"Noldu? Neden bu kadar agresifsiniz hanımefendi?"
"NE VAR AYAZ"
"Şşşt sakin ol, Ne oldu anlat"
"SANANE AYAZ SANANE"
"Şurda senin iyiliğini istiyorum Güneş"
"BANA BAK AYAZ SENİN KAFANI DUVARA SÜRTERİM KAFANDAN KIVILCIM ÇIKAR ANLIYOMUSUN"
"Hop hop, ilk bi sakin"
"Ya Ayaz lütfen git başımdan ya"
"Gitmiyorum hanımefendi sen anlatana kadar gitmiyorum"
"Dinlicekmisin cidden?"
"Dinelemek istemesem neden ısrar edeyim ki?"
"Doğru... Ama şimdi olmaz bir sonraki teneffüs"
"Hay hay hanımefendi, siz nasıl isterseniz"
O an yüzümde küçük bir tebessüm oluştu, beni umursayan biri vardı. Sonunda yani aslında bu davranışı Ayçadan beklerdim Ayazdan değil.
Ne yalan söyleyeyim, Mutlu olmadım değil. İçimde çok güzel bi his vardı, "dinlenilmek".
Ders boyunca Ayaz bana "bu konuyu anlamadım"/" şu konuyu anlamadım" diye sorup durdu, dersi dinleyemedim bir türlü. Ama iyide oldu çünkü ders Felsefeydi. Felsefe dersinide hiç sevmem, bu yüzden iyi oldu.
O an geldi ve çattı teneffüs zili çaldı
"Güneş?"
"Ne oldu?"
"Sence? Hani bana anlatacaktın ya"
"Tamam anlatayım"
"Gel bahçeye çıkalım"
"Saçmalama Ayaz, yağmur yağıyor dışarıda"
"Orasını bana bırak"
"E iyi madem"
Bahçeye çıktık, çok güzel yağmur yağıyordu. O anda aklıma bu havada nasıl konuşacağımız geldi
“Al” (Ayaz elindeki Bordo ceketi verdi)
“Saçmalama Ayaz al şunu”
“Hanımefendi bu havada hasta olmanızı istemem”
“Ayaz Bey bu sizi ne alakadar ediyor?”
“Gayette alakadar ediyor Güneş hanım”
“ Ayaz Bey SUSUN LÜTFEN”
“Tamam hanımefendi diyeceğim FAKAT şu ceketi alın lütfen”
“Ay çok ısrar ettin alayım madem”
“Eee anlat bakalım”
“Neyi?”
“Hanımefendi biz sınıfta ne konuştuk?”
“Ne konuştuk?”
“Hani anlatacaktın?”
“HEEE ŞİMDİ HATIRLADIMM”
“Şükür E hadi anlat”
“Hani Ceylin varya bizim sınıfta, benim 10. Sınıfta bir sevgilim oldu ve beni Ceylin ile aldattı. Yeni öğrendim, onun gelmesi yetmezmiş gibi birde üstüne eski sevgilim sınıfı bastı. Üstüne birde Yakınım dediğim Ayça’ya Baldız dedi tamam buna bişey demiyorum ama Ayça bildiğin benim tramvalarımla oynadı, eski sevgilim beni aldatmış ve o beni dinlemek yerine umursamayıp kütüphaneye gitti”
O sırada gözümden bir yaş süzüldü, o göz yaşı özgürlüğünü ilan etti. Artık yapacak bir şey yoktu göz yaşlarım hücuma başlamıştı bile
“Güneş?”
Ağlamaklı bir sesle cevap verdim “Noldu?”
O an ağladığımı fark etti ve durdu “ Ağlıyormusun sen?”
“Yok canım ne ağlaması”
“Bana yalan söyleme Güneş”
“Off tamam birazcık gözlerim doldu o kad-“
“Güneş yalan söylemeyi bırak”
“OF TAMAM BE AĞLIYORUM İŞTE”
“Gel bak şurada bir bank var orda oturalım olurmu?”
“Olur”
“Ağlama be güneş”
“Neyine ağlamayayım Ayaz ya”
“Tamam, bak bende zamanında aldatıldım”
“Gerçektenmi?”
“Evet”
“Aslında pekte öyle gözükmüyorsun”
“Cidden mi?”
“Evet”
Ayazdamı aldatıldı cidden başka birinden duysam inanmam, cidden bilmesem bu çocuk 100 sevgili yapmıştır ama aldatılmamıştır derim
“Ayaz”
“Noldu?”
“Senin kaç sevgilim oldu?”
Bu soruyu sorduktan sonra Ayazın dudağının köşesi kıvrıldı
“Ne oldu, niye sordun?”
“Hiiiiiç”
“Hımm evet evet”
“BANA BAK BENİM SİNİRİMİ BOZMA”
“Aynen aynen”
teneffüs zili çalar
“Zil çaldı”
“Hiç bilmiyodum ya Ayaz sağol”
“Rica ederim ne demek”
“Bana bak seni uyarıyorum derste ben anlamadım falan demek yok”
“E ama ya anlamazsam?”
“Hocaya sor”
“Olmaz”
“NİYEYMİŞ O”
“Hoca kızar çünkü”
Sınıfa girdiğimizde Ayça Ağzından soluyordu
“GÜNEŞ NERDESİN SEN”
“Sanane Ayça?”
“N’oluyo Güneş”
“Uzatma Ayça yerine geç”
“Peki madem”
Dersimiz Tarihdi ve Ayaz Tarih dersini hiç anlamaz illaki soru soracak
“Güneş”
“Yine ne oldu Ayaz?”
“Ben bu konuyu anlamadım”
“Anlasan şaşarım zaten Ayaz”
“Neyse hadi anlat”
On saat Ayaza ders anlattım, Ayaz yüzünden dersi dinleyemiyorum. Dinleyebilsem anlatıcamda, iki dakikada bir soru sorduğu için o mümkün olmuyor
“Güüünnneeeşşş”
“Ayça Konuşma benimle”
“YA NOLUYO BU TRİPLER GÜNEŞ”
“Çok konuşma çekil önümden”
“Zamanı gelince bana muhtaç olucaksın”
“Evet canım öyle olmuş”
Hala daha nasıl yüzüme konuşabiliyor anlamıyorum tam o sırada tekrar ve tekrar Ayaz geldi
“Güneş ne oldu”
“Aman boşver”
“Al bu benim telefon numaram belki kaydedersin”
“Belki”
Okul bittiğinde yürüyerek eve gidiyordum şansa bakınki Ayazla aynı yoldan gidiyormuş(yazar: ALLA ALLA)
Yanındada yakın arkadaşı Berk vardı
“Ooo Güneş hanım sizdemi buralardaydınız”
“Evet Beyfendi bende buralardayım”
“O zaman benimle beraber sokağın sonuna kadar yürürmüsünüz?”
“Hayır beyfendi kalsın”
“Ama neden?”
“Çünkü keyfimin kahyası istemiyor”
Bunu dedikten sonra ordan uzaklaştım ama duyduğum tek şey Berki’n Büyük bir kahkaha patlattığıydı. Sahi bu Ayaz neden bana telefon numarasını verdiki? Çok aptalca zaten Ayazın kendisi Aptal, davranışlarıda. Artık şaşırmıyorum
Eve geldikten sonra bir numara bana mesaj atmıştı tanımıyordum, rehberimdede kayıtlı değildi.
Bilinmeyen Numara: Merhaba Hanımefendi
Siz: kimsin?
Bilinmeyen Numara: Hanım efendi beni tanımamanız çok üzücü
Siz: kimsin oğlum söylesene
Bilinmeyen Numara: Ayaz ben
“Ayazz adlı kişi rehberde kayıtlı”
Ayazz: Müsaitmiydiniz?
Siz: Hayır
Ayazz: Tamam o zaman, peki okula beraber gideceğiz
NE SAÇMALIYO LAN BU SALAK OLSU PAŞAM BAŞKA İSTEĞİN VARMI
Ayazz: Sen? Bana? Görüldü? Şaştım kaldım
Siz: Ne saçmalıyon oğlum sen işine bak
Ayazz: yarın beraber okula beraber gideceğiz itiraz mitiraz yok
Siz: Ay tamam ayaz “Öğretici sokak” burda yarın seni bekliyor olacağım 5 DAKİKA İÇİNDE GELMEZSEN GİDERİM ONA GÖRE
Ayazz: Tamam merak etme sen ;)
CRİNGELİK KOMASINA GİRİCEM BU NE YA
Siz: Neyse Ayaz görüşürüz
Ayazz: Görüşürüz hanımefendi
PARDONDA BU SALAK BENİMLE OKULA GELİP NE YAPACAK YANİ ELİNE NE GEÇİCEK MAL BU ÇOCUK
Neyse sabah oldu saat 6:30 hazırlandım hazırlandığımda saat 6:50, hazırlandıktan hemen sonra ayaza yazdım
Siz: Ayaz
ANINDA GÖRÜLDÜ OLDU ÇÜŞ
Ayazz: Buyrun hanım efendi?
Siz: ben çıkıyorum
Ayazz: Hay hay efendim 1 dakikaya oradayım
Siz: çabuk olsan iyi edersin
Ayazz: Benimle yazışacağına çıksan iyi edersin
NE DİYO LAN BU NEYSE SAKİNİM
Aşağıya indiğimde Ayaz sokağın başında duruyordu ÇÜŞ YANİ Bİ İNSAN NASIL BU KADAR HIZLI OLABİLİR
"AYAZ OHA YANİ,KÖPEK"
"1 ben hızlı bir insanım 2 köpek tabiri çok kabaca Hanımefendi"
"Tamamda sen çok hızlısın"
"Ben öyleyimdir hanımefendi"
"Neyse uzatmada yürü"
"Nası isterseniz hanım efendi"
"AY SUS AYAZ"
"Ben ne yapıyorum Güneş"
Bu yol Ayazla hiç çekilmiyor, çekilmezde zaten. Ayaz çok Salak bir insan olduğu için asla ama asla çekilmiyor. Düşünsenize çok konuşan bir insan ile yürüyorsunuz.
"Ayazdan:"
Güneş... Harika bir insan, benim hakkımda ne düşündüğünü bilmiyorum ama onun hakkında düşündüklerim bence gayette belli.
Güneşle nerdeyse yaşadığımız şeyler aynı, ikimizde aldatılmışız işte, Kuzey ilk gitsin kendine baksın böyle duru güzelliği olan bir kızı nasıl aldattı acaba beyin yoksunu salak.
Bazen insanlar çok mal olabiliyor evet bazen bende mal olabiliyorum Ama Kuzey çok mal, böyle güzelim Güneş varken Ceylinmi yani.
"Ayaz"
"Evet hanımefendi dinliyorum"
"Birşey sorucam sana ama doğru söyle"
"Sor bakalım"
"..."
"Ne oldu Güneş?"
Sizce Güneş Ayaza Ne sordu?

