+90 538 XXX XX 16: "Antrenman beş dakika önce bitti ama sen hâlâ soyunma odasına gitmedin. Tribünleri taramaktan gözlerin yorulmadı mı Kaptan?"
Özgür: "Salonda en az elli kişi var ve yarısı telefonuna bakıyor. Yerinde olsam bu kadar emin konuşmazdım."
+90 538 XXX XX 16: "Ama sen yine de sol köşedeki gri kazaklı kıza üç kere baktın, orta sıradaki sarışına iki kere. Üzgünüm, ikisi de ben değilim."
Özgür: "Benimle oynamayı bırak artık. Salondayım diyorsun ama belki de sadece sallıyorsun."
+90 538 XXX XX 16: "Sallıyor muyum? İkinci periyotta attığın o serbest atıştan sonra sağ bileğini büktün ve antrenörüne çaktırmadan omzunu silktin."
+90 538 XXX XX 16: "Ayrıca antrenman bitiminde içtiğin su şişesinin kapağını yere düşürdün ve şu an ayağının dibinde duruyor."
Özgür: "Şu an tam olarak nereye baktığımı biliyor musun?"
+90 538 XXX XX 16: "Nereye?"
Özgür: "Sahasının çıkışındaki kapıya. Çıkarken seni yakalayacağım."
+90 538 XXX XX 16: "Çok geç Kaptan, ben çoktan çıktım bile. Merdivenlerden aşağı iniyorum."
Özgür: "Bekle, hemen arkandan geliyorum."
+90 538 XXX XX 16: "Koşma, düşeceksin. Zaten bileğin ağrıyor."
Özgür: "Kapıdayım. Dışarıda bir sürü insan var, hangisisin sen?"
+90 538 XXX XX 16: "Tam karşındaki bankta oturan, elinde soğuk kahve olan ve sana bakıp gülümseyen kişiyim desem?"
Özgür: "O bankta kimse oturmuyor anonim."
+90 538 XXX XX 16: "Biliyorum. Ama turlamanı izlemek oldukça eğlenceliydi."
Özgür: "Benimle dalga geçiyorsun."
+90 538 XXX XX 16: "Sadece seni biraz koşturuyorum, formda kalman için. Yarınki maça kadar bu merak seni bitirecek, değil mi?"
Özgür: "Merak falan etmiyorum. Sadece bu kaçış oyunundan sıkılmaya başladım."
+90 538 XXX XX 16: "Yalan söyleme Özgür. Şu an numaramı rehbere ne diye kaydetsem diye düşünüyorsun."
Özgür: "Yakalandığında görürsün ne diye kaydettiğimi."
+90 538 XXX XX 16: "O gün geldiğinde konuşuruz Kaptan. Şimdilik iyi akşamlar."