İçeriğe geç

Yeni Bir Başlangıç

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Yeni Bir Başlangıç

Bölüm 1

Yeni Hayata Sıfır Buçuk Adım

Deniz kenarında ufukta yeni doğan güneşi seyretmeyi özlemişim. Uzun bir koşunun ardından dinlenmeye geçmek ve kuşların cıvıltılarını huzur içinde dinlemek çok hoştu. Kendimi bugün mutlu ve sanki uzun zaman sonra yeni bir hayata başlangıç yapmış gibi hissediyordum. Gerçi Dr. Yasemin Hanım’ın söyledikleri tüm ailemi ve duyan beni seven herkesi mutlu etmişti. Terapinin sonuna gediğimizi ve artık işime tekrar geri dönebileceğimi söylemişti. Neden terapi gördüğümü sanırım merak ettiniz. Siz sormadan ben söyleyeyim: Çok sevdiğim, kardeşim sayabileceğim bir dostumu Hakan’ ı kaybettim. Bir trafik kazası sonucu. Benim için çok zor oldu. Uzun zaman toplum içine çıkamadım, depresyona bile girdim. Yani anlayacağınız son bir yılım çok karanlık geçti. Hayır, yanlış anlamayın Hakan’ a dostluktan başka bir şey hissetmedim. Aramızda aşk gibi şey de yoktu, dediğim gibi kendisini kardeşim gibi severdim.

Bugün eski işime geri dönüyordum; masama, ofis arkadaşlarıma ve üniversiteden sonra o kadar yere başvurmama rağmen beni kabul eden yere –aynı zamanda şimdi tekrar kabul ettiler- . Eve gitmek için geri dönüyorum. Az önce önümden bir şey mi geçti ya da saklanmışta olabilir. Yani bu erken saatler de hele ki yaz zamanlarında çocuklarda olmaz ya, hani yatarlar geç kalkarlar. Kedi köpek herhalde, korktular benden. Eve gidip duş aldığımda kendimi daha iyi hissediyordum. Annemle babam kahvaltı hazırlıyorlardı. Galiba uzun zaman sonraki ilk iş günüm içindi bunlar ama sanki biri eksikti diye aklımdan tam geçirirken kapı çaldı. Sabahın bu saatinde kim gelmişti acaba. Kapıya vuran kişi bilindik bir melodi çalıyordu sanki. Galiba hatırladım, şaka yapıyorum ne hatırlaması adım gibi biliyorum bunu erkek kardeşim Bora’ydı. Kendisi Ankara da okuyordu ama galiba ben yaz olduğundan kendisinin varlığına hâlâ alışamadım. Sabah sabah kendisini beklememe sebebim de var öğlene kadar uyuyor, bu kişinin iş saatine yakın kalkmasını kim bekler. Cevap veriyorum: Kimse! Tüm bunları boş veriyorum çünkü bütün odaları dolaşan ve babamın elinden olduğuna inandığım bir şey kokuyordu, sucuklu yumurta. Ve mutfakta görebileceğiniz en güzel kahvaltı masası, sadece kuş sütü eksik diyemem çünkü abartmış oluruz yani. Bugün galiba her şey çok güzel gidiyor, sonu hayrolsun deyip devam ediyorum. O kadar kötü zamandan sonra rüya gibi herkes mutlu.

Sonunda özlemle beklediğim ofise kavuşuyorum. Son bir adım ve bumm! Galiba konfeti patlattılar. Ama yüreğim ağzıma geldi. Herkesin beni böyle beklemesini düşünmemiştim. Çok büyük bir şevk ile karşılandım. Ve bazı arkadaşlarım- aralarında en sevdiklerim diyebilirim- bana hediyeler verdiler. Patronumuzda gelip bana hoş geldin dedi. Kendisi iyi biridir. Babası yaşlandığı ve sağlık sorunlarından dolayı şirketi ona bıraktı, genç olmasına rağmen bu zamana kadar iyi iş çıkardığı kesin. Bana sorarsanız rakiplerine karşı kurnaz ve akıllı biri. Bunca zaman size işimi çok sevdiğimi, şirkette çalıştığımı da anladınız. Ben bir reklam şirketinde çalışıyorum, bir tasarımcıyım denebilir reklamların tasarımları ile uğraşıyorum. Aslında size kısaca şöyle de anlatabilirim hem şirketin nasıl ilerlediğini de anlayabilirsiniz: 2 metin yazarı var, yapılacak reklamın senaryoları hazırlarlar toplantı da biri beğenilir biz de reklam için kurgulanacak şeylerin tasarımını yaparız diyebilirim.

Başta birkaç tane olan ama ağırlığı zamanla artan hediyeleri masama taşımak zorunda kaldım. İnsan az yardım eder ama yok. Tam hepsini masama koyacakken bir başka hediye gördüm. Etrafıma baktığımda bana bakmaya çalışan biri aradım. Gizli bir şekilde verilen bir hediye. Diğerlerinden çok daha ilgimi çekmişti. Anlaşılan biri gizemli hediyeleri sevdiğimi biliyordu. Bizim kızlar olamazdı dimi? Buradan olduğu kesin ama şirkette kimse başkasından çekinmezdi. Böyle gizli bir hediyeyi verebilecek biri olmamalı. Diğer hediyeleri özenle bir poşete koyup özellikle gizemli hediyeyle karışmayacak şekilde yerleştirdim. Her şeyden önce bakmalıyım buna. Niye bugün rüya gibi ya.

-Hadi Büşra! Şuan ki işimiz hakkında öğrenmen gerekenler var.

Başka zaman çağıramaz mıydınız? İki dakika daha ama. Şuraya koyayım gelince bakarım. Meraktan çatlamazsam tabii.

Gizemli Hediyenin Sahibi:

Beni ona bakarken umarım görmemiştir. Hediyeye baktı mı acaba? Baktıysa beğenmiş midir? Onun için iyi olabileceğini düşündüm ama. Keşke açıp açmadığını anlayabilseydim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.