Cenk sevgilim olduğunu düşününce Esra ile olan konuşmamızı dinlemeye devam etti.
"ya şimdi Esram şu şekilde bende ne olduğunu bilmiyorum yani on kere arayınca bir şey değişmiyor kuzum."
"ya çocuk profilini fullemiş aşkım ama yani altından bir şey ara artık."
Cenk kendinden bahsettiğimizi anlayınca sırıtmaya baslamıştı.
"aşkım sen çok büyütüyorsun beni biliyorsun altında bir şey atarsam bir daha arkadaş gözü ile bakamam çocuğu tanımıyorum belki bu şekilde davranıyordur arkadaşlarına."
"HİLAL! BENİ SİNİRLENDİRME! ya çocuk storyne alev atsın da gör aşkım o zaman. Esra demişti diye söylenirsin işte."
"ya bir de hilal sen daha iki gün önce çocuk çok yakışıklı demiyormuydun ben olsam on kere sormuştum sevgilin var mı diye."
"ben soramam öyle Esra beni biliyorsun uzatma adım atarsa tamam ama adım atmazsa mesafe koyarım bebişim. Şimdi kapatıyorum zaten her gün konuşuyoruz bayy.
Cenk'in sırıtışı büyümüştü. Bir kaç saniye geçtikten sonra cenk'in geldiğini anlaması için öksürdü.
Tek kulaklığımı çıkarıp ona doğru baktım. Daha sonra da doğruldum.
"ne dinliyorsun?" Diye sordu centilmen boy.
"Ezhel bul beni dinliyorum da sen kafede olmıyacakmıydın?" Dedim gülümseyerek. Yanıma gelmesi hoşuma gitmişti.
"bilmem yanına gelmek istedim." Dedi.
Ortamda bir sessizlik oluştu.
*Cenk'in gözünden*
O kadar güzel gözüküyordu ki. Malesef ki beni yanlış anlamasın diye uzun uzun bakamadım. Nedense aramızda bir çekim vardı. Kumral uzun saçları beline kadar geliyordu. Oturup onu saatlerce seyredebilirdim. Her şeyimizle birbirimize çok benziyorduk. Müzik zevkimiz, yemek zevkimiz (dün akşamki yemekte fark ettim.), renk zevkimiz. Siktir ya Cenk ne oldu oğlum sana. Sen böyle biri misin. Siktir ya bundan sonra böyleyim. Acaba konuşmada bahsettiği 'adım' onun için ne olmalıydı. Her neyse ben eminim bu kıza aşık olucağım. Ama her ne olursa olsun 'kumralım' şarkısını ona armağan etmiştim.

