İçeriğe geç

Yıldırım ve Ateşten Doğanlar

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Yıldırım ve Ateşten Doğanlar

Bölüm 4

Geçmiş ve Gerçekler

Gromvian Dili:

Örnek: Grom-kletva vajeş krovis: Fırtınanın laneti kanınızın (soyunuzun) üzerine olsun.

​Grom: Fırtına / Gök gürültüsü (Güç kaynağı).

Kletva: Lanet / Mühür (Kaçınılmaz son).

Vajeş: Sizin / Soyunuzun (Hedef kitle).

Krovis: Kan / Yaşam enerjisi (Bedel).

Grom-pokan gor krovis: Fırtına kanı yakarak dindirir.

Pokan: Dindirmek / Durdurmak / Yatıştırmak.

Gor: Yakmak / Ateş / Enerjiyle dağlamak (Bu hece dile o sert "elektrik" etkisini katıyor).

Krovis: Kan (Burada bedel olarak ödenen veya fırtınayla birleşen hayat).

Not: Dosta söylenirse selam, düşmana söylenirse lanet anlamına gelir.

Arya Stark'a Ne Oldu?

Arya Ulthos'a girdiği andan itibaren yağan yoğun yağmur, gök gürültüsü, şimşekler ve uçsuz bucaksız, oldukça tuhaf görünen bir orman onu karşıladı. O daha kumsalı geçip ormana adımını atamadan Fırtına kurtları ve Stromstark askerleri onu karşıladı. Ürkütücü derecede benzer ve bir o kadar da farklıydılar. Arya kılıcını çekmeye fırsat bulamadan -hayal etmek çok zor farkındayım- Fırtına kurtları yıldırımlarını Arya'ya gönderdi. Hiçbir şey olmadı. Hiçbir şey. Komik bir şekilde yalnızca saçları elektriklendi. Ha bir de gözlerinin kısa bir anlığına elektrik mavisine döndüğünü de atlamamak gerek.

Askerler dehşete düşmüş bir şekilde ona baktılar. Binicisi olmayan bir fırtına kurdu öne çıktı. Uludu. "İki kesik bir tam uluma". Kurt ona isim vermişti. Binicisini seçmişti. Kıyıdaki tüm kurtlar ulumaya başladı. İki kesik bir tam uluma. Askerler dehşete düşmüştü, Arya'nın ise kafası karışıktı. Tüm Kronosnovenliler yıllarca bir kurtla bağ kurabilmek için çabalarken yabancı bir kız yalnızca dakikalar içerisinde bir kurtla bağ kurmuştu.

Arya kurdun mavi yelelerini itinayla okşadı. Dallarına dokundu. Bir ejderha kadardı bu kurt. Ama Daenerys'in ejderhaları gibi çirkin değillerdi. Güçlülerdi, asillerdi, neredeyse sevimliydiler.

Kurt çöktü. Arya tereddüt ederek kurdun gövdesine tırmandı. Kurdun yeleleri rüzgarda savrulurken renk değiştiriyor, bir koyulup bir açıklaşıyordu.

Askerlere döndü. Bildiği tek dil ortak dil ve biraz High Valyrian diliydi. Kelimelerini seçerek Valyrian dilinde konuştu: "Siz kimsiniz?" Askerler anlamaz gözlerle ona bakarken aralarından biri sorduğu soruyu görmezden gelip Valyrian dilinde konuştu: "Sen Targaryen misin?" Konuştuğu dil çok saftı. Tuhaftı. Arya herhalde bir lehçedir diyerek aldırış etmedi. "Ben Arya Stark. Targaryen değilim. Westeros'tan geliyorum."

O an sessizlik bozuldu. Kendi aralarında Arya'nın daha önce hiç duymadığı bir dilde konuşmaya başladılar. Seslerinden heyecanlı oldukları anlaşılıyordu. Az önce konuşan asker tekrar konuştu: "Sen Westeros Starkısın! Efsane doğruymuş. Yüzyıllar önce Stromstarklardan Essos'a gitmek için ayrılıp geri dönmeyen Starkların soyundansın sen!" Adam soluklanmak için durdu. "Seni hemen Troskosnova'ya (kraliçe) götürmeliyiz!"

Arya'nın kaşları çatıldı ama sessizce onları takip etti. Kılıcı elinde hazır bekliyordu. Onu bu kadar çabuk kabul etmeleri çok şüpheliydi ama onu öldürecek olsalar şimdiye yapmışlardı ne de olsa.

Bölümü nasıl buldunuz?

Gromvian dilini beğendiniz mi?

Lütfen yorum yazın geri dönüşleriniz benim için çok önemliiiii

Kronosnoven:

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.