Not:Kişilerin isimleri örnek isimdir kişiler dizideki hallerinden bağımsızdır. Herkes 17 yaşındadır. Tonraq bey birden sınıfımıza girdi. Kimse ne olduğunu anlamamıştı Çocuklar şök olarak bu sınfı ücretsiz geziye götürmeye karar verdik Kaşlarımı çatıp Toph'a döndüm "ücretsiz mi? Ne alaka ya, ayrıca neden bizim sınıf?" Toph ile bu konuyu aramızda konuşurken sınıf gayet mutluydu ki Yue akıllardaki o soruyu sordu."Hocam iyi hoş da neden ücretsiz? Yani sınıfça bişey yaptık da ondan dolayı mı? "Sınıfta sessizlik oluştu Herkes müdüre bakıyor cevap bekliyordu. Biraz düşündükten sonra müdür Tonraq bey söze başladı "sınıflar arasından sizi seçtik çünkü..." Tonraq bey sözünü yarıda kesmişken Mako sordu "çünkü ne hocam? "Çünkü en uslu sınıf sizsiniz" "Puhahaha biz mi uslu muşuz?" Anırarak gülen Azulaydı ki bu sefer haklıydı. "Çocuklar ne çok soru sordunuz gezmeye gidiyorsunuz en sevdiğiniz şey... Keyfini çıkarın. 1 saate otobüs geliyor" Diyerek müdür sınıftan ayrıldı. Suki sınıfa konuşmaya başladı "Ya arkadaşlar iyi hoş da ne alaka ya bu müdürün kafasına taş felan mı düştü?" "Valla bilmiyorum ama boşverin beleş gezi işte dersler kaynar." Bunu söyleyen Bolin'di. Toph ve ben sınıftaki konuşmaları dinleyip yorum yapıyorduk. 1 saate herkes hazır şekilde dışarıda otobüsü bekliyorduk ancak bir gariplik vardı. Teneffüs olmasına rağmen kimse dışarıda değildi hatta güvenlik Kyoshi bile ortalıkta gözükmüyordu. Sanki okulun içerisi sessizlik ile dolmuş gibiydi. İçim hiç rahat değildi. Otobüs gelince yolculuğa çıktık. Otobüs camları filmli idi. Bu daha da garipti ve kimse bir şey demiyordu. "Toph sence her şey fazla garip değil mi?" Toph göz devirdi "bi tık abartmıyormusun Sokka" "Hayır abartmıyorum" Otobüste sınıfa dönüp Tonraq beyin duyamayacağı şekilde sordum "Ya arkadaşlar sizde bir gariplik sezmiyor musunuz yoksa ben mi delirdim" Jinora soruma yanıt verdi "haklısın hepimiz başta garipsesik ama bak hiç bir sorun yok boşver" Sınıfta Jinora'yı onayladı ama eminim ki onlar da bir şeylerin ters gittiğinin farkındalardı. Aradan uzun zaman geçti, ne kadar emin değilim. Artık varmıştık. Hepimizi otobüsten inince dışarıdan rezalet, yıkık dökük, her an yıkılacak gibi olan bir bina karşıladı. Tonraq hemen söze girdi "çocuklar binanın dış cephesine odaklanmayın, evet kötü gözüküyor olabilir ama sadece bakıma ihtiyacı var içerisi gayet düzenli." Bunu da kabullenip içeri girdik ki bizi modern şekilde dizayn edilmiş bir lobi karşıladı. "Çocuklar burası etkinlikler düzenleyen bir otel. Etkinlik alanları arka tarafta kalıyor" Tonraq bunu söyleyince otamatikman kafamı geri çevirdim ve ne göreyim. Danışma masasının arkasında duran çeşit çeşit silahlar vardı. Tonraq oteli sınıfa anlatırken görünmeden silahların yanına gittim. İsimlerini bilmiyordum ama askeri orduların kullandığı silahlara benziyorlardı. Danışmanın arka tarafına geçince daha da büyük bir şok yaşadım. El bombaları çivili sopalar, tabancalar ve her silahın erzaklanmış mermileri. Elime çivili sopalardan birini aldım, hiç güvenmesemde Tonraq bey'e soracaktım. "Hocam bunlar ned-" Kafamı kaldırdım ve Tonraq Bey'in bir çeşit yaratığa dönüştüğünü ve saldırmaya hazır olduğunu fark ettim. Müdür tam Zuko'ya saldıracakken koşup sopayı yaratık müdürün kafasına indirdim. Herkes şok ile olanları izliyordu ki Zuko birden bana sarıldı "T-teşekkür ederim Sokka" Ona sarılıp sırtını sıvazladım ki müdürün ayağa kalkmaya çalıştığını fark ettim. Koşar adımlarla danışma alanından içi dolu bir tabanca alıp tüm mermileri yaratığın kafasına boşalttım. Artık yaşamıyordu. Kızların bazıları çığlık atıp ağlarken sınıftaki bazıları bir köşeye sinmiş bekliyordu ve lobinin ortasında kanı akan bir yaratık. Elimdeki silahı hâlen yaratığa doğrulturken varrick'in sesi geldi "Lan oğlum otobüs yok" Opal "nasıl yok" Diyerek bakmak için ayaklandı. "Oha gerçekten yok" Eska'da dışarı bakarken yorumunu yaptı "sikicem ha böyle işi. Burası neresi amk" "Sokka bizi uyarmıştı" Diyerek beni destekledi Toph. "Gelmeseydiniz o zaman" Katara çıkıştı "Pardon da Sokka olmasaydı hepiniz ölüydünüz, şu şey gibi" Yaratığı işaret etti. Katara yaratığa baktı ve sonra bana "sağol, ama şuan her şey için geç. O bizi uyardı şu şöyleydi demenin zamanı değil" Toph göz devirip katara'ya doğru yürüdü "o zaman eve götür bizi katara, madem söylenme sırası değil." Yue araya girdi "ya Toph, Katara kavganın sırası değil bi susun ya. Şuan burdan nasıl gidicez bunu düşünmeliyiz." Yue'ye hak verdim "Yue haklı. Haydi toparlanın şurdan gide-" Sözümğ bölen hepimizi korkutan bir sesti. Müdür Tonraq'ın Zuko ya saldırırken çıkardığı iğrenç o hırıltılı ses. İkki ve bazıları çığlık atarken elimdeki silahın şarjörü'nü yeniledim "bakın silah kullanabilirim diyenler burdan silah alsın, yakın dözüşte iyi olanlar da şu sopalardan" Herkes beni dinlerken danışma alanını yokluyorum "levye de var isteyen el bombası da alabilir ama sadece kullanabilecekle" Zaheer'e kapıyı tutması için demir çubuklar verdim "bunlarla kapıyı tutun" 10 kişi vardı iki gruba bölünelim fikri geldi kabul etmedim Silahtakiler;Zuko, Ozai, Unalaq, Mei, Yue Yakın dövüştekiler;Mako, Bumi, Eska Hem silah hem yakın dövüş;Ben, Amon Diğer 20 kişiden 13 kişi kızlardan 7 kişi erkeklerden çoğu yapamayacağını söyledi bazıları ise korktu. Zaheer ve varrick kapıda kapıyı tutacaklar. Bizden, bende ve Yue de telsiz olacak ve lobide telsizin başında Iroh ve Hama duracak. Toph, Suki ve Aang danışmada silahları ve mermileri düzenleyecek. Jinora ve Lin otomatlardan sorumlu olup su ve yiyecek ayarlayacak. Wan ve kuvira yaralanan olursa diye revirde duracak. Azula dışarıda hareketlilik olursa diye gözlemcilik yapacak.Kalan 8 kişi ise hiç bir şeyi kabul etmediği için sadece bekleyecek. Buradan sağ çıkabilmek için ve diğer insanların hayatı için burayı temizleyip bir çıkış bulmalıyız. Ve buranın ne kadar büyük olduğunu bilmiyoruz. Bizi bir hayatta kalma mücadelesi bekliyor ve biz daha 17 yaşındayız...
Bölüm 1
GEZİ?
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.