Eymen bey:
Günaydın Kayra.
Kayra:
Günaydın.
Eymen bey:
Akşam 8 gibi alırım seni:)!
Kayra:
Gerçekten hiç gerek yoktu aslında kendim de gelebilirdim.
Eymen bey:
Ben davet ettim ben alırım seni.itiraz kabul etmiyorum.!
Kayra:
Tamam o zaman saat 8 de hazır olurum. Tekrar dan teşekkür edıyorum!
Eymen bey:
Ne demek, rica ederim.
Saat 8 e az kalmıştı siyah kumaş pantolon üzerine de beyaz salaş bir gömlek giydim takılarımı takıp son olarak da aynanın karşısında saçlarımı şekillendirdim ve dudaklarıma abartmadan parlatıcı sürdüm.
Telefonuma gelen aramaya baktım Eymen beydi çok bekletmeden açtım "Hazırsan in aşağıdayım" dedi. Tamam diye cevaplayıp askıdan Montumu aldım ve ayakkabılarımı giyip dışarı doğru çıktım.
Arabaya bindim ve Eymen beye baktım bi kaç saniye. Çoookk yakışıklı olmuştu giydiyi siyah takım ona bayağı yakışmış di kolarını saran ceket kaslarını oraya çıkarıyordu.Büyülenmiş gibi baktım.
"Çok güzel olmuşsun" dedi bana bakarak. "Teşekkür ederim, sizde çok iyi görünüyorsunuz, bu arada Doğum gününüz kutlu olsun nice yıllara." Diye ekledim.
Yola çıkmıştık ve bi an Hediye almayı unuttuğum aklıma gelmişti.
Ortada zaten olan tuhaf ortamla daha da gerilmiştim ve söze başladım "Eymen bey bişey demem gerekiyor?!" Dedim çekinerek. "Tabi Kayracığım buyur" "Şey ben....ehh... şey ben size Hediye almayı unutmuşum ama telafi edeceğime dair söz veriyorum.!" Diye konuştum tek nefeste. Güldü! "Senden Hediye istemedim ki zaten, inan bana senin varlığın bile beni mutlu eder." Dedi.
Mekan çok elit bir yerdi ilk defa böyle bir yere gelmiştim iş yerinden herkes buradaydı, hepsi kendi aralarında sohbet ederken ben tek başıma oturuyordum.
Deniz de sonradan gelmişti onu bekliyordum zaten, çünkü kafa dengi olduğu için ancak onunla eğlenebilirdim.
Eymen beyi fazla göremedim başka arkadaşları da vardı o yüzden onlarla birlikteydi çoğunlukla. Normalde içen birisi değilim, ama Denizin ısrarıyla 1 bardaktan bişey olmazdı derken 3-4 bardak oldu. İçkiye dayanıklı hiçbir zaman olmamıştım.
Dolaylı olarak baya kafam güzeldi. Ama yinede gözüm hep Eymen beydeydi, tuhaf di neden ona bakma isteği vardı içimde. Denizle yan yana oturuyorduk çok koyu sohbet ediyorduk, ki yinede arada gözüm Eymen beyi arıyordu ama fark etmemiştim önce ama oda sürekli bana bakıyordu gözlerimiz her seferinde buluşuyordu. Saat iyice geç olmuştu bir kaç kişi gitmişti çoktan. Ama Deniz le daha konuşuyorduk ıkımız de bayağı sarhoştuk, anlamamıştım ama Denizin eli sürekli bana dokunmuştu, omzuma , bacaklarıma, kollarıma ve ben sarhoşluğuna vermiştim.
Ama farkında olmadığım bişey vardi Eymen beyin sürekli bizi izlemiş olması. Denizin bana karşı ki yaklaşımı görmüş ve buna nedenini anlamadığım bir şekilde sinirlendi. Bir hışımla yanımıza geldi sinirliydi damarları şişmişti çenesi kasılmış adam kolumdan sıkıca tutup beni tek hareketle kaldırdı "Ne oluyor burda" diye sordu kısık bi sesle. Deniz sarhoş olduğu için pek bişey anlamamıştı, cevap vermedi.
Beni arabaya sürükledi ve beni öne oturttu kemerimi bağladı, ben ise sarhoşluğun etkisiyle sadece öylece durdum, sinirli adam şöför koltuğuna oturdu ve öfkeyle soludu " Özür dilerim, Kayra seni onunla öyle görünce ben...ben dayanamadım kusura bakma." Dedi. Ve kafamın yerinde olmadığını fark edince arabayı çalıştırdı ve sürmeye başladı. Uyukluyordum biraz ve konuşmaya başladım " Eymen bez siz...siz varya çok çookk yakışıklısınız gerçekten maşallahınız var, Taş gibisiniz. Tüm gece size baktım ama siz hiç gelmediniz yanıma" diyerek büzdüm dudaklarımı acaba sabah uyanınca bunları hatırlayacakmıyım??
"Öyle miyim gerçekten" diye sordu gülerek.