İçeriğe geç

Yıldız Kayması

Bölüm 1 · 9 dk okuma

Yıldız Kayması

Bölüm 1

İlk Karşılaşma

Güneşin sıcak ışıkları, Muğla'nın kıyılarına vurduğunda, ben her zaman sahilde olmayı diliyorum. Ayaklarımın kumun değişiklikleri hissetmesi, dalgaların ritmik şarkısını dinlemek beni rahatlatır. Belki de bu nedenle, bu küçük tatil köyünde çalışmak benim için bir lütuf olmuştur.

Bahar'ın babası, bu güzel sahil kasabasının en sevilen restoranında şeflik yapar. Onun görünümünde sadece bir iş yeri değil, aynı zamanda bir aile yuvasıdır. Babasının mutfağında yarattığı buraya lezzetler, tatilcileri çeker. Ve ben, Deniz Aytek, bu lezzetleri masalara taşıyan garsonları ifade ediyor.

Geçmişimde yaşadığım zorbalıklar, hayatıma acı dolu anılar bıraktı. Ama ben, bu deneyimlerle yıkılmadım. Tam tersine, onları güçlendirdi. Şimdi, onun yeni günü benim için bir başka fırsat demek. Belki de bu yüzden, işte burada, bu güzel sahil kasabasında, kendi hikayemi yazmaya karar verdim.

Bugün gökyüzü masmavi. Denizin dalgaları, kumsalda kıyıya vuruyor. İşte burada, şemsiyelerin altında, bir tablo gibi duran masalara siparişleri vermek, benim için bir sanat. Güler yüzlü olmak, misafirlerin içinde bir gülümseme bırakmak... Bu, benim için sadece bir iş değil, aynı zamanda bir tutku.

Bahar'ın babasıyla aramızda, yıllar öncesine dayanan bir dostluk var. O, benim için sadece bir patron değil, aynı zamanda bir aile dostu. Babamın farklılıklarına göre, Bahar ve ben çocukluğumuzdan beri yoğun ilgi gören sımsıkı bağlıyız. Şimdi, bu küçük sahil kasabasında, Bahar'ın babasının restoranında çalışıyor, sanki kendi ailesiyle bir aradaymışım gibi hissettiriyor.

Gökyüzündeki güneş, biraz daha parlak ışıklarını sahil köyüne döküyor. Bir masanın giderken, bir konuşmanın içine dalıyorum. Bu küçük köydeki herkesin birbirini tanır, adeta bir aile gibiyiz. İşte bu yüzden, onun sipariş ettiği bir hikaye, onun masasının ardındaki bir yaşam öyküsü var.

Belki de bu hikaye, sadece benim değil, tüm bu tatilcilerin, bu sahil kasabasındaki herkesin hikayesidir. Ve ben, Deniz Aytek, bu hikayede bir parçanın gururunu yaşıyorum.

...

Sıcak bir yaz günüydü, Muğla'nın serin sularına kıyısı olan bu küçük sahil kasabasında. Restoranın sahil tarafındaki masalar, sınıflandırılmış olarak parlıyordu. O gün yine garsonluk yapıyordum. Sipariş defterini kollarının birleşimi sıkıştırdım, sıcak kumlardan yürüyorum hafifçe sürüklüyordum.

Masalardan gelen kahkahalar ve deniz dalgalarının huzur veren sesi arasında, bir gölge belirdi restoranın kapısında. Siyah ürünleri ve canlı toprak kahvesi gözleriyle Bahar, üniversite stajının çıkışından sonra geldi. Onun enerjisi, kasabanın sıcak atmosferine mükemmel bir şekilde uyum sağlıyordu.

Bahar'ın yanına doğru yürüdüm. "Bahar! Ne geldiler gelmediler. Özledik seni" dedim, gülümseyerek.

Bahar, sevgi dolu bir gülümsemeyle karşılık verdi. "Ah, Deniz! Stajın yoğunluğundan kaçamıyorum işte. Ama her akşam buraya uğradığım günü güzelleştiriyor," diye yanıtladı.

Sipariş defterimi ayırıp orada bıraktım. "Bu aralar neler yapıyorsunuz? Bir sürü tatilci geldi, birbirinden ilginç hikayeler bakış açısı" dedim, manzaraları sahile çevirerek.

Bahar, gözleri devirerek, "Oh, staj yükü altında ezilirken bir tane ilginç hikaye bile dinleyecek zaman yoktu. Ama şimdi, benim için de enteresan bir hikaye var mı bu masalarda?" dedi ve kahkahasını sahile bıraktık. O an, sadece sıcak rüzgârın esintisi ve dostluğumuzun güzelliği çevremizde vardı.

Deniz'in sıcak olduğu bir anın ardından restoranın içinden bir başka ses yükseldi. Bir önce karşıma çıkan bu enerji, Bahar'ın babası, restoranın şefiydi.

"Hoş geldin, Ali amca!" dedim. "Bahar, baban geldi!"

Ali amca, baharat kokan mutfak kapısından içeri girdi. Gözleri parlıyordu, her zaman ki enerjisiyle dolup taşıyordu. "Deniz! Bahar! Ne haber?" dedi, gülümseyerek.

Bahar, "Baba! Seni burada görmek güzel" diyerek dışarı çıkıyor ve annesine katılıyor.

Ali amca, Deniz'e döndü. "Deniz, burada nasıl değişir? Bahar'dan başka kimse bu kadar neşeli getiremez" dedi, gözleri iki kat daha parlayarak.

"İşte bu!" dedim. "Bahar'ın enerji gelişmeleri muhtemelen. Sizin enerjiniz de kabası."

Ali, bir masada toplandı ve bize katıldı. "Deniz, sana bir sürprizim var. Bu akşam için özel bir menü hazırladım. Görmek istersen, gel birlikte bakalım."

Gülerek, "Tabii ki! Ne var ne yok bakalım" dedim.

Bahar, babasına dönerek, "Baba sen gerçekten en iyi şefsindir. Bunu yapmak değil mi?" dedi.

Ali amca, "Tabii ki, biliyorum. Ama işte sana bir sır verebilirim, gerçek lezzet burada sadece yemekte değil, dostlukta da saklı" dedi, gözler ben ve Bahar arasında gidip gelirken.

Ben bu samimi anın tadını çıkararak, "Evet, gerçekten öyle. Sadece yemek yemiyoruz burada, aynı zamanda güzel anılar biriktiriyoruz" dedim.

Ve öylece, Batışına kadar geçen bu sıcak yaz, üç arkadaş güler yüzlü ve samimi sohbetimiz, restoranın atmosferini daha da özel kılıyordu.

...

Akşam güneşin batışı, restoranın içine huzur ve sıcaklık sunuyordu. Masaların üzerindeki mumlar, ışıklarını salona yayarken, biz üçlü bir masa etrafında toplanmışız. Bahar'ın babası Ali Amca, özel bir menü hazırlamıştı ve bu akşamın tadı damaklarında aday olarak kalıyordu.

Ali amca, menünün detaylarını anlatırken gözleri parlıyordu. "İlk olarak deniz ürünleriyle yapılmış bir carpaccio var. İnce dilimlenmiş kalamar, karides ve levrek; hepsi özel bir sosla birleşiyor. Ana yemekte ızgara somon ve özel bir limon sosu ile lezzetlendirilmiş bir deniz ürünleri tabağı bulunuyor. Tatlı olarak ise ev yapımı çikolatalı sufle ve yanında vanilyalı dondurma var."

Gözlerim adeta yemeğin lezzetleriyle parlıyordu. "Ali amca, gerçekten harika bir seçim yapmışsın. Bu menüyü geçerken bile ağzım sulandı. Senin ellerinden çıkan yemekler her zaman bir şölen gibidir."

Ali amca teşekkür ederek devam etti, "Bu akşam masamızda özel bir şişe şarap olacak. Hem yemeğin hem de bu güzel akşamın tadını çıkarmak için ideal bir tercih."

Tebessümle, "Mükemmel! Bahar'la birlikte şarap tadımı vardı. Bu özel akşamın tadını çıkarmak için daha iyi bir yol olamaz."

Yemekler servis edilirken ve şaraplar açılırken, sohbetimiz daha da derinleşti. Ali amca, yemeklerin ardındaki hikayelerini paylaşırken, denizden ilham kaynağı ve her tabağa biraz deniz esintisini kattığını anlattı. Sıcak bir atmosferin içinde, dostluk ve lezzetin birleşiminden oluşan bu özel akşam keyifle beklenenler. Restoranın İçerisindeki bu anlıyor, denizin kıyısındaki bu küçük kasabanın büyülü atmosferini daha da derinleştirdi.

Restoranın huzurlu atmosferinde, Ali amca bir yudum şarap alarak konuşmaya başladı. "Kızlar burada iki gün sonra İstanbul'dan tatil için gelen yeğenim Kuzey'i ağırlayacak. Onun için burada güzel bir tatil planladık."

Ali amcanın anlatacaklarına heyecanla kulak verdim "Evet, Kuzey'in gelmesi harika bir fikir. Bizim burada da güzel yerler gezilebilir, keyifli zaman geçirilebilir."

Ali amca, gülümseyerek devam etti. "Kuzey, üniversitede müzik okuyor ve yoğun bir dönem geçirdi. Şimdi ise biraz kayıtlı, stresten uzaklaşmak ve bu güzel kasabada keyifli bir tatil geçirmek istiyor. İki gün sonra burada olacak."

Bahar, sıcaklıktaki mutlulukla sürekli bir gülümsemeyle, "Ne harika bir haber! Kuzenim Kuzey'i burada ağırlamaktan mutluluk duyarız. Onun tatilini daha da özel için gelen bölgede" dedi.

Ali amca masadan ayrıldıktan sonra Bahar ve ben baş başa kaldı. Bahar, gülerek bana doğru döndü. "Bak Deniz, seni bir şey paylaşmalıyım. Kuzey gerçekten ilginç bir karakter."

merakla dinlemeye başladım. "Öyle mi? Ne gibi ilginçlikleri var?"

Bahar, "Öncelikle, müzik olan tutkusu gerçekten etkileyici. Üniversitede müzik okuyor ve bir gün büyük bir müzik yıldızı çalınabiliyor. Hem yetenekli hem de hayalleri olan bir genç."

Gülümseyerek, "Harika! Müzikle ilgili bir şeyler yapmayı planlıyor mu burada?"

Bahar, "Evet, aslında birlikte küçük bir konser düzenlemeyi düşündük. Sahilde, yıldızların altında müzik yapmak çok romantik olabilir, değil mi?"

"Muhteşem bir fikir! Kuzey'in bu tatil boyunca burada yaşadığı anılar gerçekten muhteşem olacak gibi görünüyor."

Bahar, "Buna eminim. Ayrıca, Kuzey sadece müzikle değil, aynı zamanda çok komik biri. İkimiz de onunla birlikte çok eğlenceli zamanlar geçireceğimizden emin olabiliriz."

"Güzel, o zaman hazır olun Kuzey, burada sizi bekleyen bir sürü sürpriz var gibi görünüyor" dedim gülerek.

Bahar da yürüyordu, "Evet, hazırlıklı olmalı. Kuzey'in bu tatili unutamayacağına eminim."

Ve böylece ben ve Bahar, Kuzey'in geleceği tatili için heyecanlı bir şekilde planlar yaparken, aramızdaki keyifli sohbetlerle zaman geçirmeye devam ettik.

...

Ertesi gün, izinli olarak faydalanmak için erkenden kalkmıştım. Bahar bugün stajdaydı, Ali amca ise işteydi. Baharlarla kaldığım evden beş dakika yürüme mesafesindeki havuza gitmeye karar verdim. Güneşli bir sabah ve serin bir esintiyle dolu olan havuz, beni kendine doğru çağırıyordu.

Giyinip hazırlandıktan sonra evden çıkıp havuza doğru yürüdüm. Yolda kuşların cıvıltıları ve baharın taze kokusu bana eşlik ediyordu. Havuzun mevcut olduğu yerde, çevremdeki yeşil doğa beni sakinleştirdi.

Havuzda yüzmeye başladığımda, suyun serinliği bedenimi sarhoş ederken, güneş ışıkları suyun altında dans ediyordu. Her kelebek hareketiyle suda kayarken, kendi dünyamda bir huzur buluyordum.

Bahar stajında ​​olduğu için onunla birlikte havuza gitmek pek mümkün olmamıştı, ancak bu anın tadını çıkarmalıydım. Havuzda hızının özgürlük hissi, bana enerji ve tazelik kazandırılıyordu.

Suda kaldığım süreden sonra havluya sarılıp dinlenmeye karar verdim. Gökyüzündeki bulutlar, hafif rüzgarın esintisi ve boyunca doğal güzellikler, içeride bir huzur patlamaları yaratıyordu.

Öğleden sonra, Bahar'ın stajından dönüşü ve Ali amca ile birlikte akşam yemeği için buluşmayı dört gözle bekliyorum. İyi bir gün geçirmiştim, sakinliği ve güzellikleriyle dolu havuz anlarının bir güzel tadını çıkarmıştım.

Güneşlenip havuzda keyifli bir zaman geçtikten sonra havlularımı alıp güneşlenme alanından kalktım. Rahat bir şekilde giyinip eve doğru yürümeye başladım. Yolda çiçeklerin hafif esintisi ve kuşların cıvıltısı, kasabanın sakin atmosferiyle bütünleşiyordu.

Eve yaklaştığımda, kapının önünde durdum ve bir an duraksadım. Gözlerim, kapının yanındaki valizlere takıldı. Şaşkın bir ifadeyle valizlere bakmaya başlandım. "Bu valizler neden burada?" diye düşünürken. Bir anda bir şaşkınlıktan sonra hızla telefona sarılıp ali amcayı aradım.

Heyecan ve merakla anlattım, "Ali amca, kapının önünde valizler gördüm! Şaşkınım, bu valizler neden burada?"

Ali amca sakin bir sesle, "Deniz, bizim Kuzey süpriz yapmış" dedi ve güldü. "Evet, Kuzey'den beklenenden erken geldi" dedi.

Sevinçle, "Ah, gerçekten mi? Ne harika bir sürpriz! Hoş geldiniz Kuzey'e! İki gün sonra bekledik ama erken geliş daha da güzel oldu" dedim.

Kısa bir süre daha Ali amca ile telefonda sohbet ettikten sonra Kuzey'in valizlerini bırakıp çevresindeki arkadaşlarına gittiğini öğrendim. Sonrasında eve girdim, Duşumu aldım, üstümü değiştirdim. Beyaz bir elbise giyip uzun kumral saçlarımı ıslak bıraktım. Bir şeyleri atıştırmak için yukarı çıkacağım sırada kapı çaldı. O an anladım ki gelen Kuzey'di. Yönümü değiştirip kapıya d oğru ilerledim. Bilmediğim bir şekilde birden heyecanlanmıştım. Kapıyı açtığımda, Kuzey karşımda duruyordu. Uzun, dalgalı ve dağınık saçları ile dikkat çeken bir edebiyat öğretmeni gibi duruyordu. Kirli sakalı, gözlerindeki derin bakışları ve kendine özgü duruşuyla yaşını daha da büyük gösteriyordu.

Soğuk bir şekilde etrafı süzdükten sonra, "Merhaba, Deniz," dedi. Ses tonu soğuktu ve bakışlarıyla beni kısa bir süzüp odanın yerini sordu.

Biraz şaşkın, "Merhaba, Kuzey. Hoş geldin," dedim. "Kalacağın oda yukarıda, sana bir şeyler ikram etmek ister misin?"

Kuzey, kısa bir "Hayır, teşekkür ederim. Sadece odamı gösterir misin?" diyerek cevap verdi. Ardından, odasını gösterdim ve sessizce odaya geçti.

Bilmediğim bir nedenle, Kuzey'in gelişi beni biraz tedirgin etmişti. Soğuk tavırları ve derin bakışları, içimde garip bir his bırakmıştı. Kuzey, odasına çekilip gözden kayboldu ve ben yukarı çıkarak bir şeyler düşünmeye başladım. Tüm gün boyunca odamdan çıkmadım, Ali amca ve Bahar gelene kadar.

Odanın içinde, Kuzey'in tavrının neden böyle olduğunu. Belki de kasabanın atmosferine alışmamış, belki de başka nedenler vardı. Ancak içimdeki tuhaf his, onun varlığının bir şekilde dengeyi bozduğunu düşündürüyordu.

Ali amca ve Bahar gelene kadar odaya kapanmış kaldım. Bu süre zarfında, yaşadığım karmaşık duyguları anlamaya çalıştım. Kuzey'in varlığı beni rahatsız etmişti, ama nedenini tam olarak bilemiyordum.

Kapı çaldığında biraz ürktüm, ancak odadan çıkarak Ali amca ve Bahar'ı karşıladım. Onlarla birlikte olmak, içimdeki garip hissi biraz olsun hafifletti. Belki de zamanla Kuzey'le daha yakın bir ilişki kurabilirdik, ama şu an için bu düşünce beni biraz endişelendiriyordu.

Kuzey akşam yemeğine gelmemişti, yol yorgunu olduğu için dinlenmeyi tercih etmişti. Bu durum biraz rahatlamama neden oldu.

Akşam yemeği için Ali Amca, Bahar ve ben beraber sofraya oturduk. Günün nasıl geçtiğini sorduk, güldük, sohbet ettik. Ancak Kuzey'in eksikliği, yemek masasında bir boşluk yaratmış gibi hissettirdi. Herkes biraz yorgun olmasına rağmen, akşam sıcak bir atmosferle sona erdi.

Yemeğin ardından Ali Amca ve Bahar kendi odalarına çekildiler. Ben de odama dönerek bir süre düşünmeye daldım. Kuzey'in varlığı, hem heyecan hem de endişe yaratmıştı. Bu bilgilerin öğrenilmesi ve başkalarıyla paylaşılması için bir süre zamana ihtiyaç duyulduğunu biliyordum. Uyumadan önce, odamda sessiz bir gece geçirdim. Yarın ne gibi sürprizlerle karşılaşacağımı düşünerek gözlerimi kapattım.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Kuzeyi aşk 101 deki basketbol hocası gibi hayal ediyorum

    1Yanıt