Çocuklara bakmak sıkıcı.15 dakika molamın 14 dakikasında onlara bakıyorum ya. Neyseki Ilgın'ın hayallerini dinlemek biraz iyi geliyor. Eskiden bende öyleydim-sanki yaşlıymışım gibi- hayal kurar ve bunları anlatırdım. Annemgil bir müddet sonra bıktılar ve dinlememeye başladılar ama abim öylemi benim hayallerimi sabaha kadar dinlerdi. Ama şimdi ne benim hayal kuracak nede onun beni dinleyecek vakti var. Neyse ben şurdan sıvışayım görmesinler.
-Nereye Nil abla?
-Ee alarm çaldı ders çalışmam gerekiyor.
-Biraz daha kalll.
-Nolurr Nil abla!
-Olmaz ama. Hadi halaya söyleyin sizi aşşagı indirsin.
-Evettt hadi gel Ilgın aşağı iniyoruz .
-Heh ne dedin Evren anlamadımda?
-Yine hayallere dalmışsın minik prenses:)
-Ben Nil abla ben neyim?
-Sen benim biricik kuşumsun Evrim.
-Ee Nil abla ben!
-Sen de benim abişimsin.
-Hadi hadi bekletmetin halayı inin aşağıya.
-Şeyy Nil abla ben senin yanında otursam olur mu?
-Aşağı inmek istemiyor musun?
(Başını salladı)
-Tamam ozaman hadi gel.
Kapıyı kapatıp odama geçtim ve Ilgın'a birşey istermi diye sorduktan sonra eline bir kağıt ve kalem verdim. Test kitaplarımı çıkardım ve çözmeye başladım arada bir Ilgın'a bakıyordum. O ise kafasını tavana doğru kaldırmış hayal kuruyordu. Testim sonunda bitmişti Ilgın da resmini bitirmişti resmi gayet güzeldi kendide bunun farkında olacak ki mutlulukla resmi havaya kaldırıp:
- Güzel olmuş mu Nil abla? Dedi
-Evet! Dedim
Resmi abişinki kadar güzel olmasada oda hayal gücünü konuşturmuştu. Bir anlığına dalınca bana doğru üzüntüyle bakarak:
-Yoksa seni üzecek bir şey mi yaptım yanında durmamam mı gerekiyordu özür dilerim özür dilerim.
-Hayır tabikide neden öyle düşünüyorsun hiç bir şey yapmadın
-Ama çok üzgün gözüküyorsun.
-Hayır sadece bir şey aklıma geldi de o beni üzdü senle alakası yok:)

