Elimi sımsıkı tutuyordu. Beni kendine çekmişti. Bisikletli ilerledikten sonra uzaklaşmama rağmen hâla elimi tutuyordu. Cenk kendine gelmek için başını iki yana savurunca elini yavaşca çekti.
"eğer seni rahatsız ettiysem özür dilerim şey bisikletli sana çarpmasın diye yaptım."
"sorun değil, rahatsız olmadım ayrıca." Dedim gülümseyerek.
Ailem ilerden yürüdüğü için bizi görmemişlerdi. Yoksa annem başımızı şişirirdi.
Yolun devamında gülmemek için kendimi zor tuttum. Cenk az da olsa rahatsız olmadığım için rahatlamıştı.
Biz Cenk ile eskidende tanışırdık yani samimi değildik ama birbirimizi tanıyorduk. En azından neleri sevdiğimizi biliyorduk. Ama Cenk çok değgişmişti bu iyi anlamda bu arada eskiden biraz içe kapanık bir çocuktu, şimdi ise centilmen boy. O akşam telefonuna gömülmüşdü. Normalde konuşurdum ama belki önemli bir şeydir diye bölmek istemedim. O olaydan sonra hiç ama hiç benimle konuşmadı o akşam. Yorgun hargın odama vardım. Pijamalarını giydim, makyajımı çıkarmakla uğraşmak istemedim. Zaten direk de uyuya kalmıştım. VE ALARM AYARLAMADAN! Sabah uyandığımda telefonum çalıyordu. Arayan kişi centilmen boydu.
"efendim" dedim uykulu bir sesle.
"Hilal gelmiyor musun?"
"nereye gelmiyormuyum ya?"
"Hilal plaja gidicektik ya"
"ay bir saniye doğru ama ben uyuya kalmışım hazır değilim."
"tamam ben beklerim sorun değil şey bu arada ben kapıdayım."
"ay dur açıyorum."
Koşarak kapıyı açtım. Gülerek beni süzüyordu. "Günaydınn" dedim tatlı ve uykulu bir sesle. "Günaydın uykucu" "içere geçmez misin" dedim benim hazırlanmam belki bir yarım saat sürerdi ve ayakta kalmasına gönlüm el vermedi. "Rahatsız olmazsan olur." "Akıllım rahatsız olsam içeri davet eder miyim." Dedim onu içeri çektim. "Sen şimdi uslu uslu oturuyorsun bende hazırlanıyorum." Dedim ve hızlıca banyoya ilerledim. Bana neden güldüğünü anlamıştım. Makyajımı silmediğim için pandaya benziyordum. Üstümü değiştirdim. Günes kremi ve CC krem derken yine bir yirmi dakika geçmişti. "Hazırım." Dedim ve çantamı alıp odaya gittim. "Hadi kalk ya şimdi süzülme sırası değil güneş kaçıyor güneşgh" dedim gülerek. Beyfendi tenezzül edip kalkmıştı. Bir dakika ya biz aşağıya inerken bir şey fark ettim. Benim beyfendide fark etmediğim bir şey vardı. Lan bu çocuk kaslı. Bu benim tanıdığım Cenk olabilirmiydi yoksa otelde falan mı karışmıstı. Kabul edin güzel şaka hani hastane karışması falan. Her neyse. Vardığımızda çantamı şejlonga koyup denize doğru koştum. "Beyfendini gelmeye niyeti yok sanırım." Dedim durup. Ona doğru ilerleyip elini tutup çekiştirdim. "Hadi ya bak kimse de yok karizman falan da çizilmez" gülerek yürrümeye başladı. BİR DAKİKA LAN BEN ÇOCUĞUN ELİNİ Mİ TUTMUŞTUM!

