İçeriğe geç

Yaşam Oyunu

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Yaşam Oyunu

Bölüm 2

Eskimişler

O evde Duyabileceğiniz tek şey 7 yaşındaki kızın acı çığlıklarıydı. Veya görebileceğiniz tek şey üstü başı kan olmuş bir şekilde Ailesine sarılmasıydı. Kim bilir belkide hayat Mia’nın Ailesi için çoktan bitmişti ama Mia’nın hayatı daha yeni başlıyordu.

Gözlerim kapalıydı. Birisi bana “Uyan Mia,sabah oldu” gibi şeyler mırıldıyordu kulağıma. Alnımdan terlerin aktığını hissedebiliyordum. Yine bir kabus görmüştüm o kesindi ama hatırlamakta güçlük çekiyordum. O sırada yüzüme birden çarpan suyu hissettim ve gözlerimi açtım. “Ne yapıyorsun ya!” Diyip hemen karşımdaki kişiye baktım. Evet o kişi Aslan’dı, beni uyandırmaya çalışıp durmuş ama en sonunda uyanmadığımı görünce bir kova suyu yüzüme dökmüştü heralde. Gözleri zaten telaşlı bir şekilde bakıyordu yani düşündüğüm şey %85 ihtimalle doğruydu.

”Aslan cidden mi?” Diyip gözlerimi bir kaç kere kırpıştırdım. “E sen uyanmayınca ve soğuk terler döktüğünü görünce korktum, ne yapmamı bekliyodun prenses hazretleri?” Diyip göz devirdi.

Aslan ile 7 yaşındayken yetim hanede tanışmıştık.İlk başta benden 2 yaş büyük olduğunu öğrenince çok gıcık oldum,neden bilmiyorum ama gıcığıma gitti işte ama şükür sonunda arkadaş olabilmiştik. Ona hep Kıvanç Tatlıtuğ diye seslemirim,evet biraz garip ama Kıvanç abiye çok benziyor. Hem küçükken yetim hanede Kıvanç abinin dizilerini ve filimlerini izlerdi,aynı zamanda bu yüzden derdim. Şu yakın zamanlarda “Aile” diye bir dizisi çıkmış ve adıda Aslan’mış,çok güldüm.Aslan’lanla birazcıkta dalga geçtim,ama cidden böyle bir tesadüf hayatımda görmedim.

“Yine ne düşünüyorsun,Mia?” Dedi Aslan,hemen kafamı masadan kaldırdım ve ona döndüm.”Senin Kıvanç Tatlıtuğ ile ikiz rolü olması gerektiğini düşünüyordum” deyip,kıkırdadım.Aslan biraz sırıttı ama ciddiyetini bozmamak için hemen karşılık verdi “Mia,cidden o kadar zekan ile Oxford’a bile gittin,Hâlâ beni Kıvanç abi ile benzetiyorsun. Bravo yani,ayakta alkışlıyorum seni!”

”Dimi ya bu Zeka bana bile fazla Einstein’la yarışmam lazım bence ama şu an ki konumuz bu değil,Katil hakkında başka bir şey buldun mu?” Dedim birden.

🍀

Evet,geldik hikayenin ana konusuna.. Prenses hazretleri Katil bey. Biraz duygusal olmam gerek bundan bahsederken ama katili parçalama duygusu içimi rahatlatıyor,belkide piskopatım..

Tarih: 23/07/2005 gece yarısı. Evde ki yeni pişmiş o lezzetli yemek kokusunun havada dağılması,Çocukların etrafta koşuşturup aynı zamanda nefes nefese gülmeleri. Ev halkının Akraba telaşı…

O gün bütün Aile süslenmişti,yemekler sofraya konmuş yenmeyi bekliyorlardı.

Annemin sesini mutfaktan duydum “Mia!,kızım koş çabuk cebindeki 5 TL ile bir kaç tane ekmek alıp gel!. Sakın geç kalma, Dedenler geldi bile!”. “Tamam Annecim!” Deyip hemen koşa koşa bakkala gittim. Bakkal amcaya bağırdım “Hüseyin Amca!,ben geldim!. Bana 5 tane ekmek verir misin?” Dedim nefes nefese. “Tabi veririm,kızım. Al hemen sıcak sıcak götür,dikkatli git sakın düşme!” Dedi ve elime 5 tane sıcak ekmeği tutuşturdu. “Sağol,Hüseyin Amca. Yarın sabah yine ekmek almaya gelirim!” Dedim ve hızlıca evin yolunu tuttum. Koşarken Hüseyin Amcanın bana söylendiğini duydum “bak koşma demedim mi,kız! Düşüceksin!” Deyip duruyordu ama sadece kıkırdayıp koluyordum,sıcacık ekmeklerin soğumasını istemiyordum.

Ve tam o sırada bizim Evden çığlıkların yükseldiğini Duydum. Ne oldu diye hızlı hızlı koşmaya başladım, belkide Dedem bize yeni bir Araba almıştır ondan bütün aile üyeleri seviniyordur diye düşünüyordum içimden. 7 yaşındaki bir çocuk nerden bilsinki o çığlıklar Aslında Acı çığlıklar olduğunu..

Tam eve giricekken içerde 8 tane siyah gömlekli adamı ve bir tanede çete lideri gibi giyinmiş bir adamı gördüm. Yerdeki kanları ve ölü bedenleri görünce birden gözlerim doldu ve beni görmesinler diye yan komşunun bahçedeki çalılarının arasına sokuldum. Annem kumral saçları kan olmuş bir şekilde yerde yatıyordu, kuzenlerim el ele tutuşmuş bir şekilde üstleri başları kandı. Aslında oradaki 26 kişide kanlar içindeydi, hepsinininde bedeni beyazlamış,yerde yatıyorlardı.

Onları gördükçe gözyaşlarım daha çok çoğaldı. Ağlamaktan hıçkırık tutmuştu ama beni görmesinler diye sağ elimle azımı kapatmışım. Sol elimdeki ekmekler artık soğumuştu,belkide şu an o adamlar olmasa hepimiz mutlu bir şekilde sıcak ekmekleri yiyebilirdik ama hayır,olmadı.

Babam,Annem,2 dedem,anneannem,babaannem,kuzenlerim,halamlar,teyzem,dayım,eniştem,halamlar,Amcamlar,abim ve ablam.. hepsinin o akşam,acı çığlıklarını ve beyazlayan tenlerini izledim. 7 yaşındaki küçük bir çocuk bütün Ailesinin ölümünü izliyordu. İçinden o adamların hiç mi ailesine kıyamadı diye düşünüyordu. Haklıydı,insan öldürmek bu kadar kolay olsaydı şu an çoğu kişi ölmüştü. İşte o gün Mia’nın gerçek hayattı başlamıştı.

🍀

”Aslan beklesene, öldüm koşmaktan!” Diyip bağırındım sokakta. İki dakika yerinde durmuyordu,biraz dursa zaten şaşardım. “Mia,daha Ceylin’in evine bile yaklaşamadık iki saatir! Metroyu zaten sen geç kaldın diye kaçırdık daha da bekleymem!” Deyip söylendi. Bende hemen ironik ses tonumu yapıp “beklesen olmuyomu bea!” Dedim ama aynı zamanda ensesine geçirdim.kıp kırmızı yapmışım,Vallahi tam şaheser. “O nasıl vuruş kızım! Ölücektim resmen!” Deyince beni gülme krizi tuttu. “Ya cidden seni öldürücem bir günde hayırlısı!” Dedi ve Kızgın kızgın yürümeye başayınca gülme krizim durdu.

Tamam biraz işin İronisine bakın,insanlar kızınca daha çabuk yaşlanırmış. Aslan’ın bana Aslında Teşekkür etmesi gerekiyor bence. Cidden Ceylin’in evine yaklaşamamıştık bile ama ben yürümekten yorulmuştum, Belkide cidden sıkıntı bendedir.

Aslan’a doğru hemen koştum ve onu geçtim “Geçemezsin beni ağla!” Dedim ve daha hızlı koşmaya başladım. Aslan “seni pişman edicem bücür!” Deyip bana doğru koşmaya başladı. Yetimhanedeki eski günler gibi yarışıyorduk yine,Kahka atıp birbirimizi geçmeye çalışıyorduk. sokakta ki insanlar bize garip garip baksada artık umursamıyorduk çünkü alışmıştık.

”Koş koş nereye kadar?” Diye seslendi Aslan. “Sen demedin mi Ceylan’ın evine bile ulaşamadık diye? Hem oynuyoruz hemde işimizi hallediyoruz Kıvanç’çım” dedim ironik ses tonumla. Aslan nefes nefese kalmıştı ama hâlâ koşuyordu,dediğim şeyden sonra kıkırdadı. “Senin şu yöntemlerin çok delice ama aynı zamanda mantıklı. Aferin böyle devam,bücür!” Dedi. Tamam boyum biraz kısa olabilir ama uzasam bile ben Aslan’ın hep Küçük bücürü kalıcakmışım öyle diyor.

En sonunda Ceylan’ın evine gelmiştik hemen Apartmanın Kapısını açtık. Ceylan’ın evi 7.katta olduğu için Asansörle çıkıyorduk ama geldiğimizde ne görelim,asansör ağrızalı yazısı diye kocaman asansörün önüne koymuşlar. Aslan’a baktım ve gözlerimi kırpıştırdım. Aslan fısıldadı “sıçtık biz” dedi. Evet güldüm ama cidden haklıydı bu yüzden “aynen öyle” dedim karşılık olarak.

Aslan en sonunda Pes edip merdivenlere bir bakış attı. “Son çağremiz bu bücür.” Dedi bana bakarak. Gözlerimi kapattım “Aslan ağlarım yapma” dedim ama haklıydı elinde sonunda gitmemiz gerekiyordu ve pes ettim. Aslan’la hızlıca basamakları çıkmaya başladık ama bitmiyordu.

“Yok ben dayanamiyacağım!” Dedim ve merdivene oturdum. Aslan nefes nefese güldü “Hadi Az kaldı 5.kattayız,bücür” dedi. Benim canım ironik sesimi ve şivemi yaptım “Abooo daha 2 kat var Aslan. Senin orda bildiklerin vardır? Aslan malsan? Çıakrsın bizi bea” Deyip ikimizde güldük. Aslan bana baktı “Senin şu şiveni ve ironik ses tonunu çok seviyorum,bücür” dedi ve saçımı dağıttı. “Ya ben bu saç için iki saat uğraşmıştım!” Dedim ve ensesine yeniden geçirdim “Ne vuruyorsun kızım! Zaten dağılıcaktı saçın” dedi ama kıkırdadı. Bende öcümü alıcaktım tabikide ama şimdi değil.

Aslan bana baktı “Hadi merdivenleri çıkma zamanı şimdi” dedi tamam der gibi bir bakış attım ama istemiyordum. Kurtarın beni!

-BU SEFER 1000 KELİMEDEN DAHA FAZLA YAZDIM BRAVO BANA! 💃

her neyse şimdi siz korku falan bekliyodunuz dimi ama canım korku yazmak istemedi zaten bir kaç bölüm böyle geçecek sonra katili falan bulursunuz 🥹 hadi öptm💋

Bölüm sonu

4 yorum

  • öncelıkle maşşalah tütütü çoooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooookkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk güzel olmus [aslan ♥ mia]

    1Yanıt