İçeriğe geç

Yeni Biri

Bölüm 1 · 7 dk okuma

Yeni Biri

Bölüm 1

Dava

Yeni biri☆☆☆

Sahil kenarında ki küçük bir kafede çalışan Miray; Üniversiteyi bitirmesine rağmen kendi alanında -cinsiyet farklılığından dolayı- bir türlü iş bulamamıştı.

Sık sık sahil kenarında ki spor merkezine gelen Fatih ise; Babasının ona bıraktığı Holding' in yöneticiliğini, Zengin çocuğu kasıntılığını göz ardı etmeden yerine getiriyordu.

.....

Sabah 08.30 gibi Miray işe gitmek için evden alel acele, şapkasını başına geçirip çıkar. Çok az vakti kalmıştı işe yetişmek için. Cebinden çıkardığı anahtarla arabayı çalıştırıp kendisine konulan hız sınırını aşmak zorunda kalarak yola koyuldu. Sahilde ki otoparkta telaşla bulduğu yere giriş yapmak için hamle yaptı fakat o sırada çıkmakta olan lüks bir arabaya çarptı.

Fatih: Hopp! ne yaptın sen! Fatih inip arabasına çarpan arabaya bakmadan önce ultra lüks arabasında ki hasara baktı.

"Kimin arabasına çarptığının farkında mısın? kırdın arabanın arkasını be!!"

Miray arabayı tümüne park edip takmadan fatihin yanına ilerler. Ne de olsa fazla çarpmamıştı! Azcık ucundan...

Miray: Bilerek mi yaptık bee pardon! Hem kimin arabasıymış?

Fatih: Fatih Saraçlının arabası. Bu araba kaç para biliyor musun sen? Kendi arabanı satsan bu küçük parçayı bile yaptıramazsın.

Miray Fatih'in bu söyledikleri karşısında şok olmuş bir o kadar da sinirlenmişti. Parasıyla övünen zengin cücülerinden oldu olasıya hep nefret etmiştir.

Miray: Bana bak zengin cücüğü seninle uğraşamam zaten geç kaldım.

O sırada otoparkın hemen yanında olan hafif lüks kafenin bir çalışanı sigara molasına çıkmış - iş başlamadan- tartışma ortasında ki geç kalmış Miray'ı görünce telaşla seslenir;

X: Miray!! heyy Miray Ar patron çağırıyor, kovulmak mı istiyorsun sen!

Miray: Tamam geliyorum. Diyerek bağırdı garson arkadaşına.

Tekrar Fatih'e dönüp " Benim gitmem lazım Fatih Saraçlı, hem zengin değil misin yaptır işte, nasıl olsa paranız bitmez sizin!" demişti son bir kez nefret dolu bakışlarını Fatih'e gönderip, başındaki şapkayı çıkarırken oradan uzaklaşmıştı.

Katı kuralları vardı bu küçük kafenin. Sonuçta zenginlerin geldiği bir yerdi. Miray'ın burada çalışması bile mucizeydi ki En ufak bir hatasında affedilmeyeceğini çok iyi biliyordu. bu yüzden kafede normal hayattan daha nazik bir o kadar da sabırlıydı.

Miray'ın arkasından şaşkınlıkla baka kalan Fatih sinirle "Sen görürsün Miray Ar!" Demişti arabasına son bir kez bakıp geri binmiş, oradan uzaklaşmıştı...

....

Fatih, Miray'ı ilk fırsatta dava etmiş, artı olarak da bir miktar! -Miray'ın ödeyemeyeceği kadar- para talep etmiştir. Numarası ve ev adresi olmadığı için kağıdı çalıştığı kafeye göndermiştir. Çalışanlardan biri Miray'ı bulamayınca zarfı patronuna vermiş, bunu fırsat bilen patron, Miray'ın dava edildiğini duyunca hiç gecikmeden Miray'ı işten çıkarmak için işlemleri başlatmıştı bile...

Miray 1 saat sonra kafeye gelmiş olaylardan habersiz bir şekilde işine başlamıştı.

X: miray bu kağıt sana geldi bu arada patron kağıdı görünce...

Miray: Dur devam etme!

X: Kovuldun!

M; n ne!! ya siz, siz neden her şeyi patrona ispiyonluyorsunuz be, bilerek yaptınız değil mi? Beni işten kovmak için fırsat kolladığını biliyorsunuz!

Sitem nefretle arkadaşlarının yüzüne kükremiş elinde ki zarfın içerisinde ki kağıdı okumuştu.

" Ulan fatih, manyak adam, bunun için dava mı edilir! "

Müdürün odasına yönelirken söylenmeye devam ederken saniyelik olarak durup en hanımefendi halini takınıp kapıyı tıklayıp içeri girmişti. Bir ümit belki kovmazdı!

....

P: Kovuldun Miray daha neyin ısrarı bu?

Miray: Ya Patron benim suçum yok ki yanlışlık oldu hem bunun işle ne alakası var? Lütfen bu işten de kovulursam biterim ben.

P: Üzgünüm Miray sende biliyorsun katı kurallarımızın olduğunu.

Alaycı bir şekilde konuşan patronunun yüzüne koca bir yumruk atmak şuan yapmak istediği ikinci şeydi. Birinci ise Fatih' in yüzüne koca birkaç yumruk atmak istiyordu.

Miray: Aaaahh! Aman be gören de ultra lüks Otel yönetiyorsunuz sanacak. Çok ararsınız ama benim gibi bir mühendisi!! demişti odadan çıkarken. Mühendislik bu kafe için ne değiştirecekse artık!!

Kafe den çıkışını alıp uzaklaşmıştı oradan fakat yine de fazla uzaklaşamamış sahile inmişti. Sistemli ve ağlamaklı bir suratla adımlarını yavaşlatarak söylenmeye ara vermeden geziniyordu.

" Allah'ım ne yapacağım şimdi ben! Babama ne diyeceğim şimdi söz de vermiştim ona nasıl söylerim." Elinden hiç bırakmadığı zarfı tekrar açıp kağıtta yazan o korkunç rakamlara baktı. İş belki bulunur da bu parayı nereden bulacaktı? Daha doğrusu bu parayı ödemek için kaç ay çalışması gerekecekti.

Saatlerce sahil kenarında dolaşıp bir çare ararken Fatih züppesinin buralarda olma olasılığını göz önünde bulundurarak yorgunluğun ve stresin verdiği bir ağırlıkla saatlerce dolanmıştı fakat artık eve gitmesi gerekiyordu, hava kararmıştı bile. Tüm gününü kara kara düşünerek geçiren Miray artık hesap vaktinin geldiğini düşününce duygu patlaması yaşayıp ağlamaya başlamıştı. Ne zamandır ağlamıyordu? Hiç onluk bir şey değildi zor durumda ağlamak ama birikmişti göz yaşları. Aksilikler de hep onu bulurdu ya daha da sinirlenip daha da fazla ağlamaya başladı. Başını önüne eğmiş, ağlayarak yürüyordu, yürüyecek takati de kalmamıştı. Karanlık denizin hırçın dalga seslerini dinleyerek haline üzülüyordu.

O sırada birine sert bir şekilde çarpmış, çarpmanın etkisiyle yere düşmeye ramak kala dengesini sağlamış fakat şapkasının başından düşmesini engelleyememişti.

M: Yavaşşş!

Yaşlı ve şaşkın gözlerle Başını kaldırıp ona çarpan duvar ile tartışmaya başlayacakken karşısında ki kişiyi görünce hem sevinmiş, hem de sinirlenmişti.

Miray: Sen! Buldum seni sonuda!

Ulan sen varya bitirdin beni, niye yaptın bunu? Senin yüzünden işimden oldum, ne diyeceğim şimdi babama hee?

Sesi biraz yüksek çıkmıştı ama tüm sinirini karşısında duran Fatih'in saçlarını yolarak da çıkartabilirdi. Buna dua etse yeriydi. Yorgunluk ve öfke karışımı bir bakış sergilemişti neye uğradığını şaşıran Fatih'e

F: T tamam dur.. dur sakin ol! Ne oldu? ne yaptım ben? "

"Ne mi yaptın! hahahahaaa" Sinirden yumrukları sıkılaşan Miray kendine hakim olamamaktan korkuyordu

" Dalga mı geçiyorsun benimle sen? Dava ettiğin için işten kovuldum, bir de kafeye göndermişsin, bilerek yapmışsın işte. Alt tarafı küçük bir işim vardı senin yüzünden o da yok artık." Sesinin son anda titremesine engel olamamıştı. Çok doluydu ve bir o kadar da korkuyordu.

F: Hayır, yokk bı sakin olsana sen. Diyerek Miray' ı banka yönlendirmeye çalışsada başaramamıştı.

" Bak, amacım işten kovulman değildi tamam sakin ol. Adresin yoktu ne yapabilirim mecbur oraya gönderdim."

" Ne mevburu Yaa dava etmek zorunda mıydın?" Fatih kızgınlıkla cevap verecekken tartışmanın gideceği yeri fark etmiş karşısında ki o ukala kadının bu hallerinden fazlasıyla etkilenmiş ve duraksamıştı. Kötü biri değildi kendisi, kimsenin hayatını bu denli etkilemek ve zarar vermek istemezdi. Paraya da ihtiyacı yoktu fakat haklarını kullanmak istemesi de gayet doğaldı. Üstelik ukalaca davranıp bunu yapmasına teşvik eden de oydu.

Miray Fatih' in cevap vermesini beklerken göz yaşları ondan habersiz tekrar akmaya başlamıştı.

" Bakk lütfen davadan vazgeç, bu davadan babamın haberi olmaması lazım ben sana ödeyeceğim bir şekilde bu parayı ama davadan vazgeç. "

Fatih taviz vermek istemiyordu fakat gidişattan ve o hırçın kızın kedi yavrusuna dönmesinden etkilenmişti.

Fatih: Kovuldum demedin mi nasıl ödeyeceksin?

Miray sinirle " Tabi ya hatırlattığın iyi oldu! İş bulup ödeyeceğim işte oldu mu? Ama tabi sende haklısın, bu devirde iş bulmanın ne kadar zor olduğunun sende farkındasın!

F: Peki tamam numaranı ver!

Fatihin söylediği şeyle kocaman olmuş gözlerini yavaşca kısarak fatihe bakmıştı. Miraydan numarasını istemek ha!! Çok cesaretlisin Fatih!

M: Ne numarası lan! Dayak istiyor canın heralde, ne sandın sen beni? Seni burda bir döverim görürsün numarayı... Ellerini Fatih'in yakasına çıkaracakken bileklerinde hissettiği eller ile duraksamıştı

F: Sabrı mı zorluyorsun artık bir dur da dinle anlaşma yapmak istemiyor musun?

M: N ne anlaşması

F: Ben bir çözüm bulup sana geri dönüş yapacağım, onun için numaran lazım.

M: çözüm davayı geri çekmen dedim ya!

F: Yok öyle ucuz kurtulmak anlaşma istiyorsan ver numaranı yoksa babana durumu nasıl açıklayacağını düşünürsün.

"Seni ben..." Duraksadı Miray, bunu kabul etmekten başka çaresi yok gibiydi. Bıkkınlı ve yorgunlukla son bir kez Fatih'i süzüp gözlerini devirerek Telefonu Fatih'in elinden alıp numarasını girmişti.

Fatih numarayı kaydederken Miray o sırada dağılan saçlarını arkaya atıp düşen şapkasını yerden alıp temizledi.

F: Nasıl birisin sen ya? Merakla ve keyifle Miray'ın elinde ki şapkaya bakıp konuşmuştu.

M: Nasıl yani nasıl biriymişim? Sanki az önce bağrış çağrış adama saldıran kendisi değilmiş gibi oldukça sakindi. Aslında yorgundu ve artık evine gitmek istiyordu.

F: Yani bu tarzın, tavırların... Senin gibi bir tip pek görülmez

M: Sana ne benim tarzımdan sen kendi tarzına ve ukala tavırlarına bak. Güzel haberlerini bekliyorum haydi eyvallah!

Gözlerini son kez Fatih'in gözlerine nefretle çıkarıp şapkayı salık saçlarının üzerine takıp geldiği yöne doğru adımlarını atarak hızla oradan uzaklaşmıştı.

Fatih arkasından bakarken bir süre uzaklaşmasını beklemiş, ellerini ceplerine koyarken "Görürsün sen Miray Ar!" demiş sırıtarak oradan uzaklaşmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.