İçeriğe geç

Yaz aşkım

Bölüm 10 · 4 dk okuma

Yaz aşkım

Bölüm 10

Lunapark

İlk önce bana destek olan herkese teşekkür ederim. Takiplerim arasında olan Hacer'inde eserine bakarsanız çok mutlu olurum.

_ _ _ _ _. _. _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _. _ _ _ _ _ _ _ _ _

Biz hala olayın şokunu atlatamamışken öyle dudak dudağa duruyorduk. O sırada imeri kızlar girdi.

Leyla : ablaa!?

Aylin: ya biz sizi iki dakika yanlız bıraktık siz işi pişirmişsiniz. Bu arada yerde beliniz ağrımadımı? Yatakta yapsaydınız.

Biz : neee?!

Ben çabucak Yiğit'in üstünden kalktım. Ve konuşmaya başladım.

Ben : Yalin saçmalama!

Aylin fısıldadı : ne var ya doğru söylüyorum?

Ben : Yiğit ben kendi adımada Aylin adına da özür dilerim.

Yiğit : bende özür dilerim. Yani seni düşürmek için tutmasaydım bötle bir şey olmazdı.

Ben : eee. Kim kazandı? benimi? Senmi?

Yiğit : sen kazandın. Tebrikler. Bu günlük masraflarını ben ödiyicem.

Ben : ben açım yani kafeye yemek için gidiyorduk biz. Onu da yiyemedik.

Yiğit : e hadi o zaman gidelim.

Selinin anlatımıyla

Gerçekten baya acıkmıştım ve ben ne istersem Yiğit alıcaktı. Yani benim için her şey beleşe gelicekti. Jsjsjjsjsjsjs. Ama bu günlük beleşeydi. Mdmsdmslsl

Bir taksi çevirdik. Ve binerek bir kafeye gittik. Taksinin oarasını Yiğit ödedi. Kafeye giriş yaptık. Bir masaya oturduk. Garson yanımıza gelerek "ne istersiniz efendim? " diye sordu. Ben "öğlen yemelik bir şeyler" istedim.

Yiğit : ben bir latte alıyım.

Leyla : sizde filtre kahfe varmı? (kızım ne yapıcan filtre kahfe'yi buzlu kahfe varken aah🤦)

Garson : evet efendim var

Leyla : ben o zaman bir tane filtre kahfe alıyım.

Aylin : bende bir Americano alıyım.

Garson : tamam efendim.

10 dakika sonra garson siparişleri getirmişti. Ben yemeğimin tadını çıkararak yerken etrafı inceliyordum. Güzel kafe yiyecekleri de öyle. Müşteri sayısı baya iyi. Gelirleri de benim fikrimce iyiydi.

Bizimkilere baktım. Sıra Yiğit'e gelince gpz göze geldik. İkimizde gözümüzü kaçırdık. Yani bu gün olanlardan sonra bir-birimizin yüzüne doğal olarak bakamıyorduk.

Biz ben yemeğimi yedikten ve diyerkerinin de kahfesi bitdikten sonra garsonu çağırarak hesabı istedik garson hesabı getirdi ve yine Yiğit ödedi kızlara da ayıp olmasın diye Yiğit ödemişti.

Ve biz kafeden çıkarak otobüs durağına geldik ve beklemeye başkadık. Aslında o kadar gecikmemişti. 3 - 4 dakika aralığında.

Otobüs geldiyinde bindik. En arkada olan uzun kolruğa oturduk otobüste bizden başka 5,4 kişi vardı. Bu otobüs lunapark 'ın yolunda ilerliyordu.

Lunapark ile arasında en azı yürüyerek 10 dakika olan lunaparka baktım. Aonrada çocuklara seslendim. Çocuklar hadi inelim az kaldı aramızda yürüyerek gitsek 10 dakika mesafe var.

Çocuklar tamam dediler ve şöföre müsait bir yerde durdurmasını rica etdik. Şöför müsait bir yerde durdurdu ve bizde indik. Ama bu sefer Yiğit değil ben ödedim yani sonuçta o da bir insan.

Lunaparka doğru yürümeye başladık. Vardığımızda ben tatlı tatlı gülerek çocuklara sordum.

Ben : dönme dolaba binekmi?

Yiğit : şu an gerçekten bir çocuk gibi duruyorsun jaç yaşındasın sen sinek hanım sjnsnsmsnd

Ben : sinek ne be?! Selin hanım olmasın o?

Yiğit : yok yok sinek hanım.

Ben : Yiğitt!

Yiğit : ay tamam be kaç yaşındasın da böyle çocuk gibi davranıyosun

Fısıldası :sinek hanım

Ben : seni duya biliyorum. Bu arada 20 yaşındayım bence hala küçüyüm. Neyse hadi dönme dolaba binelim.

Herkes tamam dedi ve biletleri alarak bir kabine bindik. Ama görevli bir kabine sadece iki kişi biem bilir.

Ben kızlara umut dolu gözlerle bakarken onlar baba gülerek baktılar ve bu kabinden inip başka kabine girdiler.

Bir dakika ya onlar beni Yiğitle aynı kabinde yanlız bıraktılar hemde bu günki olayı bile bile. Yiğit'e baktım o da dönüp bana baktı. İkimizde kafamızı başka tarafa çevirdik.

Beni sorarsanız baya baya utanıyordum. Ama Yiğit'i bilmiyorum aslında nasıl söylesemm...

Olan biten bir şeyi unutarak hiç birçey olmamış gibi devam ede bilirdim.

Ama olmuyordu. Unutamıyordum. Hayatı boyunca hiç bir erkekle öpüşmemiş ben bu günki yaşanmış kazada ilk öpücüyümü almıştım.

Kim ilk öpücüyünü unuta bilirdiki? Aslınd atam öpüşmesekte haz vericek bir şeye benziyordu.

BİR DAKİKA BEN NE SAÇMALIYORUM?!!

Diyerek kafamı sağa sola hızlıca salladım. Ve Yiğit'e dönerek konuştum.

Ben : Yiğit

Yiğit (Y) olucak

Aylin(A)

Leyla (L)

(Y) : efendim

Ben : hayatın boyunca yani şimdiye kadar bie kızla öpüştünmü?

Yiğit şaşkın gözlerle bana bakıyordu. Şaşırmıştı hemde çok. Bu günki kazada yaşananlardan sonra nasıl böyle rahat ve hiçbirşey olmamış gibi konuşmam onu baya baya merkalandırmıştı. Ama konuştu. Sonunda.

(Y) : hayır. Yani sanırsam hayır.

Biraz düşündü sonra kararlı bir şekilde konuştu

(Y) : hayır. Şimdiye kadar hiçbir kızla öpüşmedim. Yani bu günki ilkimdi.

Ben : benimde

Aonra ikimizde bir birimize bakarak aynl anda konuştuk.

Bence bu kanuyu kapatalım

Ben : bencede.

Dönme dolap durmuştu vaktimizin dolduğunu anlayıp indik. Bu sefer Aylin konuştu

(A) : korku trenine binelimmi?

Aylin ben şimdi seni ne yapayım. Korku trenine binmekten koektuğumu biliyordu ama her seferind eaynısını yapıyordu neymiş canım korkumu yenermişim. Neymiş canım alışınca eğlenceli oluyormuş. Kızım sen hastamısın.

Adı üstünde korku treni nesi ağlenceli allah aşkına. Herkes tamam dedikten sonra gözler bana döndü. Yiğit alay edercesine bir sırıtış ekledi suratına.

(Y) : ne o sinek ay Selin hanım yoksa korkuyormusunuz? Hm?

Ben : aaa ne münasebet hiçte bile korkmuyorum.

(Y) : hm hm. Kesin öyledir.

Arkadaşkar sırf gececi okurlarım bölümsüz kalmasın diye bölüm attım bu arada saat 01:50 değerimi bilin sjskmdçsms yarın bu bölümün devamı var aslında bu bölümü düftere yazmıştım ve 8 sayfa olmuştu bunu yetiştiremedim by by seviliyorsunuzz💫🫶🫵

Bölüm sonu

4 yorum