Boğazım yanıyor, huzursuzca bir sağa bir sola dönerken kendimden geçmiş gibi hırıltılı nefesler alıp veriyordum.
Gözlerimi açmaya çalıştığım her dakika ıstırap dolu bir inleme kaçıyordu dudaklarımın arasından.
"Uyan Liya uyan artık..."
Başımda mırıldanan kişileri dahi ayrıt edemeyecek kadar zavallı bir duruma düşmüştüm.
Kendimi zorlaya zorlaya gözlerimi araladığımda etrafta ki ses yükselmişti.
"Uyanıyor!"
Net göremesemde gözlerimi kırpıştırmaktan asla vazgeçmemiştim. Dudaklarımı zoraki oynatıp su istedim, "...S-su."
"Güzel kızım yavaşça doğrul ilk önce öyle vereceğim."
Remus amcamın sesini duymamla şaşırsam da bunu belli edemiyordum fazla.
Gözlerim buğulu olduğu için net göremiyordum bunun için bir kaç kez kırpıştırıp önümde tutulan bardağa bir göz atıp ona doğru uzandım ama beynime saplanan ani acı ile yatağa geri düşmüştüm.
"Liya!"
"Harry sakin ol henüz daha uyanamadı kendini kontrol edemiyor."
Babam neredeydi?
"Baba..." Dudaklarımdan bir inleme kaçtığında odada sert bir kadın sesi yankılandı.
"Hâlâ baba diyor inana biliyor musun Remus?!"
"Bana bak kaçık kadın! O benim kızım anlıyor musun?! Daha iki günlükken onu bırakan birinin değil!"
"İkinizde derhal sakin olun, kızın bilinci açık sadece gözleri kapalı."
"Bana bak Black kızıma bir şey olursa seni gebertirim!"
"Dedi, iki günlükken kızımı sokağa atan kadın!"
Algılayamadığım sesler zihnimden kayıp giderken korkmaya başlamıştım, babamın sesini ilk defa bu kadar sert duyuyordum.
"İkinzde derhal kapayın çenenizi!"
Anlıma soğuk bir şey temas ettiğinde inleyerek yan tarafa döndüm canım çok acıyordu.
"Odayı boşaltırsak belki kız kendine gelebilir."
"Sen çok biliyorsun Malfoy!"
"Başka bir önerin var mı Potter?!"
Sesler artarken huzursuzca kafamı yana yatırdım, babamı görmek istiyordum.
"Baba..."
"Kafayı yiyeceğim baba diyor hâlâ!"
Ağlamaya başladığımda bedenimi saran sızı daha da artmaya başlamıştı.
"Güzelim tamam tamam..."
Remus amcamın daha fazla dayanamadığı belli eden sesi tüm odayı çınlatmıştı, "Çıkın dışarı!"
"Remus bari ben kals-"
"Çık dışarı Sirius!"
Saçlarımı hafifçe okşadı, "Güzel kızım acını hafifletecek bir büyü yapacağım şimdi sana biraz uykunu getirecek ama uyandıktan sonra hiçbir şeyin kalmaz tamam mı?"
Cevap veremeyecek kadar halsiz ve savunmasız hissediyordum, başımı yana yatırıp uykumun ağırlığına terk ettim kendimi...
BÖLÜM SONU
Bölüm kısa çünkü düğüne giderken oturup yazdığım pauakalaşamdkele özür dilerimmm😔🤝🏻