Sabah erkenden kalktım. Yaz tatili gelmişti ve bodrumdaki yazlığımıza gidecektik. Babam akşam içmişti o yüzden belki biraz erken kalkarsam ondan önce gidebilirdim ve beni azarlamasından kurtulabilirdim.
Valizime bir kaç ufak tefek şey daha koydum ne olur ne olmaz babam erken uyanır diye altıma şort yerine eşofman üstüme de crop yerine beyaz bir tişört giydim.
Güneş gözlüklerimi takarak evimizin geniş ama kısa locasında ilerleyip babama bir not bıraktım. Büyük ihtimalle okumayacağını dahi bilsem bile
Baba ben erken çıkıyorum otobüs biletin kitaplıkta.
...
Bir süre sonra yazlığa gelmiştim. Komşumuza selam vererek içeri girdim. Etraf bıraktığımız gibiydi. En son annemin topladığı ve bir daha da elinin değmediği.. değemediği yazlığa bir süre bakıp odama gittim.
Eşyalarımı yerleştirip biraz etrafı düzenlemem yaklaşık 1-2 saat sürmüştü. Telefonumu elime aldım açelya yazmıştı.
Açelya en yakın arkadaşımdı. Onun yazlığı da bizim yazlığa yakın olduğu için yazın da ayrılmıyorduk okulda da sınıflarımız karşılıklıydı ve tasarım okuyordu.
Açelya: Geldin mi bodruma aşkım
Seren: Geldim yarın yazarım sana buluşuruz
Açelya: Tamam canım görüşürüzz
Telefonumu şarja takıp biraz yattım. Akşam yine babamdan sebepsiz yere dayak yiyecektim. Yine. Son mutlu dakikalarımdı bunlar.







