İçeriğe geç

YAZ YAĞMUR’U

Bölüm 23 · 5 dk okuma

YAZ YAĞMUR’U

Bölüm 23

23. BÖLÜM “YUKARI BAK”

23. BÖLÜM “YUKARI BAK”

“İsyanlardayım diye bağıracağım artık!”

Selin’le birlikte sınıfın önünde konuşuyorduk. Kampın üzerinden bir hafta geçmişti.

Emin’le Güneş sevgili olmuşlardı ve ikisi genel olarak yan yanaydılar. Ne Emin, Aren’lerin yanına gidiyordu ne de Güneş benim yanıma geliyordu.

Ara sıra gösteriyorlardı kendilerini. Onun dışında vakitlerini kendilerine ayırıyorlardı.

Ben ise Aren’le kütüphane de buluşuyordum. Ben ne zaman kütüphaneye girsem benim yanıma gelip otururdu. Sessizce konuşurduk zaman zaman. Koridorlarla karşılaşıp konuşuyorduk. Bazen Berk ve Berke’yle birlikte yanıma geliyordu. Çoğu zaman yanıma geldiğinde tekti.

Hatta Aren, Pelin onların yanına geldiğinde benim yanıma geliyordu.

Güzel güzel sohbet ediyorduk beraber.

Aynı zamanda sınav haftası olduğundan dolayı bizim için yoğun bir hafta olmuştu ve yarın benim son sınavım vardı.

Hatta Selin’de sınavın zorluğundan şikâyet ediyordu.

“Yarın son sınav zaten. Sakin ol.”

“Şu sınav bitsin. Yemin ederim okula gelmeyeceğim birkaç gün.”

Başımla onayladım onu.

“Ben de çok yoruldum ya.”

“Sınavın nasıl geçti?”

Aren duvara yaslanıp sormuştu bu soruyu. Selin bana el salladı. “Sonra görüşürüz.”

Gülümsedim. “Görüşürüz.”

Selin gidince Aren’e döndüm. “İnanılmaz yorucu. 6 sayfaydı.”

“Sen başarmışsındır ama.”

Gülümsedim.

“Bundan şüphen olmasın. Senin?”

“Güzeldi. Geçerim ben.”

“Geçersin tabii. Çok iyisin bu sıralar.”

Sırıtarak bana doğru yaklaştı. “Bir kız var, çok güzel bir kız. Benzeyelim biraz dedik.”

Ben de sırıttım onun gibi.

“Sanırım kız akıllı biri?”

Başını beni olumlarcasına salladı. “Çok.”

Gülümsemem genişledi.

“Çıkışta gidelim mi bir yerlere?”

Onayladım Aren’i.

“Olur. Nereye gideceğiz?”

“Sürpriz.”

Şaşkınca Aren’e baktım. “Sürpriz?”

Başını olumlu anlamda salladı Aren. Ardından saçımı kulağımın arkasına yerleştirdi. “Dersin bitince alırım seni.”

“Tamam.”

“Gençler, ne yapıyorsunuz?”

Emin’in sesini duyduğumuzda ona döndük. Güneş’le yan yanalardı.

“Siz görünür müydünüz ya?”

Dediğimle Aren’i duydum.

“Kaybolurlar şimdi.”

“Abartma lan! Sınavlar falan derken zar zor görüyorum zaten Güneş ışığımı. Kıskanmayın da, biraz vakit geçirelim.”

Kollarımı birbirine doladım.

“Ben Güneş ışığınla aynı sınıftayım ama ders bitince göremiyorum kendilerini. Bir anda ortadan kayboluyor!”

Güldü Güneş. “Abartma Yağmur.”

Kınadım Güneş’i. “Ben pabucumun bu kadar çabuk dama atılacağını bilemezdim. Sizin aranızdaki ilişkinin ilk mimarı benim!”

“Haklı.” diyerek savundu beni Aren.

“Lan kızım, sınavlar yarın bitiyor. Ondan sonra rahatlayacağız zaten. Yarına kadar dişini sıksan ölmezsin.”

Başımı iki yana salladım. “Yarın zaten bir tek sizin sınavınız var.”

Aren’e döndüm.

“Sınavın bitti mi?”

Başını olumlu anlamda salladı.

“Yarın okula gelmiyorum ben.”

Güneş’e döndüm. “Bak, bunlar gidici ama ben kalıcıyım.”

“Ne alaka?” diye araya girdi Emin.

“Yarın yoksunuz. Güneş’i doldurup senden ayıracağım.”

Kaşlarını çattı Emin. “Denemeye bile kalkma.”

Güneş’e döndüm. “Emin mi ben mi?”

“Yağmur!” diye çıkıştı Emin.

O sırada Aren’in gülüşünü duydum.

“2 günlük velet mi ben mi?”

“2 günlük velet derken! Bak Yağmur, bu sözler fazla oluyor.”

Omuz silkerken sırıttım. “Seni seçmeyeceğini bildiğin için mi bu kadar tantana yaptın?”

İç çekti Emin. “Sen görürsün.”

Güneş Aren’e baktı. “Bunlar her zaman kavga ediyorlar mıydı?”

Aren başını olumsuz anlamda salladı. “Genelde paylaşamadıkları bir şey yoktu.”

“Ne zaman aynı tarafa geçerler?”

Sırıttı Aren. “Birazdan.”

“Ortada taraf tutulacak bir şey yok.”

Emin’in dediğiyle onayladım onu.

“Aynen öyle. Medeni insanların sonuçta. Neden abarttın ki Aren?”

Emin kınadı Aren’i.

“Oğlum senin de bu hep bilmişliğin bitmiyor!”

Güneş’le Aren’in gülmesiyle ikimizde onlara baktık.

“Neye gülüyorsunuz siz?”

Emin’le birbirimize baktık şaşkınca.

“Neye gülüyorlar bunlar?”

Kaşlarımı çattım.

“Alay geçiyorlar bizimle.”

“İnanılmazsınız cidden!” dedi Güneş gülerek.

“Yüzünüzü gören cennetlik gençler.” diye giriş yaptı Berke yanımıza gelip. Berk yoktu yanında.

Odağı Emin ve Güneş’ti. Bize döndü.

“Ben demiştim bu şirret yenge alacak elimizden bu çocuğu diye!”

“Düzgün konuş lan!” diye çıkıştı Emin.

Omuz silkti Berke. “Kızıl şirret!”

“En azından benim saçlarım boya değil!”

Diyerek çıkıştı Güneş. Berke şaşkınca Güneş’e bakarken böyle bir şey duymayı beklemediği açıktı.

Gülmemek için kendimi sıktım.

“Sen saçını boyayan insanları mı yargılıyorsun?”

Kaşlarını çattı Berke.

“En azından bana iki renk yakışıyor! Sana daha bir tanesi bile yakışmıyor!”

Sinirle güldü Güneş. Ardından Emin’in koluna doladı kolunu.

“Öyle demiyor ama.”

Başımı Aren’e çevirdiğimde sırıtarak onları izlediğini gördüm. Başını bana çevirdi.

❤️‍🩹

Aren’le beraber arabaya binip okuldan çıktık. Nereye gideceğimi söylemediği için hâlâ heyecanlıydım.

Sordum defalarca kez ama cevap vermedi.

Bana göre bir şey olduğunu ve seveceğimi söyledi.

Tek söylediği buydu.

Evet, bu.

Ondan sonra daha fazla sormadan kaderime teslim olmak adına sessiz kaldım.

“Güneş eğer erkek olsaydı, Berke onu mahvederdi.”

Güldüm Aren’in dediğiyle.

“Berke kız olsaydı eğer, Güneş bütün saçlarını yolmuş olurdu.”

Sırıttım. “Yani Berke sevdiği o kız kavgasının içinde kendini bulmuş olurdu.”

Güldü Aren.

“Çocuklar ya.”

“Onlar daha kavga ederler ama.”

Aren suratıma baktı. “Kesinlikle edecekler.”

Kıkırdadım. “O anı heyecanla bekliyorum.”

Gülüşmeye devam ettikten 20 dakikayı aşkın süre sonra Aren arabayı park etti. Beraber arabadan indikten sonra Aren yanıma gelip belimi tuttu. Beraber stüdyo gibi tek katlı ama kocaman bir binanın içine girdik.

İçeride gördüğüm dev bir ekran ve her basamakla küçülen çift koltuklarla birlikte gülümseyerek Aren’e baktım.

“Sinemaya mı geldik?”

Başıyla onaylarken aynı zamanda onaylar mırıltılar da çıkardı.

“Bugün güzel bir gün geçirelim dedim. Sen demiştin ya kamp çok kısa sürdü. Tatil bitti, keşke biraz daha uzun olsaydı diye.”

Başımı olumlu anlamda salladım.

“Tatil sadece bavulunu eline alıp gittiğin yerlerden oluşmaz. Orada geçirdiğin kısa vakitlerden ibaret değildir. Aynı zamanda bir yere gitmeden de yaşadığın üzücü olaylara inat mutlu olduğun yerde sevdiklerinle beraber eğlenmektir.”

Boşta kalan eliyle yanağımı okşadı.

“Ve ben seninle bugün bu sinemada tatil yapmak istiyorum Yağmur Biltekin.”

Gözlerinin içine bakarken gülümsedim.

“Yaşadığım her üzücü olaya inat tatil teklifini kabul ediyorum Aren Soykan.”

Aren’in de sırıtışı büyüdü. Ardından yavaşça elime uzanıp tuttu. Beraber basamaklardan inerek yan yana hazırlanmış ikili koltuğa oturduk. Önümüzde patlamış mısır ve içeceklerde vardı.

“Ne izleyeceğiz?”

Aren kollarını havaya kaldırarak iki kez alkış yaptı. Işıkların Aren’in alkışıyla kapanmasıyla kaşlarım havaya kalktı. Ardından ekran açıldı.

Film başlayınca gülümsedim.

Yukarı Bak filmi.

Aren’e döndüm. Gülümseyerek bana bakıyordu. Gözlerinin içine baktım.

“İyi ki varsın.”

Bana doğru yaklaşırken göz temasını kesmemişti.

“İyi ki varız Yağmur.”

“Movie town News presents, Spotlight on Adventure.”

Gözlerinin içine bakmaya devam ederken filmin başlamasıyla gülümseyerek başımı filme çevirdim.

Aren mısır ve içecekleri koyduğunda izlemeye başladık.

Filmi izlerken gülümsemem derinleşti.

İyi ki varız.

İyi ki varız Aren.

❤️‍🩹

İyi okumalarrrrrr

Bölüm sonu

1 yorum