İçeriğe geç

Yasaklar

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Yasaklar

Bölüm 1

Karantinaya Giriyoruz

Bu gün sabah dürtülerek uyandırıldım,kendimi salonun koltuğunda buldum.Heryer dağınıktı saat 10.30'du ve haberler açıktı.Suna bana "Heeey neler olduğunu gördün mü?!"dedi ve daha sert dürttü haberleri dinlemeye çalıştım ilk başta uykuluydum ve birşey anlamadım ama sonra birkaç cümle ilgimi çekti spiker:

"Dün yaşanan bu olay gerçekten korkunçtu,bu yüzden evlere doktorlar gelecektir.Herkesi kontrol edip hastalıklı olanları karantinaya alacaklardır.Ama sakin olun çünkü herşey devlet tarafından kontrol altında!Evlere gelecek misafirler için hazırlıklı olun,dışarı çıkmayın ve doktorları bekleyin!"dedi.Neden bahsettiğini anlamamıştım.Suna'nın ağzı açık kalmıştı,sanırım o çoktan uyanıktı ve herşeyi dinlemişti.Aklıma spikerin "Hazırlıklı olun" dediği geldi ve etrafa baktım.Gerçekten çok dağınıktı, "Hadi Suna kaalk! Spikeri duymadın mıı!Kalk ve evi toplama yardım et!" dedim.Oda kalktı ve salonu toplamaya başladık.Ben ilk olarak masanın üzerine duran yiyecek atıklarını topladım ve sonra uyurken Suna'nın üzerime örttüğü battaniyeyi katladım,bir kenara,yerine koydum.Salonu süpürdüm ve odamıza geçtim.Kitapları yerleştirdikten sonra yatağımızı topladım,mutfağa gittim.Suna bulaşıkları çoktan yıkamıştı ayrıca artık ev temizdi,oturup masa oyunu oynamayı düşünmüştük ki zil çaldı.Ben kapıya koştum ve açtım.Bir doktor ve bir hemşire eve anında girdi.Bizde şaşırmıştık öyle dalmalarına ama konuşmamıza bile izin vermediler ve kan almak için geldiklerini, endişelenmememiz gerektiğini söylediler.İlk benden kan aldılar,sonra Suna'dan.Belki birkaç hafta sonra geri gelip sonuçları bildireceklerini söylediler ve gittiler.Neler olduğunu hala çözememiş olan ben "Suna neler oluyor?" diye sordum "Çok güçlü bir salgın var Elvin,bu salgının geçenlerde komşu ülkemize atılan radyoaktif atom bombasından kaynaklandığı söyleniyor ama işte..."dedi ve sustu.O an çok korktum,kalbim küt küt atıyordu ki Suna beni rahatlattı ve birkaç masa oyunu oynamayı teklif etti.Kabul ettim.Masa oyunlarından sonra biraz sessiz sinema oynadık ve eğlenceli bir gün geçirdik gibi oldu.Bir sonraki gün yatağımızda uyandım,saat 5'di.Uyanmamın nedeni ise 3 dakikadır aralıksız bir şekilde çalan kapının zili idi.Darmadağın olmuş saçımı tarayıp kapıya koştum,açtığımda karşımda bir hemşire vardı ve maske,eldiven,özel kıyafetler ve yine maske ile eldiven takmış durumdaydı."Hanım efendi siz ve ev arkadaşınız hastalığa yakalanmış,yani test sonuçlarınız pozitif çıkmış.Ancak endişelenmeyin,sizi başkalarınında güvenliği için karantinaya alıyoruz"dedi ve kapıyı kapattı,kilitledi,giderkende "Iyy iğrenç insanlar!Sizin yüzünüzden bende hastalık kaparsam bu beni ilgilendirmeyecek!!"diye bağırdı.Suna'nın yanına gittim,olanları anlattım.Kızcağız şoka girdi,bir anda hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.Ona sarıldım ve en azından belirtilerinin daha ortaya çımadığını,çok acı çektiriyorsa şu an çekemediğimizi ve belkide hastalar arasında en şanslı kişi olduğumuzu söyledim,teselli etmeye çalıştım.Beni dinlemedi ve ağlamaya devam etti.Onu en çok yemek mutlu ederdi,mutfağa koştum ve biraz meyve doğradım çünkü en çabuk bunu yapabilirdim.Ona getirdim,birazda açtı hemencecik yedi.Bulaşık yıkama sırası benimdi,itiraz edemezdim gittim ve dünden kalan bulaşıkarıda yıkadım.Bu günde böyle ağlamaklı geçti işte...

Bölüm sonu

3 yorum

  • Ama her şeye rağmen güzel olmuş. Rica etsem benim kitapları daha okur musun. Ve benim takip eder misin

    2Yanıt
  • Şey kitabı yazarken yazım dilin sanki yaşadığım bir olayı anlatıyor musun gibi olmuş. Kitabı kitabın yazıldığı dilden yazman daha iyi olurdu. Mesela örnek olarak cips abur cubur kola falan demek yerine": masanın üzerinde duran yiyecek atıklarını aldım ve attım." Onun gibi bir şey söyleyebilirsin. Bu yaşadığın olaymış gibi olduğundan okurların pek dikkatini çekmez ve kitabın beğenilmez. Yine de emeğine sağlık. Daha iyi bir konuda bulabilirdin. İşi daha gizemli hale de getirebilirsin

    1Yanıt