İçeriğe geç

Yeni Adımlar

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Yeni Adımlar

Bölüm 1

1. Bölüm: Yaz

Annie:Abla şuraya bak! Ne kadar fazla insan var bende onların yanına gidicem çok eğlenceli bir ortam HAHA!Eminim yeni gelenler de olmuştur yaz ayları gerçekten de eğlenceli!

Ahh evet ben Elina buda kardeşim Annie.O 7 yaşında ve benim tam tersim fazla enerjik,hareketli ve yerinde duramayan biridir.Küçük bir kasabada yaşayan ve genellikle çevremizdekiler tarafından tanınan bir aile olduğumuzu söyleyebilirim.Küçük bir kasaba olsa bile genç,yaşlı,çocuk her türden insan kaynar buralar.Herkes çok eğlenir oyunlar oynar ama ben yaşadığım bu yerden sıkılmaya başlayalı aylar oluyor.Sebebi ise çok bunaltıcı geliyor.Büyük insanların söylediğine göre şu neydi ya? Şehir denen yerler...Ah! Evet birsürü insanın olduğu,kocaman binalar,yemek yeme yerleri,eğlence alanları ve birsürü şeyin olduğu mükemmel yerler.Aileme her zaman şehirler hakkında öğrendiklerimi söylerim ve onlarda gülerek dinlerler ama ben anlattıklarımı komik bulmazdım,akveya eğlesine ciddiydim ve bu kasaba beni bunaltıyordu.Yaz geldiği için okullar tatil olmuştu ve havalarda insanı berbat derecede bunaltıyordu.Günlerden pazartesi sabah kahvaltıdan sonra salona bizimkilerin yanına gittim.Bir süre klasik Aile sohbetimizi yaptık ve ben dayanamayıp en sonunda o konuşmanın başlangıcını yaptım

Elina:Sizce bu yaz değişiklik olarak bir şehire mi gitsek ne dersiniz?

Fred:HAHAYT! Aklıma direk Amerika geliyor sen böyle diyince ama ne malum bence burasıda mükemmel biryer Elina!

Ahh bu da benim babam Fred.O da Annie gibi enerjik ve sürekli hoş sohbet sever biridir ve Annie ile ikisi yanyana gelince cidden beni gıcık ediyorlar.Çünkü ben gereksiz enerjiden hoşlanan bir tip değilim.Babamın verdiği şu *Burası da mükemmel* lafını duyunca ister istemez bir sinir oluştu içimde

Elina:Baba komik değil ve ne dedin sen? Mükemmel mi?Neyi mükememmele benziyor ki?Seni bilmem ama ben hayatımın sonuna kadar bu aptal kasabada yaşamak istemiyorum.Aptal diyorum çünkü değişik ve eğlenceli hiçbir şey yok!

Annemim yüzüne baktığımda nedense gergin gözüküyordu;

Laila:Elina,kızım babanın dediği yerin nasıl biryer olduğunu biliyorsun değil mi? Amerika gibi biryere gitmek istiyorsan bunu unut! Gitmek istesek hemen giderdik zaten ama gitmiyoruz.Sebebi de bizim maddi durumumuz bunu karşılayabilecek kadar ciddi değil ve seninde bunu bildiğinden emininm.

Çok sinirlendim bu sözlere.Anlık sinir duygumla hızla ayağa kalkıp koşarak odadan çıktım ve çıkış kapısının önünden terliklerimi ayağıma geçirip hızlı adımlarla ne zaman kötü hissetsem gittiğim yer olan gölün başına gitmeye başladım.Annem birkaç kez arkamdan bağırdı ama aldırış etmedim.Amerika gibi biryeri çok merak ediyordum ve gitmeklede kararlı olduğum kesindi ancak Ailem yüzünden bu kararımdan vazgeçmek zorunda gibiydim.Gölün yanına geldiğimde oturup gölü izlemeye ve düşünmeye başladım.Amerikaya gidememe sebebimiz neydi? Ahh doğru para değil mi? Zaten para olmadan hayallerimize uzakta oluyoruz doğal olarak.Peki paramız olsa gider miydik? Kesin giderdik.Nasıl para kazanabilirim?? Aklımda böyle sorular geçerken yanımdakı çiçeğe gözüm takıldı.Dün gece yağmur yağmıştı ve çiçeğin yaprağında hala yağmur suyunun damlacıkları vardı.Çiçeğin önünde ise yerde küçük bir oyuk vardı.Çiçeğin yaprağındaki her damlacık bu oyuğun içine yavaşça kayıyordu ve oyuğun içine doluyordu.Bir süre öylece izledim ve oyuk en sonunda suyla doldu.Sonra biranda gözlerim parladı.Para kazanmak demiştim ve nasıl kazanabilirim diye düşünmüştüm...İşte bana bu konuda ilham veren şey bu çiçek! Kendime bir kavanoz ayarlar ve çalışmaya başlarım! Her gün geçtikçe bu kavanoz paralarla dolacaktı aynı bu oyuktaki su gibi! Biranda Hızla ayağa kalktım ve çıldırmış bir şekilde eve doğru koşmaya başladım.Nasıl soruma cevap verebilmiştim ama bundan sonrasında ne olacaktı orası karışıktı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.