İçeriğe geç

Yaz Çiçeğim

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Yaz Çiçeğim

Bölüm 1

Bay huysuz

Merhaba ben ve yeni eserim şu hayatta bir bikter çikolata'dan bir de eser yazmaktan vazgeçmeyeceğim sanırımm🥰

Bu seferki eserim tekrar ve tekrar romantizimm kaç eser yazdım hatırlamıyorum kimini yayından kaldırdım kimi taslakta yayınlananlar şanslı 🐱 konuyu fazla uzatmadan sizi bu mükemmel hikâyeye doğru ittiriyorum , tekmemi atıyorum yoksa, bilinmez bol oylu bol yorumlu okumalarrr

Loveee🎀

Bileğimdeki yarayı okşadım yavaşça.. hayatta en nefret ettiğin şey nedir diye sorsalar sigara derdim.. hem insanın kendisine hemde yanındakine büyük zararı vardı.. dumanından değil ateşinden korkmalı insan ansızın elim üzerinde bastırılması ile canım çok acımıştı..

Ela harelerim kaynayan yumurtayı bulduğunda ocağın altını kapatıp soğuk suyun altına geçirdim yumurtaları..

Tek tek soyarken tabağa yerleştirip masanın iki yanına koyup elimi silmiştim.. yavaşca yatak odasına ilerlediğimde boğazımı temizledim.

" Kahvaltı hazır Ateş." Dediğimde yatağın üzerindeki siyah tişörtünü başından geçirmişti..heycanla geri çekilip kızaran yanaklarımı görmesin diye mutfağa kaçmıştım.

Sakin ol Naz yoksa bu sefer daha çok utanacaksın. Derin bir nefes aldığımda çaydanlıkları alıp çaylarımızı doldurdum..

Ben Naz..

Bir kaç aydır aşık olduğum adamla evliyim aşık olup evlenmedim evlendikten sonra aşık oldum..ama bu planotik bir aşktı çünkü bay huysuz bana ilgi duymuyordu.. kendisi yirmi altı yaşında bende on dokuzum hayla ağzımın süt koktuğunu çocuk olduğumu düşünüyor..

Bay huysuz işte ne beklersiniz.

" Günaydın." Kapıdan içeri geldiğinde her zaman ki sandaliyesine oturmuştu. Bende onun karşına geçtiğimde gülümsedim ona görmediğini bile bile.

Sessizce kahvaltımızı yaparken gözleri bir kaç kez üzerimde gezindiğini hissettim.

" Bugün mü işe başlayacaksın." Soğuk sesini duyduğumda dudaklarımı araladım ama sesim onun kadar soğuk çıkmadı heycanlı ve tatlı çıkmıştı..

" Bugün başlayacağım sabah dokuz ve akşam beş arası." Bay huysuz benim ona verdiğim detayları umursamadığından fazla bir şey söylemedim..

" Yaşın küçük olduğundan bir iki güne çıkartırlar seni, fazla heveslenme küçük hanım." Dediği cümle ile boğazımdaki çay donmuştu resmen.

Her konuda yaşım konuşulması iğrençti.

" Ben küçük değilim sen yaşlı olduğun için böyle düşünüyorsun göreceksin çalışacağım." Sesimin kırgın çıkmasına kızmıştım. Hiç bir şey söylemeyip çayından yudumlar almıştı.

" Neyse ben çıkıyorum bir şey istersen mesaj atarsın." Büyük bedeni ile masadan kalktığında mutfaktan çıkmıştı..

" Yakışıklı olman seni iyi kılmıyor bay huysuz."

Karnım doyduğunda masayı toparlayıp yatak odasına ilerledim evden çoktan çıkmıştı.. aslında bugün izin günüydü nereye gitmiştiki..

Dolaptan mavi bir gömlek ile mavi geniş paçalı kot bir pantolon çıkarıp üzerime geçirdim.. kıvırcık kumral saçlarımı krem ile belirgin hale getirdiğimde ayaklarıma beyaz topuklarımı geçirdim.

" Ateşin beni nasıl sevmediğini anlamıyorum çokta güzelim." Ve Ateş en çok benim ayna karşısında konuşmamı sevmezdi bir kaç ay birbirimizi tanımaya yetmişti..neyseki arkasından konuştuklarımı duymuyordu..

Hazırdım son olarak parfüm sıkma gerekiyordu kendi parfüm şişemi elime alırken aklıma onun parfümü geldi yalan yok onun parfümünün çabuk bitme sebebi benim sıkmamdı ve şimdide kendimkini bırakıp onun şişesini almaya onun odasına ilerledim masadan alıp üzerime bocaladığım da mis gibi Ateş Akar korkuyordum huysuz ama çok yakışıklıydı ve benim kocamdı ve beni sevmiyordu neyse kötü enerjiyi dışarı atalım..evden çıktığımda bir sokak aşşağıdaki taxi evine ilerledim..

" Nereye abla." Orta yaşlı abinin dediği ile cebimdeki kartı çıkarıp adresi gösterdim..

Arabaya bindiğimde çalıştırıp ilerlemişti..kalbim hızla atıyordu bu benim ikinci işimdi olacaktı daha öncede bir iki haftalığına dadı olmuştum..sonra kadın taşındığından işime son verilmişti..bu seferde bir şirkette masa üstü çalışacaktım umarım alırlardı..

" Geldik ücret yediyüz elli lira." Cüzdanımdan bay huysuzun benim için bıraktığı harçlıktan uzattığımda inmiştim..

Önümde kocaman bir şirket vardı.. içeri girdiğimde danışman kısmına yöneldim dudaklarımı aralarken.

" Merhaba ben Naz Akar." Kadın önündeki kağıtlara baktığında gözlerim etrafta gezdindi heryerde dekolteli giyinen kadınlar vardı hayır herkes istediğini giyebilir ama erkeklerin vücutlarına bakacağını bile bile böyle giyinmeleri çok saçmaydı.

" Fırat bey sizinle ilgilenecek beni takip edin lütfen." Dediği ile asansöre ilerleyip en üst katın çıkana kadarda her katta durmuştu asansör gına geldi..

" Fırat bey kim." Dediğimde gülümseyip bana döndü.

" Patronumuz." Gözleri üzerimde gezindiğinde iç çekip tekrar kırmızı rujlu dudaklarını aralamıştı..

" Keşke bedenine oturan şeyler gitseydin daha toplu görünürdün neyse yaşın kaç senin."

İlk günden bedenimi saran şeyler giymek istemedim ayrıca ben bedenimi saran şeyler değil uçuş uçuş şeyler severim.

" On dokuz yaşındayım kurslara gidip bilgisayar genelinde sertifikalar aldım." Dediğimde idare edeceğiz anlamında başını sallamıştı. Neyse biz asansörden çıkana kadar ben otuz yaşında gelmiştim..

" Bu taraftan." Dediğinde onu takip edip büyük kapının olduğu tarafa ilerledik..

" Ben ilgilenirim." Karşımıza başka bir kadın çıkmıştı bu yanımdaki kadından daha sinirli ve disiplinli giyinmişti yani ciddiliği kıyafetlerine yansımıştı .

" Peki Şebnen hanım." İsmi Şebnen olan kadın ciddi bir ifade ile yan taraftaki kapıyı çaldığında derin nefes alıp sakinleşmeye çalıştım yani bu ortama bakıldığında gerçektende bay huysuz'um dediği gibi yaşımı küçük ve beni gereksiz göreceklerdi bu seferde onun haklı çıkmasını istemiyordum..

İçeriden aldığı komut ile kapıyı açtığında birlikte içeri girdik gözlerim büyük odada dolaştığında Şebnenin sesini duymuştum.

" Bilgisayar bölümden aradığınız kişi efendim yaşı on dokuz." Böyle olmayacak ben direkt geçici dövme ile anlıma on dokuz yaşındayım yazdıracağım ayrıca nereden biliyor yaşımı diye soracağım ama baş vururken herşeyi söylemiştim..

" Bu aldığı yüksek puanlı sertifikala efendim." Tableti kumral siyah gözlü adama gösterdiğinde derince yutkundum.. sanırım işe alınıyorum..

" Anladım, bir iki gün çalışmasına bakın Arzu ilgilensin daha sonra gayretine karşı belirli bir masa verilsin." Ve evet midemde uçuşan kelebekler aşktan değildi mutluluktandı..

" Teşekkür ederim Fırat bey." Dediğimde gözleri ilk kez beni buldu siyahlıkları üzerimde gezinip en son yüzümü bulduğunda yavaşca gülümsedim..

" Rica ederim." Aslında fazla korkutucu değildi şu anlık öyle diyeyim birlikte odadan çıktığımızda Şebnem bana şu anlık oturacağım masayı ve bir kaç iş vermişti.. hızlıca işleri bitirilip yan masalardaki kızlar ile konuşmaya başladığımda numaralarını almıştım benimle ilgilenecek olan kadın Arzuydu iki masa ilerideydi ve çok hoş bir kadındı..

" Evlimisin." Parmağımdaki yüzüğe bakan Ceren ile kafamı evet anlamında yavaşça salladım.

" Çok erken değil mi kız." Dediğinde gülümsemeye çalıştım bende bay huysuzun dediği ile olgunlaşıp evlenmek isterdim ama hayat bazen hatta çoğu zaman acımasız olduğundan böyle olmuştu..

" Yok aşkı bulmuşken evleneyim dedim." Aynen aşk Ateş ve ben bana bir kez bile dokunmayan gözlerim içine zar zor beş altı saniye bakmak zorunda kalan Ateş aşıktı bana..

Saat öyle böyle verdikleri işler ile geçmişti ilk gün olduğundan yorulmuştum taxi çağırıp eve geldiğimde topuklarımı binanın içinde çıkarıp öyle eve çıktım ne kadar zor muş ya.. çantamdan anahtarı çıkardığımda kapıyı açmaya çalıştım ama açamadım sanırım Ateş gelmişti bende zili çaldığımda saniyeler içinde kapı sertçe açıldı..

" Nerdesin sen saat kaç haberin var mı senin." Kahverengi gözlerindeki öfke ile bana bakındığında derince yutkundum.

" işteydim.." içeri geçtiğimde ayakkabılarımı kapının önüne bırakmıştım..

" Aferin işe alınmışsın ." Küçük çocuk gibi azarlaması iğrençti..

" Alındım sana bir zararımı var." Dediğimde kapıyı kapatıp salona ilerlemişti arkasından ilerlerken burnundan soluması ile kulaklarıma tanıdık cümleler doldu.

" Sana göre sorun yok küçük hanım ister eve geç gelirsin ister erken ama ben senin bakıcılığını yapamam." Dediği şeyler ile gözlerim dolmuştu ona bakıcılığımı yap diyen yoktu ne bu sinir sanki kötü bir şey yapmışım..

" Küçük hanım demeyi kes bay huysuz! Hiç bir şeyden keyif almıyorsun diye evlendiğimizden beri istediğim şeyleri yapamaz oldum ne yapsam çocuk muamelesi görüyorum ne istiyorsun sen benden.!" Bana eşlik eden el hareketlerim ve miniklerim onu dahada sinirlendiriyordu gözlerim önüne gelen saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdığımde arkamı döndüm ona pencereye yaklaşırken sesi kulaklarımı doldurmuştu..

" Önce sesinin tonuna dikkat et Naz. Annemin kendisi yetmiyormuş gibi birde... öksüz yetim aklı bir karış havada olan çocuğu bana kadın olarak getirdi ." Dedikleri ile hızla ona döndüm nasıl bunları söyleyebilirdi nasıl söylediklerini duymayacak kadar ileri giderdi..

" Ya yeter! Tamam ben çocuğum! Kabul ediyorum tamamını şimdi S*ktirgit evden senin aylardır bitmek bilmeyen laflarından yoruldum." Yanına ilerleyip ellerimi göğsüne dayayıp ittirmiştim normalde milim kımıldamayan adam sendelediğinde fırsat bilip daha çok ittirdim.. bende insandım..ona sevdiğimi söylememe rağmen bir gün bile merhamet etmeyip azarladı..

" Burası benim evim." Haklıydı burası onun eviydi.. göz yaşlarım içinden gözlerine baktım.

"Senden nefret ediyorum Ateş." Elimin tersi ile göz yaşlarımı silip ilerledim.. yatak odasına geldiğimde dolabın yanından valizi çıkardım ikimizde birbirimizi sevemiyorduk ben ona göre kadın değildim.. hiç bir zamanda olamayacağım..

Bölüm sonu

6 yorum