduk.İpek bana dönerek:
-"Adel hangi bölümdesin?"diye sordu.
İpeğe döndüm ve:
-"Futbol"dedim.
İpek gülümseyerek Toprağ'a döndü ve ekledi:
-"Toprak'ta futbolda!"dedi.
-"Ne güzel!,peki sen hangi bölümdesin?"diye sordum.İpek heyecanlı bir şekilde:
-"Atletizm!"dedi.
Zil çalıyordu hızlıca sınıfa girdik.Yağız ve Mete bize şaşkın gözlerle bakıyordu.Herkes kendi arasında konuşuyordu.Kimi bağırıyordu,kimi koşuşturuyordu.Öğretmenler masasına doğru ilerledim ve önünde durdum.
Yüksek bir sesle:
-"Arkadaşlar!"diye seslendim.Kimse takmayınca Duru ekledi:
-"Sınıf başkanı,japon balığım konuşuyor,bir sessiz olun be!"dedi.Toprak bana yaklaştı,eğilerek kulağıma fısıldadı:
-" Adel japon balığı mısın sen?"dedi dalga geçerek.İpek Toprağ'a vurdu ve:
-"Sus be çocuk suss!"dedi.İkisinin tartışmasına gülerek:
-"Önemli değil İpek,kızma çocuğa"dedim.İpek Toprağ'a döndü:
-"Hayır anlamıyorum bu çocuk neden her defasında haksız olmasına rağmen savunuluyor?"dedi.Toprak sinsi bir gülüş atarak dil uzattı.Konuyu dağıtmak için öksürmüş gibi yaparak:
-"Arkadaşlar,sınıfımıza yeni gelen iki arkadaşımız var"dedim.Ve İpek ve Toprağ'a dönüp:
-"Kendinizi tanıtır mısınız?"dedim.İpek hemen atladı:
-"Merhaba,ben İpek Yoza"dedi ve ardından hemen:
-"Bende Toprak Yoza"dedi Toprak.
Mete:"Ne yani ikiz misiniz siz?"diye sordu şaşırarak.
İpek:"Evet ikiziz"dedi gülümseyerek.
Arkamazından Semih Hoca'nın sınıfa doğru girdiğini gördük ki hemen İpek ve toprağı alıp bizim arka dörtlü sıraya ilerledik.İpek ve Toprak,Emre'nin eski sırasına,yani bizim Duru ile arkamıza oturdu.Semih Hoca Toprak ve İpeğ'i farkedecek ki hemen çantasını masaya bırakıp konuşmaya başladı:
-"Aranızda yeni kişiler görüyorum çocuklar"dedi.
Ve bir ders boyunca Toprak ve İpeğ'in gelmesi dışında,ikinci dönemin bizim için çok önemli olduğu hakkında konuştu Semih Hoca.Ve haklıydıda maçlara çok az kalmıştı,çok sıkı çalışmamız lazımdı.Bu dönem daha da zor olabilirdi,yeni okullar,yeni öğrenciler,yeni takımlar...












