Güzeller güzeli karımın yüzüne saçların ve vücuduna kontrol ettiğimde aşırı gerçekti. Üzerinde o öldüğü güne ait siyah kıyafeti vardı. Merve daha fazla dayanamayıp ayağa kalktığında "ben güllerin yanına gideceğim hayatım" dediğinde o an ki korkuyla bağırarak "HAYIR! GİDEMEZSİN!" dediğimde Merve ilk defa irkilip geri çekildi. Vücudu korkudan titremeye başladı. Karıma ilk defa bağırdım ve kendi isteğimle değil.... hemen yanına gelip sarıldığım ardından yatağın yanında olan tekli koltuğa oturtturdum. Dizlerini üzerine eğildim sarıldım bir dakika boyunca öyle durduk Merve bir şey demedi. Ardından başımı kalkdırıp elini alıp öperken yüzüne baktım (resimdeki gibi hatırlatmak karakter Kerem ile Merve'nin yüzünü göremediğimiz için yüzünü siz hayal edin)

O an tekrardan deja vu hissettim. Önceden yaşadıklarım hızlıca düşüncelerimden geçti. Biraz mahçup hissederek
Kerem: öncelikle özür dilerim amacım asla bağırmak değildi
Merve: neyin var? bu gün bi garipsin
Kerem: şuan ben daha ne olduğuna bile tam kavrayamamışken sana anlatmam uygun olmaz.
Merve: peki nasıl istersen
Kerem: özürümü kabul ettin mi karıcım?
Merve: tabiki de ettim hata edebilirsin sorun yok
Kerem: ah güzel karım
O an karımın dizlerine tekrardan sarıldığımda güzel elleri saçlarımı okşamaya başladı. Ortam çok güzeldi dışarıdan gelen kuş ve rüzgar sesi. Merve "ne olduğuna dair bulduğunda bana anlatmanı istiyorum" dediğinde yüzümü kaldırıp yüzüne baktım. Elimi yanağına koydum okşarken Merve'de kendi elini benim elimin üzerine koydu. Gülümsedim ve "tabiki de anlatacağım senden neden saklayım ki?" dediğimde Merve'nin yüzünde gülümse oluştu.
Aniden evin içinden ayakkabı adımların sesleri geldi. O an düşündüğün karımı öldüren mafyalar mı geldi? Hızlıca ayağa kalktıp yatağın dibinde olan karımın kol çantasını alıp geçirdim. Merveyi kucağıma aldığımda Merve'nin yüzündeki şaşkınlığı belli oluyordu "kocacım neler oluyor? Neden beni kucağına aldın?" dediğinde "sadece sessiz ol boynumdan sımsıkı tuttun ve buradan hızlıca çıkmalıyız" dedim. Merve bir şey demeden tamam şekilde başını salladı.
İkinci kattayız buradan çıkış yolumuz yok. Önceden yaptığım hatayı aynısı yapamazdım. Bu yüzden mafyalara görülmeden birinci kata inip oradan koşarak uzaklaşacağız. Kapının ucunu açtığımda karşı karidordan kapısı azıcık açık kalmış içerisi görünüyordu mafyalar kütüphanedeydi. Güzel derin nefes aldım odadan dışarıya çıktığımda adımlarımı o kadar dikkatli yapıyorum ki bir tane ses çıksa mafyalar işimizi bitirirdi.
Merdivene geldiğimizde tekrardan yavaşca ine ine arkamı kontrol ede ede inmeye başladım. Tam ana karidora geldiğimizde karşımızda çıkış kapısı vardı. İçimde çocuk gibi çığlıklar atıp seviniyordu. Karım ise öylece sessizce duruyor ne olduğunu anlamıyor. O güzel gözleri görmesede beni dinliyor vücudumdaki heyecandan anladı. Bu yüzden Merve nedeni bilmeden yüzünü gülümseme oluşturdu. Çıkış kapısının önüne geldiğimde yavaşça açtım. Arkamı kontrol ettiğimde hiç kimse yoktu mafyalar hala kütüphanedeydi. Dışarıya adımı atar atmaz koşmaya başladım.
Arabamızın olduğu yere vardığımda mafyalar yoktu. Buda beni mutlu etti önceden arabamızın yanındaydı. Sanırım diğerleri sonra geldiğinde arabamızı mahvetmişlerdi. Şimdi arabamız sapasağlam duruyor hızlıca içeriye girdiğim karımı öne oturtturdum ardından hızlıca şöfor koltuğuna oturdum.. Merve'ye dönüp saçını okşadım "kemerlerinizi bağlı ve hayatımda ilk defa çok hızlı süreceğim şimdiden sağlayım sıkı tuttun" dedim. Merve bir şey sormadan düşündü ve "tamam" diyip sıkı tuttundu. Bismillah diyerek gaza bastığımda oradan uzaklaştım. Aynadan arkaya baktığımda mafyalar arabasının sesinden dolayı pencereden baka kalmışlardı.
Yolda dikkatli ve hızlı sürerken gözlerimden sessizce gözyaşlarım dökülüyordu. Yaşadığım sevinç mi için mi? yoksa önceden yapamadığım için karımı ölmesini izlediğim için mi? ağlıyordum belli değildi. Merve görmesede kulakları sağlamdı. Merve yanağımı bulmaya çalışırken sol elimle tuttup öptüm.
Merve: neden ağlıyorsun ağlama
Kerem: b-ben artık bilmiyorum
Merve: kocacım.... uzaklaştıysak yavaşla korkuyorum
Kerem: ah doğru tamam bi saniye arabayı değiştirmemiz lazım
Merve: bunun bir nedeni var dimi?
Kerem: evet
Merve: tamam ne yapacaksın peki şuan biz neredeyiz?
Kerem: yakınımızda bir araba deposu var. Orada büyükdedemdan kalma 60lar tarzı sapasağlam araba var onu alacağız.
Merve: tamam
Araba deposuna gelmeden önce biraz uzakta olan ormanın içinde arabayı yaktık. Tabikide doğaya zarar vermeyecek şekilde. Merve elimden tuttu "şimdi? Araba deposuna doğru yürüyeceğiz? Ne kadar uzaklıkta?" dediğinde onu kucağıma aldım "30 dakikalık uzakta bu yüzden biraz kucağımda olacaksın ormanın içinden yürüyeceğiz arabaların olduğu yolda değil sonra birlikte yürürüz" dedim. Merve tamam kafasını salladı.
DEVAM EDECEK

