İçeriğe geç

Yeniden Ben

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Yeniden Ben

Bölüm 1

BAŞLANGIÇ

Yeniliklere açık olmak gerekiyormuş. Bunu en çok insanlarda fark ettim, ama buna alışamadım, yapamadım. Söyleyen insanlara biliyorum deyip geçiştirdim. İşte bu çabama sizde ortak olacaksınız ve yeni bir hayatıma merhaba diyeceğiz.

‘‘Küt olsun istiyorum ve kısaltacağız’’ kuaförde koltuğun başına geçmiş ve ne istediğimi bayana söylüyordum. Bu yeni hayatımın birinci günüydü, başarabilirsem tabii. Saçlarımı kestirdikten sonra bir fotoğraf çektirdim ve ücretimi ödeyip çıktım. Otobüs durağına giderken pazartesi okul olduğunu hatırladım ve o suratı göreceğime bir kez daha lanet ettim. Durağa oturdum ve otobüsü beklemeye başladım. Herkesin olduğu ama estetik insanların benim gibi burada kitap yazmadığı İzmir şehrinde yaşıyordum. Hayatımın zehir edildiği şehir yani. Şu lise bittiği an buradan ayrılacaktım. Daha iki senesi olacağı düşüncesi de beni delirtiyordu. Seneye sınav senemdi ve gerçekten çok güzel bir şekilde çalışmam gerekiyordu. Şimdi neden olduğunu çok merak ediyorsunuz ama bende yakın bir tarihe kadar böyle olduğunu yeni öğrenmiştim. Bu yaz benim en güzel yaz olacağını düşünürken tam tersi oldu. İzmir’e gelmiştim ve yurduma dün akşamdan yerleşmiştim ve şimdi otobüste bu düşüncelerle yurduma geri dönüyordum.

‘‘Bunu buraya koyabilirsin’’ yurt arkadaşlarım son gece yerleşmeye çalışıyorlardı ve ben de insaflı bir arkadaş olduğum için onlara yardım ediyordum. Aynı zaman da yarının da nasıl olacağı düşüncesindeydim. Arkadaşlarımı yerleştirdikten sonra yataklarımıza oturduk ve konuşmaya başladık iki senedir dördümüz bir aradaydık ve bu üçüncü senemizdi. Benim hikayemi bildikleri ve moralimin daha çok bozulmaması için beni es geçtiler yazımızın nasıl geçtiğini sormaya başladılar. Bir süre sonra telefonuma bir mesaj geldi. Bizim sınıf grubumuzdandı.

­sakar miraç: Selam arkadaşlar sınıfımız yine değişmedi aynı kişiler var bende yarın olmadan bir selam vereyim dedim.

Selma salağı: İyi yaptın aferin sana miraç.

Sakar miraç:Sana da merhaba Selmacım

Selma salağı: Bi sus be ne Selmacımı

Kaan devesi: Kavga etmeden bir gün geçirmiyorsunuz maşallah.

*: Selam herkese

Telefonu kapatıp sonuncu mesajdan sonra görmezden gelemeye başladım. Evet hayatımı zehir eden şey bir kişi ve tahmin edebildiğiniz gibi bir ERKEK. Zamanı geldiğinde yavaş yavaş anlatacağım.

Oda arkadaşlarım aynı anda bana iyi misin Arzum deyince onlara döndüm ve kafamı salladım. Çok uykum geldiği için yatağa daha çok yayıldım ve tavanı izlemeye başladım. Bir süre sonra gözlerim ağır ağır kapanmaya başladı ve uykuya daldım.

Sabah alarmım beni uyandırdığında saat sekiz olmuştu. Kızlar şimdiden hazırdı ama ben daha hazırlanmaya başlamamıştım bile. Benim uyandığımı gördüklerinde kenarda duran ilk gün kombinimi hazırlamışlardı ve benimde tam aklımda olan kıyafetlerdi. Hemen tuvalette işlerimi halledip kıyafetlerimi giydim ve lisenin üçüncü senesinin ilk günkü makyajım olan güneş kremi, birazcık gözaltlarıma kapatıcı, rimel ve nemlendirici sürdüm. Makyaj yapmaya aşık kızlardan değildim gerektiğinde ölçülü ve sade yapmayı daha çok seviyordum.

Kızlarla odadan birlikte çıktık, aynı yaşlardaydık sadece dördümüzden biri bizden bir yaş büyüktü. O da biricik Selin’imizdi. Bizi hep abla gibi korurdu, abla açısından gözü yaşlı olsam da. En deli ve kafa dengim olan Simge’idi. Çünkü Melisa daha sakin ama içten içe de geleceği için kaygılı bir kızdı. Simge koridorlar da zıplarken birden yere yapıştı, üçümüz kahkaha patlattığımızda yurt görevlisi çok sevdiğimiz ablamız hocalardan azar yemeyelim diye bizi hep uyarırdı. Ah Elif ablam ah, üç yıldır bizden çekmediği kalmadı. Simge’yi yerden kaldırıp gülmemizi tutmaya çalışırken merdivenlerden inip bahçeye geldik. Herkes bahçede toplanmıştı, yeni gelen öğrencilerin hepsi aileleri ile birlikteydi. Bir an küçük bir kızın yanında onu gördüğümü sandım, tekrar baktığımda gözlerim bulanıklaşmıştı. Hemen gözlerimi silip kızların arkasından gitmeye devam ettim. Yurdumuz ve okulumuzun bahçeleri aynı bahçe olduğu için kimin okul kimin yurt olduğunu anlayamıyorduk. Birazcık yürüyüp okulun önüne geldik, bizim sınıftakiler merdivenin önünde oturmuş sohbet ediyorlardı. Selin kendi arkadaşlarını görüp bizle vedalaştı, biz de Selma ve Miraç’ın yanına gittik. Melisa bizimle aynı sınıfta olmasa bile arkadaşlarımızı ayırmıyorduk o yüzden bütün sınıftaki kişilerle anlaşabiliyorduk. Yanlarına gittiğimizde Miraç ‘‘ oo kimler gelmiş bizim oda üçlüsü’’ diyerek bizi selamladı. ‘‘Kaan’lar nerde’’ dedi Simge hanım. İki yıldır platonik gibi dolaşıyordu ve sadece bu şekilde nerde gibi sorular sorabiliyordu. Onun açısından da üzülüyordum elinden bir şey gelemiyordu. Miraç ‘‘gelirler birazdan ne acelecisin bir merhaba deseydin be’’ Simge Miraç’a ters bir bakış atıp önüne döndü bende ‘‘içeri girelim onlar gelir zaten’’ dedim ve içeri yürüdük.

‘‘Evet arkadaşlar yeni eğitim yılımız kutlu olsun içeri geçebilirsiniz’’ müdür bir saat süren konuşmasını yaptıktan sonra tek tek içeri aldılar. Sınıfa girdiğimde en son Kaan devesi sırayı kafasına koymayı deniyordu. Ona boşuna deve denmiyordu o gerçekten iki metrelik bir deveydi. Öğretmen zili çaldıktan sonra herkes yerine oturdu ve sıralara baktığımda iki sıra boştu. Bir sıra boş olması gerekirken sınıfa bir sıra daha eklenmişti. Hemen gidip sınıf defterinden isimlere baktım. Yabancı bir isim vardı, ama bana çok da yabancı gelmemişti. Sınıfa dönüp ‘‘arkadaşlar sanırım sınıfa Arif diye yeni bir çocuk geldi, sınıf listesinde var ve bir sıra fazla’’ bunu dedikten hemen sonra kapı açıldı ve içeri o girdi. Melih. Lanet ettim içinden, neden sınıf değiştirmedim acaba diye. Evet hayatımın içine eden kişi Melih’ti. Pislik adama bir yıl platonik kalmıştım ama sonunda açıldığımda o da benden hoşlandığını söyledi. Her şey mükemmel giderken bir gün bir fotoğraf aldım bir numaradan. Kafası bir kızın dizine konmuş olan Melih.

*:Merhaba tatlım,sevgilin şuan benimle lütfen zevkimizi yaşamamıza izin ver. Vermesen bile sevgilin seni aldatmaya devam edicek. Sen ona layık değilsin ucube suratlı. Hadi git ağla bizi rahatsız etme.

Bu mesajdan sonra hiçbir şey demeden hem bu numarayı hem de o pisliği engellemiştim. Hayatıma bir pişmanlık daha katmış olmuştum. Bu şekilde de hayatıma devam etmeye çalışıyordum. Edecektim de hiç kimse umrumda değildi. Psikolojik olarak daha yeni düzelmiş olsamda. Onu görünce sınıf listesini bir kenara koydum ve yerime oturdum. Sınıf bir anda sessizleşince ikinci defa açılan kapı herkesi ürpertmişti. Yeni gelen çocuktu bu Arif.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.