Okuldan eve gelmek için servise doğru yürüyordum. Kış ayında olduğumuz için kar diz boyunda. Kulaklığımı takıp servisin en arka tarafına atmayı düşünüyordum. O günün diğer günlerden farkı olmadığını düşündüm.
Ama kafama parlaklığı yiyene kadar. Herkes çığlık çığlığayadı. Kafamın ortasında kocaman yarrık ver yapraktan dökülen kanlar bembeyaz karı kırmızıya boyuyordu. Gözlerim kararmaya başladı. Vesonra bilincini kaybettim.
Gözlerimi açtığımda kolumdaki serumun bitmesini bekliyordum. Doktor soruma birkaç ağrı kesici eklerken bende sordum. "Annem ve babam nerde?" Doktor ise "Annen ile baban yoldalar. Gelmek üzeredirler." Dedi. Ve odadan çıktı. Birkaç dakika sonra Annem ve baban odaya girdiler çok endişeli görünüyorlar. Özellikle Annem odaya gelince "Hangi canı sana bunu yaptı."dedi. Sonra babam ise"Okulda 12. Sınıflardan bir grup çocuk tartışırken Jennifer arada kaynamış."dedi. Annem küplere binmiş gibi görünüyordu. "Onların kavgası yüzünden benim kızım niye acı çekiyor" dedi
Babam "Aileleri çok özür diliyor. Hem emniyet ekiplerinden birkaç kişi gelmiş. Jennifer eğer şikayetçi olursa cezasını çekecekler."dedi. Annem "tabiikide şikayetçi olucağız."dedi.Ama ben anneme dedim ."Gerek yok anne zaten aileleri de özür diliyorlar ben şikayetçi olmayacağım." Annem bana bir bakış attı resmen nasıl şikayetçi olmazsın der bakışları.
Sonra konuştu " Kızım genede senin kararın kendi kavgaları yüzünden senin kafanda kocaman bit yarrık var. Hem özür dileyince iyileşmiyor kızım" dedi annem.
Biraz sonra emniyet ekiplerinden birkaç kişi içeri girdi ve benden şikayetçi olup olmadığımı sordular. Ben şikayetçi olmadım. Annem gene o bakışları bana attı...