İçeriğe geç

yenge

Bölüm 1 · 6 dk okuma

yenge

Bölüm 1

0.1”Yengeniz batsın!”

"Günaydın yenge!"

"Gel buraya otur yenge."

"Yenge gel biz taşıyalım çantanı."

"Yenge dünki lavuk kimdi abimiz soruyorda."

Yanımdakileri dinlemeden hızlıca sınıfıma doğru gitmeye çalıştım. Salak gibi geçen sene okulun sözde abisiyle sevgili olmuştum. E tabi o zamanlar aptal badboy aşkım vardı. Sonra benim gözüm açılınca da ayrılmıştım ama bu salağın arkadaşları(?) hâlâ bana yenge demekte ısrarcılar. Hayır onlar yüzünden kısmetin kapanıyor ona üzülüyorum.

Saçlarımı omzumun arkasına atarak sınıfıma giriş yaptım.

"Günaydın sevgili sınıf arkadaşlarım!" Mutlu bir enerjiyle sınıfa girdim.

"Allah aşkına bu enerji sana nerden geliyor Aşkın?" Diyen Gökhan'a bilmiyorum anlamında ellerimi açtım.

"Günaydın abi." Arkamı döndüğümde Akın'ı görünce hemen sırama geçtim. Onunla sınıfları bok var gibi karma yaptıkları için aynı sınıfa düşmüştük.

Bazı aptallar Akın gelince önlerini iliklemeye başladılar. Buna göz devirerek çantamdan test kitabımı çıkararak test çözmeye başladım. Sonuç olarak dersler önemli hele ki Türkiye'de yaşıyorsak(Bazı gerçekler 🥲)

"Günaydın gülüm." Bunu kimin söylediğini anlamak pekte zor değil.

Kafamı kaldırarak zorla gülümseye çalıştım. "Günaydın Akın." Diyerek tekrar testime döndüm.Şahsen şuan testim her şeyden daha önemliydi.

Öndeki çocuklar hızla yerlerinden kalktığında Akın'ın onları kaldırdığını anlamam pekte zor olmadı. Bu çocuk niye böyleydi Allah aşkına? Tamam en badboy sensin!

Önüme gelen saçımı kulağımın arkasına atıcakken Akın benden önce davrandı. Başımı kaldırıp ona baktığımda sadece gülümsedi, bir şey demedi.

Kafamı tekrar testime götürerek testime döndüm. Bu test benim için önemliydi çünkü ilk defa fizik yapabiliyordum. Şaka gibiydi ama ciddi ciddi soruları yapıyordum. Ama eğer hepsi yanlış çıkarsa çok komik olurdu orası ayrı.

Son soruya geçecekken Akın,başımı hafifçe kaldırarak onunla göz göze olmamı sağladı.

"Gülüm, o dünki la-yani arkadaşın kimdi?" Birisi bu çocuğa birisi sizin eski sevgiliniz olduğunda onun yanında kim olduğunu sormamasını söyleyebilir mi? A! Bir dakika ben söyleyebilirim!

"Yanımda olan kişiler seni ilgilendirmiyor Akın. Biz seninle ayrıldık. Mesafeni bil."diyerek sahte bir şekilde gülümsedim.

Sinirlenmişti. Bunu dişlerini sıkmasından anlamıştım. Birazdan saçma sapan sahiplik griplerine girecekti.

"Aşkın, biz seninle sana göre ayrıldık. Bana göre hâlâ sevgiliyiz ve sen benimsin!" Al işte ben demiştim!

Bu çocuğa ne söylesemde bir şey etki etmeyeceği için sadece göz devirmekle yetindim. Bu saçma konuşmaları o kadar çok yapmıştıkki artık saymayı bırakmıştım.

Sonunda hoca gelince Akın şükür önümdeki sandalyeden kalmış kendi yerine geçmişti. Eh en azından hocaya saygısı vardı canım!

Aslında Akınla ilişkimiz güzel gibiydi. Gerçekten sevildiğini hissettirebilen biriydi. Ama anlamsız kıskançlıkları ve saçma benimsemeleri benim çok sinirimi bozuyordu. O zamanlar mutlu oluyordum ah salak ben!

Flashback (1 yıl önce)

Bugün ilk defa Akın'la ciddi ciddi randevuya çıkıyorduk! Heyecanlıydım! Çünkü Akın tamda okuduğum kitaplarda ve benim hayalimde olan erkekti.

Dolabımı açarak ne giyeceğimi düşünmeye başladım. Bu ilk olacağı İÇİN en azından özenli olmam gerekiyordu. Kasım aylarında olduğumuz İÇİN hava soğuktu.

Uzun kollu, bacaklarımın biraz üstünde biten elbisemi giymeye karar verdim. İlk başta kalın siyah kilotlu çorabımı giydim. Ondan sora da elbisemi giydim. Ojemi zaten dün sürmüştüm. Dudağıma hafif bir nude ruj ve maskara sürünce hazırdım.

Boyum 1.67 olduğundan topuklu ayakkabı giymeyi çok sevmiyordum. O yüzden spor ayakkabılarımı giymeye başladım.

Birden telefonum titredi

Akın: Bekliyorum.

Ayakkabımı daha hızlı giyerek merdivenlerden aşsağu inmeye başladım. Çok heyecanlıydım, çok!

Umarım bu randevu dilediğimden güzel geçerdi. Kapıdan çıktığımda Akın'ı görmek için yola doğru gideceğim sırada birisi belime sarıldı.

Kim olduğunu biliyordum tabiki de! Bu her kitapta olan bir şeydi. Arkamı dönüp Akın'a gülümsedim. O da bana gülümsedi. Gülümsemesi çok güzeldi.

Benden ayrılırken beni süzdü. GErçekten süzdü bu arada. Bana baya baktıktan sonra kaşlarını çatmıştı. Ay kıskanıcak mı acaba beni?

"Bu üstündekiler ne? Hem o elbisenin devamı nerde?" diye sinirle sorunca gülümsememi gizlemeye çalıştım. Hep hayal ettiğim şey oluyordu! Gerçekten birsi beni severek kıskanıyordu!

"Ya Akın abartma ya! Normal bir elbise bu. Günümüzü mahvetmesin hadi!" diyerek kolundan tutarak Akın'ı yürütmeye çalıştım.

Sinirlice nefesini üflesede sonra bana ayak uydurarak berbaer yürümeye başladık

Flashback son

Anılar öyle aklıma gelince titredim.Geçen sene ne kadar salakmışım gerçekten ya! Neyse hatanın neresinden dönersek kardır arkadaşlar.

Kafamı iki yana sallayarak dersi dinlemeye başladım.Kendime göre önemli yerli not alıyordum. O kadar başarılı olmasam da elimdem geldiğince derslerime özen gösteriyordum. Saçma salak triplere girmezdim. Özellikle ailem benim için bu kadar uğraşmışken.

Zilin sesi duyulunca hoca tahta kalemi elinden bıraktı ve sınıftan çıktı. Bende aldığım notları renkli kalemlerle en önemli yerleri üzerinden geçmeye başladım.

"Kalk gidiyoruz." Kolumdan çekilmemle elimde olan kalemi kapağını kapatarak cebime koydum. Valla kalem fiyatları çok arttı,hayatta kapağı açık bir şekilde onu bırakamazdım.

Bu arada neden tepki vermiyorum diye düşünüyorsunuzudur belki. Valla Akın bunu o kadar çok yapıyor ki... Ben tepki versemde eninde sonunda onun isteği yere gidiyoruz. O yüzden genellikle tepkimi beni götürdüğü yere saklıyorum.

Sonunda gelmiş olmalıyız ki durdu. Kolumu bırakarak elini kahverengi saçlarından geçirdi. Ah zamanında ne ölüp bitiyordum o saçlara... Hataa kumral olan saçlarımı o renge boyatmayı bile düşünmüştüm. Bende ki de ne aptallıkmış ya! Valla ne enayiymişim ya!

"Aşkın," Nefesini sinirlice üfledi. "Yanında olan dünki çocuk kimdi?" Bana merakla bakmaya başladı.

"Hangisi?" İbnelik değil mi lsn kudursun köpek! Zaten kolumu da acıttı.

"NE!" Akın birden bağırınca sıçradım.

"Bağırma bana!" diyerek bende sesimi yükseltim. Karşısında geçen seneki salak Aşkın yoktu!

Hızlıca nefes alıp verdi. Of bu çocuğa da oksijen mi yetmiyor ikide bir nefes alıp veriyor.

"Özür dilerim,güzelim. Ama lütfen artık söyleyebilir misin? Dünki sarışın, yaklaşık 1.80 boyunda olan ve kolunu senin omzuna atan kişi kimdi?" İşte adamı böyle yola getirirler Akın Bey!

Neyse bugün iyi günümdeyim bari hemen söyleyeyim de hemen sınıfıma gidip test çözeyim.

"Kuzenimdi,Akın." nefes alıp cümleme devam ettim. "Ve lütfen artık yanımda kim olursa olsun böyle inceleme yapıp bana hesap sorma. Hem ben hemde onlar rahatsız oluyor. Bunun taciz olduğunun farkındasın dimi Akın? Bu olayı bir daha tekrarlama lütfen." diyerek yanından uzaklaştım ve sınıfa doğru gitmeye başladım.

Akınla çok sakin konuşmuştum. Buna bende şaşırsam da artık bağırmam etki etmiyordu. Bu sefer böyle bir denemek istedim. İnşallah işe yarardı doğrusu.

Sınıfa gelmemle zilin çalması bir oldu. Üzgünce sırama oturdum. Cebimdeki kalemi çıkararak kalem kutuma koydum.

Biraz sonra hoca gelince ayağa kalktım.

"Oturun çocuklar." Sesini duyduğumda da yerime oturdum ve dersi dinlemeye başladım.

-

"Yarabbim çok şükür yarabbim!" diyerek mutlu mutlu çantamı topluyordum. Son iki dersimiz boştu. Sınıf başkanı, sınıf defterini müdür yardımcısına götürdüğü için yoklama derdim kalmamıştı.

Sınıfın çoğu zaten gitmişti. Bende şimdi gidiyordum. Kapıdan çıkarken, çantamda olan telefonumu açtım. O sırada da koridorda çok ses çıkarmak istemiyordum. Boş boş iki ders sınıfta bekliyimezdim açıkcası.

Sakin bir şekilde bahçeye indiğimde, stresle tuttuğum nefesimi verdim. Dış kapıda hiçbir zaman güvenlik olmadığı için dışarı çıkmam kolay olmuştu.

Cebimdeki kulaklığı çıkarken bugün olanları kafamda tarttım. Akın, o konuşmadan sonra benimle bir daha konuşmamıştı. İsabet olmuştu açıkcası. Bende onunla konuşmak istemiyordum. Çünkü yaptıkları aşırı saçmaydı.

Eve geldiğimde kapıyı anahtarla açarak girdim. Başka neyle kapıyı açmayı bekliyordum acaba?

Kapının önünde olan ayakkabılarımı aldım ve ayakkabılığa koydum. Odama gittiğimde sırtımdaki çantamı çıkardım ve üstümü değiştirdim.

Eski bir eşofman ve geniş bir sweatshirt giydim. Çantamdan defterlerimi çıkararak günün tekrarını yaptım.

Konularla alakalı test çözdükten de sonra bilgisayarımı yatağıma koydum ve dizi izlemeye başladım.

Saat 8 olmuştu.Annemle babam ilk defa bu kadar geç kalmışlardı. Tam onları aramak için telefonu elime aldığımda mesaj geldi.

Akın : Aşağıdayım. Sen gelene kadar gitmeyeceğim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.