İçeriğe geç

Yıldızlar ve ötesi 1

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Yıldızlar ve ötesi 1

Bölüm 3

Bölüm 3 Aylar Sonra Yeniden İyi Bir Gün

2 ay sonra

İstediğimde Üniversite için girdiğim sınavın sonucuna bakmak için bilgisayarımı alıp açmadan önce Ayetel kürsi okumaya başladım,bitirdikten sonra sonucuma bakmak için istenen bilgileri girdim ve tıkladım.İstemsizce,"YAPTIM ULAN YAPTIM YAPAMAZ DEDİNİZ YAPARIM DEDİK SİZE !!!" diyip latteyi alıp halay çekmeye başladım.Ankara Hukuk Fakültesini kazanmıştım ve okullar bir ay sonra açılıyordu.

Tam sevinip Asude'yi arayacaktım ki... içimden söyle anlat ona¹ şarkısındaki şu sözler geçti:

"Söyle nefesim söyle anlat ona

Açılmadı kalbim,

Yerin dolmuyor asla."

Her şeyimi onunla paylaşırdım ama artık sadece dertlerimi paylaşabildiğim kedim Latte vardı.

Kahvaltımı edip dışarı çıkıp eğlenecektim,bugün benim günümdü tabikide eğlenecektim.İlk kafeteryaya gidip kahve ve pasta aldım.Masaya oturduğum benim yaşlarımda gözüme bir çocuk ilişti,yani çocuk değildi de gençti.Tanıdık geliyordu ama çıkaramadım sonra ben tam bakarken bana doğru kesişti gözleri ve hafifçe gülümsedi,bende karşılık gülümsedim ve telefonumu açıp sosyal medyada gezerken az önce baktığım çocuğun hesabını buldum ve kahveyi istemsizce boğazımda takılı kaldı,bu... BU URAZ CAN ADALIYDI YANI U.C.A İŞLEMESİ OLAN ÖZEL TASARIM CEKETE SAHİP ÇOCUK! Çocuk yanıma gelip,"Hey hey iyi misin bir sorun mu var ?" dedi ve bende tersleyip "Sen öyle her kıza yardım ederek kendini ne sanıyorsun ?" dedim ve mavi gözlerimi onun kehribarlarına diktim. Çocuk sırıtıp, "Farkındaysan ölüyordun yardım etmek istedim."dedi elindeki peçeteyle dudaklarımı silmek için uzandı bende hemen elinden kaptım peçeteyi."Beyefendi sizi tanımıyorum lütfen yapmayın."dedim o ise "Sen beni çok iyi tanıyorsun." dedi ve sırıttı sonra kalkıp gitti.Onu unutmalıydım her an,zaten erkekleri sevmezdim yani aşka inanmıyordum.Kahvemi ve pastamı bitirdikten sonra kalkıp lunaparka gittim.Kendi başıma eğlenip durdum.Gondol,atlı karınca,korku evi gibi gibi gibi.Lunaparktan çıktıktan sonra aklıma bir şey geldi.

Basketbol maçı izlemeye gidecektim,bugün sanırım ANADOLU EFES'in ve NBA'nın maçı vardı,eve geçip formamı giyip türbinlerde oturup maçı izledim kendimden geçmiştim artık,küfür edip sövüp duruyordum ve tam izlerken bi an sessizleşti salon ve bi oyuncu ağır şekilde sakatlandı.Dayanamayıp sahaya atladım o adam yerine,BEN oynayacaktım,ANADOLU EFES kazanacaktı.Küçüklüğümden beri basketbol oynardım ve maçlardada takımımı hep kazandırırdım.Maça devam ettik ve herkes öyle bakıyordu ki bana sanki Adriana Lima çıkıp oynuyormuş gibi,ve sonuç olarak KAZANMIŞTIK.Anadolu Efes takımı gelip bana teşekkür ettiler bende teşekkür etmemelerini söyledim ve sahadan ayrıldım,dışarı çıktığımda gene belamı bulan sümsük kafa urazcan beyi gördüm ve bana gülümsedi,"Nasıl oynadın ya öyle ?" dedi ve bende kendimi övünür bir şekilde," Ablan yapıyor bu sporu."dedim ama bi anda ciddileştim."Bugün kafeteryada yaptıklarımdan dolayı özür dilerim." dedi ve bana bir kahve uzattı bende alarak, "Sorun değil ama hala seni tanımıyorum-"dedim ve bi anda kolumdan tuttu,"Ahsen seni tanıyorum." dedi biraz ürkmüştüm, adımı nereden biliyordu ? "Bıraksana kolumu ya." dedim ve bana baktı,"Kuzenin katilini bulabilirim." dedi ve daha fazla ürkmeye başladım.

"Sen beni nereden tanıyorsun ya kimsin nesin kuzenimin cinayetten olduğunu nerden biliyorsun ?"dedim."Asudenin arkadaşıyım ben, okuldan arkadaştık ve en yakını sen olduğunu söyleyince bütün sınıf şok olduk ve seni araştırmaya başladım sanırım baban-" derken sözünü kestim ve gözlerim istemsizce Urazın gözlerinin içine bakarken doldu ve verdiği kahveyi ona fırlatıp çekip gittim, serseri birine benziyordu sevmemiştim,sevmememiştim.Tam eve girecektim ve bi anda birinin beni kendine çektiğini ve bıçağı boynuma doğru tuttuğu gördüm,gerilmiştim.Arkamdaki bilinmeyen kişi kulağıma eğilip,"Buradan gitmezsen ben buralardan seni çok uzaklara götürürüm."dedi ve cekil gitti boğazım az olsa da çizilmişti ve eve girdim ve yüzümü yıkayıp üstümü değiştim Asudeyi ziyaret etmem gerektiğini anladım gömüldükten sonra hiç gitmemiştim.

Siyahlar içinde giyinip Asudenin en sevdiği çiçekten aldım,Nergis çiçeği.Gittiğimde kendimi iyi hissedemedim.Çiçeği Atamızın bize emanet ettiği kutsal toprağın üzerine koyarken,"Asude nasılsın ? umarım iyisindir."dedim ve ağlamaya başladım, sert bir kişiliğim olsa da çok duygusaldım."Kazandım üniversiteyi." dedim ve gülümsedim," Sende burada olsaydın senin içinde gurur duyardım sen hep kazanırdın çünkü." Asudenin mezar taşına dokunup,"gidiyorum buralardan."dedim ve çok uzun tutmadan konuşmamı dua edip aklıma bir şey geldi,acaba babamın mezarı neredeydi? Babamın ölümünden 2 sene geçmişti.Aradım mezar taşını ama bulamadım ve bi anda ağlayan çocuk sesi duydum ve o sese doğru gittim, çocuk bir mezar taşının önüne oturmuş ağlıyordu mezar taşına baktım ve "Eren Gezgin" yazıyordu. Çocuğu ürkütmeden yanına oturdum ve bana bakıp," Kimsin sen ? " diye sordu, ben ise " Senin ağladığın fedakar bir babanın kızıyım." dedi ve sarıldı."Yani sen benim ablam mısın? " dedi ve beyinimden vurulmuşa döndüm, "Bak ufaklık şimdi buradan çıkalım sen bana her şeyi anlat olur mu ?" dedim ve çocuk başını olumlu bir şekilde salladı,kimsesi yoktu sanırım.Onu Hamburgerciye götürdüm, her çocuk hamburger sever diye düşündüm. Çocuk konuşmaya başladı,"Senin baban beni evlatlık olarak aldı, ben zamanında annem sanırım beni sokağa bırakmış ve hep sokaklarda büyümüşüm, bir gün büyük abiler beni döverken o beni kurtardı ve beni evlat edindi annenin kibirli birisi olduğunu söyledi ve beni hep gizlice o bakıp büyüttü ama o artık şimdi yok..." Duyduklarıma inanamıyordum çocuğa eğilip,"Adın ne senin ?" dedim ve bana "Emre" dedi babam hep bir oğlum olsun adını Emre koyacağım derdi.Gülümseyip " Ablacım istediğin ne istiyorsan söyle alayım sana." dedim, Allah Emreyi bana sanırım yalnız kalmamam için göndermişti.Emre sevinip Tavuklu hamburger ve ayran istedi, yemeğimizi alıp yedikten sonra bana bir soru sordu" Abla sen kaç yaşındasın ve adın ne ?" dedi ve onu sırtıma alıp "Ben Ahsen 18 yaşındayım." Çocuk gülerek " VAYYY sen çok büyüksün." dedi ve eve doğru ilerledik, Emreyide Ankaraya götürüp onu güzel bir okulda okutacaktım ve o benim kardeşimdi.Emreye her şeyi anlattıktan sonra oyun oynadıktan sonra uyuduk

2 Gün sonra

Emrenin ve kendi bavulumu hazırlamıştım otobüsle gidecektim uçağa verecek kadar param yoktu.Evi kapatıp kilidi aldım, otel sahibine verdim ve bir daha asla gelmeyeceğimide ilettim,İstanbul babam demekti,Asude demekti.Bavullarımızı alıp otogara doğru ilerledik Emreye sandviç yedirdim ve kucağımda uyudu, onsuz ne yapardım bilmiyorum Emremide kaybedemezdim,saat 14.00 gelince muavin, " ANKARA-İSTANBUL YOLCUSU KALMASIN." diye bağırınca Emre uyandı ne oldu diye sordu ve otobüsümüzün geldiğini söyledim.Otobüse bindik, içim buruktu ama bi yandanda gideceğime mutluydum,sahi Urazıda unutmam gerekirdi o da İstanbulda kalacaktı zaten çok tanımıyordum,derken Chanel parfüm kokusu hissettim. O... buradaydı... Uraz Can Adalı Ankara otobüsündeydi, arkamı dönünce benim ela gözlerim onun mavi gözleri birbirine denk geldi ve sırıttı.Bu çocuk başıma belaydı neden buradaydı ? Bana resmen şunu ima ediyordu, "Tüm sevgimi sana kullandım sanırım çünkü başkasını sevemiyorum."

___________________________________________________________________________________________________

¹ : Yedinci Ev grubunun Şimdi albümdeki 14 Eylül 2013'te çıkardığı şarkı

Bölüm sonu

1 yorum