Ormanın içine kıvrılarak ilerleyen toprak yol, sessizliğiyle bile tehditkâr görünüyordu. Altı genç — üç kız, üç erkek — şehirden uzaklaşmak, kafa dinlemek ve birkaç günlüğüne eğlenmek için bir dağ evine gitmeye karar vermişti. Gülüşmeler, şarkılar ve sohbetlerle dolu bir yolculuktu bu. Hepsi, kısa bir tatilin günlük hayatın yükünü unutturacağını sanıyordu. Ama orman, onları çoktan yutmuştu. Ev, haritalarda bile tam yeri belli olmayan eski bir avcı kulübesiydi. Dıştan bakıldığında güzeldi — ahşap yapısı nostaljik bir sıcaklık yayıyor, verandası ormanın sessizliğine açılıyordu. Ama içeri girer girmez tuhaf bir ürperti dolaştı bedenlerinde. Nedenini açıklayamazlardı… Sanki bu ev onları istemiyordu. İlk gece oldukça eğlenceliydi. Ateş yakıldı, müzik açıldı, içkiler içildi. Ama saat gece yarısını geçtiğinde herkes birer birer odalarına çekildi. Efe ve Deniz üst katta odalarına çıktılar. Aralarında yakınlık Efe Denizi öptü ve yatağa itti... Dışarıda rüzgâr uğulduyor, ağaç dalları cama vuruyordu. Birkaç saat sonra Deniz uyuyakaldı. Efe ise biraz bunalmıştı; odadan çıktı, bahçeye temiz hava almak için yürüdü. Ay ışığı ormanın gölgeleriyle dans ediyor, evin çevresindeki karanlık huzursuz ediyordu. Efe ellerini cebine sokup evin arka tarafına dolanırken bir çıtırtı duydu. Geri döndü. Kimse yoktu. Bir ses daha… Bu kez daha yakındı. "Şaka mı yapıyorsunuz lan?" diye seslendi gülerek. Cevap gelmedi. Tam geri dönecekken… Tık. Birden arkasından soğuk bir nefes hissetti. Dönemeden biri boğazına bir ip geçirdi. Direndi, çırpındı… Katilin yüzünü göremedi ama gözlerindeki karanlığı hissetti. Boğuşma sırasında Efe’nin tırnakları katilin maskesini hafifçe sıyırdı ama yüzünü göremedi. Son nefesini vermeden önce o an fark etti: Bu bir yabancı değildi… Belki de içlerinden biriydi. Vücudu sürüklenerek arka tarafa taşındı. Karlar üstüne düştü. Katil, yanındaki kesici aleti yavaşça temizledi… ardından Efe’nin cebindeki telefonun ekranına baktı: Deniz’in aradığı yüzlerce fotoğraf. Katil telefonu yere koydu, ayakla ezdi. Sabah. Evdekiler birer birer uyanmaya başladı. Güneş yeni doğmuştu ama hava hâlâ griydi. Efe ortalıkta yoktu. Herkes onun bahçede dolaştığını düşündü. Kaan "O muhtemelen erken çıkmıştır, saçma saçma fotoğraflar çekiyordur." dedi. Deniz, huzursuzdu. Sanki kalbinin bir köşesi boştu. Efe'nin eşyaları yerli yerindeydi. Ama o yoktu. Bu sadece bir başlangıçtı...
Bölüm 1
Sessizlikten Sonra
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.