Natalia elinde bir bavul ile Alfea'nın bahçesine girdi. Açılış töreninden önce eşyalarını yerleştirmek için bayan Griselda’dan oda numarasını aldı. Odaya girer girmez gördüğü ilk şey: uzun boylu, atletik fizikli, sarışın büyüleyici bir kız. Natalia gülümseyerek konuşmaya başladı.
N: “Merhaba ben Natalia”
Sarışın kız ona tuhaf bir bakış atarak cevapladı.
L: “Lucy”
Lucy masadan telefonunu aldı ve sessizce yatak odasına yöneldi. Natalia oda kapısının girişinde öylece kalakaldı. Biraz daha sıcak bir karşılama beklediği aşikardı. Natalia hoşuna giden bir yatak odasını kendince kendi yatak odası olarak belirledi ve eşyalarını yerleştirdi. Etrafta Lucy dışında başka biri yoktu.
Açılış törenine yakın bahçeye indi ve yerine oturdu fakat açılış töreninden çok cenaze töreni gibi bir hava vardı. Müdüre Faragonda kürsüye çıktı.
F:”Yeni gelen tüm perilerimiz okulumuza hoş geldiniz. Öncelikle geçen sene Magix’e yapılan saldırıda.. “
Faragonda’nın sesi hüzünlü ve ağır bir tını taşıyordu. Tüm öğrenciler kafasıno öne eğmişti fakat ön sıralarda sarışın bir kız ayağa kalkmıştı. Natalia onu görünce hemen tanıdı bu Lucy'di. Faragonda devam etti.
F:cesurca savaşıp vefat eden tüm öğrencilerimizi ve onların yanında savaşıp hayatta kalmaya başaran tek öğrencimiz Lucy'i başarıları adına takdir ediyorum. Onlar bir perinin ne kadar cesur ve fedakar olabileceğini herkese kanıtladı. Alfea’nın tarihine bir iz bıraktılar.. Unutamayacağımız bir iz”
Andros’un diğer şehirlere göre daha izole altında olması yüzünden bunlardan haberi olmayan Natalia şok geçirmişti. Gerçek bir saldırıda cesurca savaşan bir peri ile aynı odayı paylaşıyordu bu onu ne kadar heyecanlandırsa da kayıplar yüzünden de hüzünlüydü.
Tören sonrası tüm öğrenciler odalarına girmişti. Doğal olarak Natalia’da odasına gitti. Odanın oturma alanı boştu, yatak odasına girdi ve orada kumral fakat saçlarının uçları pembe, orta boylu bir kızla karşılaştı. Kız, Natalia’yı görünce yatağından kalktı ve gülümsedi.
S: “Merhaba, sen oda arkadaşım olmalısın. Ben Sophia Linphea'dan geldim. Bu sene ilk senem olacak buradaki “
Natalia gülümsedi.
N: “Bende Natalia, Andros’dan geldim ve benimde ilk senem demek ayrıca sınıf arkadaşıyız da”
Sophia başını onaylarcasına salladı.
S:”Peki ne perisisin Natalia? “
N:”Bunu bende bilmiyorum.. “
Natalia ayağa kalktı ve dolabından asasını çıkarttı. Bir yandan Sophia acaba onunla dalga geçer mi diye düşünürken asasını göstermek hakkında tereddüt etti. Sonunda elinde asasıyla beraber Sophia'ya döndü.
N:”Sadece asam var.. Fakat onuda nasıl kullanacağıma dair bir fikrim yok. Okuldayız sonuçta değil mi? Elbet öğrenirim herhalde”
S:”Eminim öğrenirsin.. (Sarkastik bir sesle söyledi) En azından havalı duruyor “
Natalia sadece kafasını sallamakla yetindi. Zaten kendisini diğer perilerden şimdiden geri görüyordu. Sophia’nın tepkisi pek şaşırtmamıştı.
S: “Linphea’dan geldiğime bakma doğa perisi değilim.. Ateş perisiyim.”
N: “Bu havalı.. Sanırım. En azından ne perisi olduğunu biliyorsun. Peki odada kaç kişiyiz biliyor musun? “
Sophia biraz düşündü.
S: “Sen varsın.. Ben varım.. Lucy var.. Celestia ve Syndra var. “
N: “Beş kişiyiz yani.. Lucy ile tanıştım fakat diğerlerini bilmiyorum “
Bunu duyan Sophia yatağından kalktı, Natalia’nın elinden tuttu ve yan odaya doğru yöneldi.
N: “D-Dur nereye gidiyoruz?..”
Sophia, Natalia ile beraber odaya girdi.
S: “Kızlar diğer oda arkadaşımızı getirdim. Natalia tanıt kendini” (Sophia kıkırdar)
N: “Merhaba ben Natalia.. Andros'dan geldim” (Natalia ellerini göğüslerinin altında bağladı)
Saçları gece mavisi, altın takılı, gösterişli fakat hafif bir makyajlı kız hafif bir gülümseme ile konuştu.
“Ben Celestia, Solaria'danım” (Celestia diğer yatakta oturan, mor saçlı, sarı gözlü, doğal güzelliğe sahip kıza işaret etti) “Bu da Syndra”
Syndra telefonundan kafasını kaldırmadı pür dikkat telefonuyla ilgileniyordu.
C: “Syndra! Natalia bizimle tanışmaya gelmiş sen telefonuna bakmaya devam ediyorsun. Bu hiç hanımefendice değil.”
S: “Of abartma Celes.” (Natalia'ya döndü)
“Bende Syndra işte. Zenith'den geldim”
Akşamın çoğu zamanı kızların (Lucy hariç) beraber vakit geçirmesiyle geçti. Sophia, telefonuyla uğraşan Syndra'yı rahatsız edip Syndra'nın tepkisinden keyif alıyordu. Bir yandan Celestia ve Natalia beraber çay eşliğinde sohbet ediyorlardı. Natalia ayağa kalktı.
C: “Nereye gidiyorsun? Çayı yeni demlemiştim “
N: “Sadece daha rahat kıyafetlere değişmem lazım. Tekrar geleceğim merak etme. Ayrıca Andros'dan getirdiğim atıştırmalıklardan da getiririm çayın yanına güzel gider.” (Atıştırmalık kelimesini duyunca Celestia'nın gözü bir anda ışıldadı resmen)
C: “Tamamdır! Bekliyorum”
Natalia başını salladı ve odasına doğru yol aldı fakat oturma odasından geçerken oturma odasının camına yaslanmış düşünceli bir ifadeyle yanağından bir yaş süzülen Lucy'i görür. Natalia oracıkta kalakalır.
N: “İyi misin Lucy? Bizle gelip sohbet edebilirsin istersen.. Kafan dağıl-”
Natalia daha cümlesini tamamlayamadan Lucy sözünü böler.
L: “Sadece beni yalnız bırak Natalia”
Natalia bir adım geriye atar, Lucy'nin ona kaba davranmasından kırılmıştı. Fakat Lucy'nin sesi öfke dolu değildi. Sadece kulağa kötü geliyordu.
N: “Biriyle konuşmak istersen.. İstediğin zaman sana kapım açık. Sana yardımcı olamayabilirim fakat en kötü seni dinlemiş olurum”
Lucy camdan dışarıyı izlemeye devam eder.
L: “Teşekkürler “ dedi kısık bir sesle. Lucy'nin sesi birikmişlik doluydu. Natalia ona dokunsa hiç durmadan ağlayacak gibiydi fakat Natalia kafasını salladı ve üstünü değiştirmeye odasına gitti.
Akşam hızlıca geçti. Natalia, Sophia, Syndra ve Celestia odada uyuyakalmışlardı.
Natalia'nın Rüyası:
Yumuşak bulutların üzerindeydim. Yürüyordum.. Bir süre yürüdükten sonra altın şerit ve sütunlarla dolu görkemli bir yola ulaştım. Yürümeye devam ettim… sonunda bir salona ulaştım.. Gördüğüm en görkemli salon olabilirdi. Merkezinde altından yapılmış bir çeşme, çeşmeden akan berrak su. Sonrasında bir silüet belirdi.
Silüet: “Ben Altın Krallığın Perisi Arcadia. Şuana kadar Magix'te Sirenix Perisi Daphne ile beraber 9 Su perisi bulunmaktaydı.. Hepsi lanetliydi.. Daphne lanetinden kurtuldu fakat artık Sirenix'in perisiydi.. Ve artık Magix'in yeni bir Su Perisine ihtiyacı var. Natalia… sen en az Ejder Ateşi kadar güçlü Su Yıldızlarının perisi ve bekçisisin..”
Bu ses kafamda yankılandıktan sonra her yer dönmeye başladı.. Bir anda Andros Prensesi Layla'nın beni kurtardığı zamana gittim.. Winx Valtor'a karşı Su Yıldızlarını kullanıyordu.. Sonrasında büyük bir patlama oldu fakat yerimden oynayamıyordum.. Kaçmak istiyordum fakat kaçamıyordum ve her şey suya gömüldü…
Celestia, uyurken kıvranan ve homurdayan Natalia’yı fark etti ve onu uyandırmak için dürtmeye başladı.
C: “Natalia uyan”
Celestia panik yapar ve daha yüksek sesle konuşur.
C: “Natalia kendine gel!”
Natalia anlam veremediği rüyasından terler içinde uyandı.
Tam tamına dört gün geçmişti. Natalia sürekli anlam veremediği rüyasını her gece görmeye devam ediyor her seferinde terler içinde uyanıyordu. Bu dört gün içerisinde dersler sonrasında Lucy dışındaki diğer kızlarla vakit geçiriyor onlarla olan arkadaşlık bağını güçlendiriyordu. Natalia derslerde o kadar da iyi bir performans sergileyememişti daha diğer kızlardan çok daha gerideydi. Daha bir peri mi ondan bile emin değildi… sadece asası vardı onuda kullanabileceği bir fırsatı henüz olmamıştı.
Cuma sabahı, Natalia yine anlam veremediği rüyasından uyanmıştı. Güzel bir duş sonrasında Profesör Wixgiz’in dersi için hazırlanıyordu. Hazırlandıktan sonra odasından çıktı ve diğer kızları kontrol etti fakat Syndra dışında tüm kızlar çıkmıştı. Syndra da horul horul uyuyordu. Natalia, Syndra'nın dersi ekiceğinden emin olduğu için onu uyandırmadı. Profesör Wizgiz’in sınıfına doğru yürürken koridorda okulda kendilerini Mean Girl sanan Chayla ve Yareth’nin konuşmalarına kulak misafiri oldu.
C: Şu dünyadan gelen kız çok korkutucu değil mi? O emo saç ve tarz tiksinç cidden.
(Chayla gözlerini devirdi.)
Y: O emo kaltak kendini havalı sanıyor meymenetsiz.
Natalia daha önceden dünyadan gelen birisi olduğunu duymamıştı. O kızın kim olduğunun merakıyla beraber Wizgiz'in sınıfına girdi ve yerine oturmadan önce bir kız onun dikkatini çekti. Siyah küt saçlı ve düşük bel pantolon ve çok demode bir T-shirt giyen bir kız. Bu kız büyük ihtimalle Briar ve Stayc'nin bahsettiği kızdı. Natalia sıcak bir gülümsemeyle kızın sırasına yöneldi.
N: Merhaba, seni ilk defa görüyorum adın ne acaba?
Kız şaşırdı fakat Natalia' ya hafifçe gülümseyerek konuştu.
E:Ben Elara bende seni ilk defa görüyorum. Senin adın ne peki?
N: Natalia
Natalia ve Elara tokalaşırlar.
N: Memnun oldum.
E: Bende (kıkırdar) Sen o meşhur boyu kadar asa taşıyan kızsın değil mi?
N: Evet (hafifçe güler) Nerden geldin bu arada?
Elara biraz çekindi sonrasında konuşmaya başladı.
E: Dünyadan geldim, yeryüzü perilerinin geçiçi Kraliçesi Nebula'nın kızıyım.
Natalia şaşırdı.
N: Bayan Roxy'yi son yeryüzü perisi sanıyordum
E:Öyleydi… ancak ben doğdum işte
Elara gülümser.
Profesör Wizgiz içeri girer.
W: Evet kızlar herkesi yerlerine alayım.
Celestia gözleriyle Natalia’yı arar onu sınıfın arka tarafınds görür elini kaldırıp ona seslenir.
E:Nata biz burdayız, gel!
Natalia gülümseyerek Celestia’ya kafasını ssalladı sonra tekrar Carina'ya döner.
N: Sonra görüşürüz o zaman. (Gülümser)
E: Görüşürüz. (Elini sallar)
Natalia Sophia ve Celestia'nın yanlarına oturur.
N: Syndra yine dersleri mi ekiyor?
C: Bu kızın umursamaz tavırları beni öldürecek bir gün. (Celestia kollarını göğüslerinin üstünde bağlar)
So: Hadi ama Celes kim sabahın köründe şu bücür herife katlanmak ister ki? Profesör Palladium olsa neyse ne.
Profesör Wizgiz sesini temizler.
W: Sophia ne dediğini duyuyorum canım.
Sophia şaşırır ve şapşalca güler.
S: Kusura bakmayın~
W: Her neyse. (Kürsünün üstüne çıkar) Bugün resmi olarak yeni senenin ilk haftasını tamamlıyoruz. O yüzden Müdüre Faragonda tarafından okul bahçesinde akşam Alfea öğrencilerine özel kutlama gerçekleşecektir. Unutmayın kızlar.
Tüm kızlar şaşırır ve kutlama hakkında konuşmaya başlarlar.
S: Acaba ne giysem..
N: İlk haftadan bir kutlama beklemiyordum..
C: Çay vardır umarım..
Zaman akıp geçer.. Akşam olur. Celestia, Sophia ve Natalia kutlama için süslenmişlerdir. Zorla yataktan kaldırılan Syndra homurdanarak diğer kızlarla bahçeye indi. Tüm okul bahçede eğleniyordu. Müzik, dans ve eğlence her şey tıkırında ilerliyordu.. Ta ki o ana kadar..
Syndra telefonunu odasında unuttuğu için kızlarla beraber dedikodu yaparak okulun koridorlarında odasına doğru ilerliyordu.
So: Of hala Chayla'nın gizlice Kızılçeşme uzmanlarından olan manitasının buraya gizlice gelmesini aşamıyorum. Reziller ya.
N: Okula izinsiz birisini sokmak yasak değil mi ya?
Syndra kıkırdadı.
Sy: Chayla'nın azgınlığı yasakları dinlemiyor sanırım..
Sophia ve Natalia kahkaha patlatır. Celestia başı dik bir şekilde yürürken konuşmaya başlar.
C: Senin gibi bir genç kıza böyle kelimeler yakışmıyor Syndra.
Kızlar merdivene yaklaştığında merdivenden inen Lucy'yi görürler. Celestia Lucy'yi görünce yumruklarını sıkar.
C: Bak bak bak.. Kimler varmış burada Lucy mi diyelim yoksa gaziymiş gibi davranan korkak kaşar mı? Ah tatlım herkes seni kahraman sanıyor..
Tüm kızlar büyük bir şok geçirir. Syndra'nın gözleri genişler, Natalia ne duyduğuna inanamaz ve Sophia içtiği içeceği yutamadan tükürür. Hepsinin gözleri Lucy'i izler gelecek cevabı beklerler.
L: Kes sesini Celestia
Celestia'nın gülümsemesi genişler.
C: Ne oldu tatlım? Herkes seni gazi sanarken bazılarının senin hakkındaki gerçekleri bilmeleri seni üzdü mü yoksa? (Celestia sarkastik bir şekilde söyler)
Lucy anlık sinirle Celestia'ya tokat atar.
L: Haddini aşma!
Celestia bir eliyle yanağını tutar ve bağırmaya başlar.
C: KORKAKLIK YAPIP İNSANLAR ORADA CANLARINI VERİRKEN SAVAŞTAN KAÇMASAYDIN O ZAMAN SENİ KAHROLASI PİSLİK!
Celestia Lucy’nin üstüne yürümeye başlar fakat Syndra ve Natalia şaşkınlıkla beraber onu omuzlarından tutar. Lucy ise bir yandan uzaklaşmaya çalışır.
C: O LANET KATİLLERDEN HİÇBİR FARKIN YOK KORKAK UCUBE!
Celestia'nın gözlerinden yaşlar akmaya başlar, dizlerinin üstüne çöker ve elleriyle yüzünü kapatıp ağlar. Kızlar apar topar Celestia'yı odaya çıkarır ve onu sakinleştirmeye çalışırlar. Natalia Celestia'ya bir bardak su verir Celestia suyu içmeye başlar ve bardağı komidinin üstüne koyar ve yaşlarını siler. Sophia Natalia ve Syndra sessizdi hala olayın şokunu atlatamamışlardı. Celestia ayağa kalkar göz yaşlarını siler ve camdan dışarı bakarak konuşmaya başlar.
C: Özür dilerim kızlar… Bunları duymanızı istemezdim fakat kendime hakim olamadım..
Natalia ayağa kalkar ve Celestia'nın omzunlarına ellerini koyup ona destek olur.
N: Ne özürü bir sorun yok.. Değil mi kızlar?
So: Unuttum bile
Sy: Neyi unutmuştuk ki?
Celestia omuzlarını silker, Natalia ellerini çeker.
C: Lucy ile aramda ne var merak ediyorsunuz değil mi?
Sophia heyecanlanır
So: Hemde çok..
Natalia Sophia’ya uyarıcı bir bakış atar.
So: Sonuçta seni bile çıldırtacak bir olay olmuş.. Merak etmemiz normal. Hepimizin tanıdığı en kibar ve anlayışlı kişi sensin.
Celestia iç çeker.
C: Peki anlatacağım fakat beni bölmeyin..
Kızlar kafasını sallar, Celestia camdan dışarıyı izlerken konuşmaya başlar.
C: Ben Solaria’da Işık Muhafızları adı verilen soylu bir aileden geliyorum.. Hatta artık varisleriyim de.. Geçen yıl Magixte gerçekleşen savaşta ablam Solene'de yer aldı.. Bende oradaydım. Ablam Solene ve Lucy aynı arkadaş grubundaydılar.. Bizler gibi… (Kızlar şaşırarak dinliyorlardı) Lucy ile ablam en yakın arkadaşlardı hatta o yüzden Lucy'yi bende daha öncesinde tanıma şansı elde ettim.. Ablam Solene liderleriydi.. Onlar sadece peri kızların arkadaş grubu değildi. Onlar İlk Yıldız tarafından seçilmiş Muhafız Perilerdi. Ablam zaten Işık Muhafızlarının varisiyken İlk Yıldız tarafından seçilen ilk Peri Muhafız’da oydu.. Üstünde büyük bir yük vardı.. (Celestia'nın sesi titrer, gözleri dolmaya başlar) O akşam.. Keşke o akşamı bir şekilde geri alabilseydim (Celestia'nın sesi kırılır ve ağlamaya başlar) O akşam.. (Natalia Celestia’nın omuzlarını sıvazlar.) Bende oradaydım. Cadıların Kraliçesi, Kraliçe Cerise ve onun cadıları, kara büyücüleri ve ruhu sömürülmüş köleleri tarafından Magix'e saldırı gerçekleştirildi. Solene ve muhafız ekibi onlarla savaşmak için oradaydı.. Ablam öncelikle beni korunaklı bir yere götürdü..(Celestia'nın yanağından yaşlar süzülür) Daha dönüşmeyi bile öğrenmemiştim… Bana bir şey olur diye korkuyordu.. Keşke bende onun yanında savaşıp onurlu bir şekilde ölebilseydim. En azından onları izleyebileceğim bir yerdeydim.. Tüm muhafızlar birleşik sihir yapıyorlardı saldırıyı püskürtebilmek için.. Başarılı olmuş gibiydiler.. Fakat düşmanların ardı arkası kesilmiyordu.. Yüzlerce peri.. Kızılçeşme’den yüzlerce uzmanlar.. Ve 5 Muhafız Peri.. Hepsi teker teker ölüyordu… (Celestia'nın sesi iyice kırılmaya başlar) Ablamın.. CANIMDAN ÇOK SEVDİĞİM ABLAMIN ÖLÜŞÜNÜ CANLI BİR ŞEKİLDE İZLEDİM.. (Celestia camı yumruklar) Fakat hiçbir şey yapamıyordum. Sonrasında Lucy'nin savaşmak yerine orada bulunan yüzlerce canı terk ettiğini gördüm.. O korkak kaşar herkesi özellikle ablamı yüzüstü bıraktı.. Sonrasında Winx sayesinde saldırı geri püskürtüldü fakat.. Ablamın katilleri hala yaşamaya devam ediyor... O kaşar Lucy savaşsaydı belki ablam şuan yaşıyor olacaktı.. Bir gün ablamın intikamını alacağıma dair yemin ettim.. O Lucy kaşarına da bir gün haddini bildireceğim.