İçeriğe geç

Yılanın Kelebeği

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Yılanın Kelebeği

Bölüm 1

Doya Doya Yaşanamayan Kimlikler

Bugün(11.08.2023) sizler ile çokça düşüneceğimiz, kederleneceğimiz, kuşkulanacağımız, tezler üretip o tezleri hem doğrulayacağımız hemde çürüteceğimiz, kızacağımız, seveceğimiz... Yılanın Kelebeği yolculuğuna ilk adımları atıyoruz. Sizlerden ricam bu yolculukta olumlu veya olumsuz düşüncelerinizi benimle paylaşmanız. :))

<><><><><><><><><><><><><><><><><><><><><>

Yine gecenin tavanı izleyerek düşünüyordum. Duyguları bir yerlerde gerçekten yaşayabilen insanlar var mıydı acaba?

Bence duygular ikiye ayrılırdı, yumuşak ve sert. Sert duyguların taklidi veya sahtesi olmaz tam anlamıyla gerçekten yaşanabilirdi. Kin, nefret ve öfke gibi. Peki ya yumuşak duygular işte bunlar kullanılmaya, incinmeye, aldatılmaya, çok hazırdırlar ve gerçekten yaşanması binde birdir.

Aslında böyle düşüncelerim yoktu ama gelip görelim ki hayatta herşey oluyor. Bundan tam üç yıl öncesi idi babam annemi hastalığı için terk etme kararı almış ve bizden kopmuştu.

Geçmişe gitmenin üstüne iki yıl daha eklersek aynı hastalığın bende de baş gösterdiği tarihlere yaklaşırız. Nerden girdim, nereden çıktım yine ya! Battaniyeyi üstümden atıp yatakta oturdum.

Küçük kardeşim okumayı reddedip çalışmayı seçmişti bende ona saygı duyup üniversitemin kantininde iş buldum. Ders olmadığı saatlerde bende çalışıyordum. Bir şekilde anneme bakıyor ve geleceğimize yatırım yapıyorduk. İşte ben Sidelya Güner'in dolu dolu yaşayamadığı kimliği böyle. Peki ya sizin dolu dolu yaşayamadığınız kimliğiniz nasıl?

Saat 01.06 idi midemi rahatlatmak içtiğim limonlu suyu tekrar içmek için mutfağa yöneldim. Annemin odasının kapısı açıktı ve bir takım düzensiz sesler geliyordu. Odaya yavaşça girip ışığı açtım. Yatakta uzanmış ağlıyordu. Derin bir nefes alıp yanına oturdum.

Yine dolduğu gecelerin birini yaşıyorduk. Sakince başını kollarımın arasına almam ile ağlaması şiddetlendi. Gözünden düşüp tenime değen her bir gözyaşı tenime görünmez izler bırakıp yüreğime ağır darbeler veriyordu.

Ağlamamak için kendim ile verdiğim savaş bedenime az yansısa da ruhumu yerden yere vuruyordu. Annem gece lambasını açtı ve kanlı gözleri beni buldu.

"Git uyu."

Yüzünü ellerimin arasına aldım ve buruk gülümsemeyi dudaklarıma yerleştirdim.

"Benim gülümün ruhu alarm verir iken mi?"

"Yarın iş ve okul var ama?"

"Senin benim için birbirine karıştırdığın gece ve gündüzlerden bahsetmeyelim."

Yüzü düşer gibi oldu ama kendini toplayıp başını kaldırdı.

"Ama ben anneyim."

Her ne kadar gerçek olmasa da eğlenceli gülümseyip ses tonumu değiştirdim.

"Artık bende anneyim canım.Aa! Ayıp."

Gülümseyip gözyaşlarını sildi ve gözünü uzaklara daldırdı. Biraz o şekilde kaldı ve o zamanla anlayacağım cümleyi söyledi.

"Fırtınasından dolayı kendini kayalıklara çarparken bulduğunu uzak, rüzgarı ile içini temizleyip güzelliğini göstereni yakın tut."

Anlamsızca gözlerine baktım. Konumuz ile bunun ne alakası vardı? Bakışlarımdan anlamış olacak ki omuz silkti ve derin bir nefes aldı.

Kaşlarımı çatıp kafamı geriye ittim.

-Gece gece böyle şeyler deme Ali Rıza efendi huzurumuz kaçmasın.

İkimizde güldük, zaman aktıkça sakinleşti ve uyumaya karar verdi. Mutfağa gitmek için kapıya yöneldim bu seferde eşikte seslenerek beni durdurdu.

"Bu dediğimi bir adamda yaşamamaya gayret et. Eğer yaşarsan çıkmaza girersin."

Gülümseyip işimi halletmeye gittim. Büyük ihtimalle babam için bana bunu söyledi. İleride ne işim olacak bana yol gösterecek cümleler ile hele bir adam için asla.

O gün tam olarak bunu düşünmüştüm bilemezdim ki bu cümle içinde can çekişeceğimi.



<><><><><><><><><><><><><><><><><><><><>

tiktok.com/@zell1903 sizleri buraya da beklerim. ✨

Sorularınızı buradan alabilirim✨

Süt kadar sağlıklı, çikolata kadar tatlı kalınnnnn

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.