Yorumlarınızı ve oylarınızı bekliyor olucam!!!
Sürdüğüm glosu dudaklarımı bastırarak iyice yaydım ve aynada kendime öpücük attım,harikayım yahu!
Kenarda duran çantamı boynumdan geçirdim ve son defa boy aynamdan kendime baktım,bence güzel olmuştum.

Babamla akşam yemeği yemek için dışarı çıkıcaktık,aslına bakarsan bu yemek işi nereden çıktı hiç bilmiyordum. Babam genellikle önemli işleri olmadıkça dışarıda yemek yemezdi ama şimdi dışarıda yemek için can atıyordu.
Aynada kendi kendime garip garip pozlar verip odamdan çıktım,eh şimdi size kendimi tanıtmam lazımdı!
Benim adım Ezgi Getir'di,28 yaşında baba parası yiyen tembelin tekiydim! Tabii bu halimden şikayetçi değildim sonuçta beleş parayı kim sevmez ki?
Babamın anlattığına göre 2 yıl önce trafik kazasında hafızamı kaybetmiştim. Detaylarını hep merak edip sorardım fakat babam beni geçiştirmek saçma şeyler söyler ve yanımdan uzaklaşırdı eh ilk başlarda bu halleri beni çok şüphelendirmişti ama sonradan gereksiz kuruntu yaptığımı düşünerek şüphelerimi yok etmiştim.
Öz babamdı sonuçta benden ne saklıyabilirdi ki?
Merdivenin son basamağından inip telefonda konuşan babamın yanına ilerledim beni farketmemişti "ne demek buraya taşınmışlar? Dalga mı geçiyorsun benimle sen!" Babamın sinirli halleri kaşlarımı çatmamı sağlamıştı,fazla sinirli ve gergin duruyordu.
"Onları yakınımda görürsem sonu iyi olmaz!" Babam söylenerek telefonunu kapattı ve bana doğru döndü,karşısında beni görünce irkilerek hafifçe geriye çekildi. Demek geldiğimin farkında değildi..
"Ezgi,ne zamandır burdasın?" Babamın sorgulayıcı sesiyle gülümsedim "yeni geldim baba" babam biraz yüzüme baktıktan sonra gülümsedi ve kolunu kırarak bana doğru uzattı,gülerek koluna girdiğimde birlikte evden çıktık.
"Normalde dışarda yemek yemeyi sevmiyordun,neden birden bire böyle bir şey çıktı?" Arabanın yanına geldiğimizde sorduğum soruyla babam kafasını bana çevirdi "gidince görürsün güzelim" görevlinin açtığı kapıyla kendimi araca soktum. Babam diğer taraftan bindiğinde aracın içinde ki adam arabayı çalıştırdı ve yola çıktı.
Babamın konuşması hâlâ aklımdaydı,acaba kim taşınmıştı? Birilerinin taşınmasına bu kadar sinirlenmesi yersizdi babamın.. iç çekip camımı açtım ve rüzgarın yüzüme çarpmasına izin verdim.
"Keşke bu elbiseni giymeseydin." Babamın konuşmasıyla üstüme baktım,çirkin mi olmuştu? "Neden ki? Bunu seninle birlikte almıştık.." babam elbiseme göz atıp iç çekti "neyse sen her halinle güzelsin" bu neydi şimdi? Kaşlarım istemsiz bir şekilde çatıldığında babam umursamadan kendi tarafında ki cama döndü,bu adam ne oluyordu?
Yarım saat süren yolculuk sonunda bittiğinde hızla araçtan indim,elbise konusu kafama takılmıştı. Evde kendimi çok beğenmiştim ama babamın sözleri tüm özgüvenimi çekip almıştı,keşke eve gidip değiştirseydim. Kendi kendime iç çekerken babam yanıma geldi evden çıkarken yaptığı gibi kolunu kırıp bana doğru uzattı,istemeyerek koluna girdiğimde ikimizde yürümeye başladık.
Babam evden çıkarken gayet neşeliydi şimdi ki halleri niyeydi?
Restoranın içine girdiğimizde kulağıma çatal bıçak sesleri,insanların kahkahaları ve konuşma sesleri geldi. Babam kapıda ki görevliyle konuştuktan sonra görevli yürümeye başladı babamla birlikte görevlinin peşinden gittiğimizde kaşlarım çatıldı. Baş başa olucak sandığım yemek maalesef ki baş başa değildi!
Babamın ne diye dışarda yemek istediği belli olmuştu,yanına geldiğimiz masa ile babam kocaman gülümsedi "Mehmet!" Mehmet denen adam ayağa kalkıp babamla tokalaşırken ben somurtuyordum,bu yemek güzel geçicek gibi değildi.
"Merhaba küçük hanım" adamın bana hitap şekliyle güldüm "28 yaşındayım." Yüzümü düz bir hale getirip konuştuğumda adamın gülen yüzü birazcık bozulmuştu,yeni tanıdığım insanları sevemiyordum.
"Neyse,hadi oturalım!" Babamın konuyu dağıtmak için söylediği sözle benim yaşlarımda duran çocuğun yanına geçtim,çocuk geldiğimden beri pis pis sırıtıp bana bakıyordu ve bu beni ciddi anlamda rahatsız etmişti.
"Selam,Deniz ben" çocuğun kendini tanıtmasıyla yandan bir bakış atıp önümde duran menüyle ilgilenmeye başladım. Birden önümde ki menü çekilince kaşlarımı çatıp karşıma baktım,babam elinde tuttuğu menüyü sert bir şekilde kapatıp gülümsedi "kızım tanışsanıza!" Sesinde yatan uyarıyı aldığımda derin bir nefes verdim "ne diye tanışıcam? Herkes beni tanır!" Bu kibirli hallerimi genellikle sevmediğim insanların yanında takınırdım ve bu ikiliyi hiç sevmemiştim.
"Sorun değil zaten laf olsun diye söylemiştim." Yanımda ki çocuk birden ciddileşince ona bakmadan konuştum "bir daha olmasın." Çocuk,gerçi çocuk falan değildi kocaman adama çocuk demem biraz saçmaydı.
"Ezgi!" Babama bakma gereği duymadan yanımıza gelen garsona istediğim şeyleri söyledim, diğerleride benim gibi siparişlerini verince garson yanımızdan ayrıldı. Çantamdan telefonumu çıkartıp elimde çevirmeye başladım,bu masa beni fazlasıyla germişti.
"Çocuklar biliyorsunuz ki ikimizinde çok büyük bir şireketi var,biz de ortak olma kararı aldık!" Adamın konuşmasına boş boş bakarken yanımda oturan şahıs babasını tebrik etti. Babam boğazını temizledikten sonra konuşmaya girdi "bu ortaklığı ölümsüzleştirmek için bazı kararlar aldık.." bakışları bana döndüğünde kaşlarımı çattım,ne oluyordu burada?
"Bu kararlardan birisi de sizin evlenmeniz." Çatık kaşlarım daha çok çatıldı,hangi yıldaydık biz? Görücü usulünün daha elit haliyle karşı karşıyaydım resmen! Ben bir şey demediğim için yanımda ki adam konuştu,ben karşı çıkar diye beklerken duymak istemediğim şeyleri söyledi "Ezgiyi uzun zamandır tanıyorum sosyal medyalar olsun takıldığımız yerler olsun her yerde görüyorum ve açıkçası kendisinden hoşlanıyorum,yani benim için bir problemi yok!" Bu konuşma kesinlikle daha önce planlanmıştı!
"Siz ne saçmaladığınızı zannediyorsunuz? Banane sizin ortaklığınızdan!" Yerimden bir hışımla kalktım ve hepsinin yüzüne baktım "oyunculuğunuzda bok gibi! Sana da yazıklar olsun baba cidden!" Babamın konuşmasını umursamadan masadan uzaklaştım ve restorantı terk ettim. Ahmaklar! Kendilerini çok mu zeki sanıyorlardı?
Kapıda dikilen güvenliğin yanına gittiğimde beni fark etmemişti,hafifçe boğazımı temizledim "merhaba?" Adam bana döndü "buyrun?" Adamın cevabıyla hafifçe gülümsedim "bana bir taksi çağırabilir misiniz?"adam kafa sallayıp yanımdan uzaklaştığında iç çektim ve taksiyi beklemeye başladım. Aklım hâlâ içeride yaşanan saçmalıktaydı,babamın böylesine saçma bir şeyi bana sormadan yapması sinirlerimi çok bozmuştu.
İçerde çevrilen tiyatroyu düşünürken önümde duran taksiye bindim ve gideceğim yeri söyledim,şöför kafasıyla onayladığında kafamı cama çevirdim. Böyle emrivakilerden nefret ederdim ve babam bunu gayet iyi biliyordu eh bunu bildiği halde böyle bir şeyi söylemesi tamamiyle saçmalıktan başka bir şey değildi! Ne demişlerdi 'bu kararlardan birisi sizin evlenmeniz' babababa! İsterse kendisi evlensin o adamla zerre umrumda değil!
Çok geçmeden evin önüne geldiğimizde elimde ki kağıt parayı taksiciye uzattım "üstü kalsın" araçtan inip yavaş adımlarla eve doğru ilerledim. Akşam akşam sinirlerim çok bozulmuştu!
Anahtarla açtığım kapıyı sert bir eşkilde kapatıp yukarıya doğru çıkmaya başladım,herkesten nefret ediyordum! Kafamda hissettiğim boşluktan daha çok nefret ediyordum! Hafıza kaybı geçirdiğim için kafamda eskilere dair hiçbir şey yoktu ve bu beni sinir etmekten başka bir şey yapmıyordu. Bu konu hakkında babamın geçiştirmeleri ayrı bir sinir bozucuydu!
Tamam artık sinirlenme!
İç sesimi takmadan odama girdim,bu kapıyıda aynı sertlikle çarpıp kilitlediğimde sesli bir nefes verdim. Babam bu işin peşini bırakırdı umarım sonuöta tavrımı çok net bir şekilde ortaya koymuştum?
Elbiseyi çıkartıp yere fırlatırken kendimi yatağa attım,bu şekilde uyumak gerçekten huzurluydu. Keşke kışında bu şekilde uyuyabilsem. Yatakta rahat bir pozisyona girip gözlerimi kapattım,sinirliyken uyumak en güzel şeydi.
Çok geçmeden kendimi uykunun kollarına bırakmıştım..
Bitti! Bölüm hakkında ki düşünceleriniz neler?