Keyifli okumalar.💔
.........
Gecenin rengi gözlerinde
bakışları yıldızlı gökyüzünde
zihni, o ışıltılı siyah perdede oynayan
anıların seyrindeydi.
Akşama kadar kapalı kalan ev nefes alsın diye camı açımış ve yorgun bedenini, pencere öndeki ikili mindere bırakmış,
Gökyüzünü izliyordum. Kahve ,uzun saçlarımı okşuyordum. ve derin düşüncelere, dalmıştım
Annemin,sesi geliyordu odada Zeynep Zeynep "diye beni çağırıyordu hemen oturduğum minderlerden, kalkıp yan odanın, kapısını açıtım"efendim anne "dediyimde annem öksürerek nefes nefese kalmıştı "Zeynep ilaçlarımı getir kızım ilaç vaktim geçti Bir saatdir"hemen yanımdaki sol çekmeceden ilaçlarını çıkardım ve çekmecenin, üzerindeki sürahide su kalmamıştı hemen mutfağa gittim su sürahisini doldurup elime bir bardak alıp hızlı adımlarla anneme gittim.
nefesi gittikçe daralıyordu her zamanki gibi korkmaya başladım yine. hemen suyu doldurup anneme verdim.ve hemen bir tane ilaç aldı ve yavaşça başını yastığa koydu güzlerindeki o hüzümü gürüyordum gözleri, yaşla dolmuştu daha sonra ayaklarını uzatıp yorganı üstüne çekip sol tarafa uzandı "Zeynep kapıyı kapat yatacam ben "dedi, yavaşca kapıyı kapatım. Salona geeçtim yerde oturmaya başladım gözlerindeki ,yaşlar elime damılıyordu annemin lösemi hastalığı vardı ve ben doğduğumdan beri annem hastaydı.
Üzülmeye alışmıştım artık.
Ne yapacağımı bilmiyordum derin düşüncelere dalmıştım.birden Zehrayla, zümrütün, sesi geldi. okuldan gelmelerine daha çok vardı. Kapıyı açtılar Zümrüt "biz geldik abla" dedi,hemen yerimden kalktım ve "hayırdır kızlar niye bu kadar erken geldiniz?"dedim merakla "Bugün derslerimiz boş abla"diye cevap ver di.
"Tamam kızlar sessiz olun annem uyuyor"dedim onları uyararak,zaten zor uyumuştu"Zümrüt ne hazırladın abla".
Diye sordu "ocağa yeni çorba koydum"dedim bende
"Zehra abla bugün biliyormusun, bizim doğum günümüz"dedi,eyvah tamamen aklımdan çıkmıştı "evet biliyorum ablacığım bugün 10 yaşına bastınız. İyi ki doğdunuz ablam".
Diye cevap verdim.
Zehra, ile Zümrüt ,ikizlerdi.
Zehra "unutmadığını biliyordum abla".
Zehra ile Zümrüt Sırtlarındaki çantayla odaya gidip "biz ders çalışacağız abla çorba kaynayana kadar " tamam diye cevap verdim.
Keşke diğer çocuklar gibi doğum gününüzü kutlayabilsem, diye içimden hüzün ettim . Dışarıda babamın sesi.
geliyordu hemen Bir tedirgin oldum.çünkü
Biz babamızdan çok çekinirdik .
Hemen ayağa kalktım kapıyı açmaya.gittim
Kapıyı açar açmaz babamı karşımda gördüm sinirden gözleri açılmış ve sinirle nefes alıp veriyordu, onunla konuşmaya bile çekinirdim
Ne kadar çekinsem bile kısık sesle
"Ne oldu baba "diye sordum. hemen yüzüme tokatı yapıştırdı.! Ne uğradığıma şaşırmadım.
Çünkü babamın bu hallerine alışmıştık
hepimiz. Ne zaman sinirlense gelip o sinirin çoğunu annem ve bizden çıkartırdı.
Zehra, ile zümrütün, odasına gitti.
Üstüne kapıyı kapatı.!" Ben sabahtan akşama kadar çalışayım siz de okula gidip hayatınız mı kurtaracaksınız.! Bu kadar yeter artık okula falan gitmeyeceksin gittiğinizi görürsem öldüreceğim ikiniz de!"
Diye çocuklara bağırıyordu.
Hemen hızlı adımlarla kapıyı açtım.
Korkmuş bir şekilde, "Baba onlar okula gidecek onlar daha çok küçük" diye cevap verdim. Cevap verip vermez, babam! saçımdan tutup "Bir daha konuştuğunu görürsem boğarım seni!."
Zehra babama "senden nefret ediyorum biliyorsun değil mi" diye cevap verdi.
Babam !elini kaldırıp tek tokatıyla onu da yere yapıştırdı!. Zehra bağırarak ağladı.
Başımı sol tarafa çevirdiğimde Zümrüt orada ellerini birleştirmiş başını eğmiş bir şekilde ses çıkartmadan gözlerindeki yaşlar akıyordu.
Zümrüt'e bir an sarılmak istedim.
Ama babamın korkusundan başımı zar zor kaldırıyordum. Dizlerimin üzerinde oturmuş bir şekilde kardeşlerimin ağlamasını izliyordum.ve, bababam. Yüksek sesle "bir daha yanımda sesiniz çıkarsa o boğazınızı keserim!."dedi
Daha sonra kapıyı sert bir şekilde çarpıp salondan dışarıya çıktıtı. ,O çıkar çıkmaz Zehra ,ile Zümrüt, ayağa kalkıp üstüme atladılar ikisi de, başını dizimin üzerine koyup hüngür hüngür ağlamaya başladılar.
Zümrüt kısık sesle "abla biz bir daha okula gidemeyecek miyiz" diye sordu. Başımı eğip
Saçlarını öpmeye başladım gözyaşlarımla.
Gitmeyeceklerini biliyordum,
cevap veremedim.
Yutkundum bir şekilde "bilmiyorum ablam"
Diyerek cevap verdim.
Yan odadan annemin ağlama sesini duydum. "Kızlar siz oturun ben gelicem dedim. Ve ayağa kalkarak hızlı adımlarla salondan odaya geçtim .
Kapıyı açtığımda ağlıyordu,annem
"Anne"diye seslendim.annem başını yavaşça
çevirip bana baktı.
Göz altları sararmıştı, birden "anne ne oldu"? Diye bağırmaya başladım!, annemi da önce hiç bu şekilde görmemiştim. Hızlı bir adım atıp annemin yanında oturdum. " Neyin var anne" dediğimde annem hiç konuşmadı sadece gözlerinden yaş akıyor ben gittikçe korkmaya başladım o kadar korkmuştum ki artık ağlayamıyordum bile !.
Zehra ile Zümrüt kapının köşesinde korkmuş bir halde bizi izliyorlardı "abla ne oldu?"diye sordular.
Annemin nefesi giderek daralmıştı.
Annemin elini tuttuğumda işaret parmağıyla ellerimi tutmaya çalışıyor o an annemi kaybedeceğimi fark ettim .
Gözlerini sol tarafa çevirip Zehra,ile Zümrüte baktı.
Küçük bir tebessüm,ile güldü.ve bir derin nefes aldı ,o nefesi bir daha alamadı.
Ben avazım çıktığı kadar "anne hayır lütfen yapma bunu bize lütfen anne!"diye bağırdım
Annem kıpırdamıyordu artık.
Ve annemi kaybettmiştik, Zümrüt ve Zehra annemin üstüne atladılar
Annemin gözlerini öpmeye başladı Zümrüt.
Bedenim buz kesildi o an sesim çıkmıyordu tamamen dengemi kayıp etmiştim tir tır titriyordum.
Zehra "abla annem öldümü?" Zümrüt" hayır annemin gözleri açk annem ölmedi benim annem ölmez" diye ağlıyordu.
Bağırmamla Sesimi duyan komşular kapıyı açtılar.hülya teyze annemi görür görmez öldüğünü anladı. Çünkü annemin hasta olduğunu bilmeyen yoktu"Zeynep Zeynep!"diye sesleniyordu ,diğer kumşularımız hepsi ağlıyordu, Hülya teyze Zehra ile Zümrüt elerinde tutup dışarıya çıktılar.
Ben orda donmuştum kendime gelemiyordum.
Annemin başı omzuna düşmüş bir şekilde,gözleri açık gözlerindeki o yaşlar
Halıya vardı .
İlahi bakış açısı
Zeynep orda dengesini kaybetmişti, dizlerinin üzerinde oturmuş bir şekilde mırıldanıyordu, gözleri annesinin üzerinden hiç bir şekilde kımıldamıyordu .
Ambulansla jandarmaya haber verdik.
Aradan on beş dakika gibi bir süreyle,
Ekipler içeriye girdiler kapı açıktı, toplanan komşuları çkardılar dışarıya salğlık ekiplerinden biri Sinem min kol bileklerine bakıtı,Ve üzgün bir şekilde kadının öldüğünü söyledi bana,Sinemi alıp hastaneye götürdüler.
Zeynep orda kıpırdamadı bile dizlerinin üzerinde oturmuş bir şekilde annesinin öldüğü! Yere bakıyordu.hülya teyze
"Zeynep kızım"dedi kımıldamadı bile büyük bir şok içindeydi.
Bir müddet sonra jandarmalar gelmişti, Zeynep oturduğu yerde sessiz sessiz göz yaşı döküyordu,içeriye serhat komutan girdi,serhat komutan oldukça tanınan biriydi, oldukç iri yapılı ve esmer biriydi, komutan içeriye girdiğinde yerde sessiz sessiz ağlayan kızı gördü.
Askerlerden birine"siz etrafı inceleyin,ölüm nedeni şüphelimi bir bakın"dedi,sonra yerde oturan kızın yanına gitti,bir dizinin üstünde durup kıza baktı,kızın omuzuna dokundu ama kız tepki vermedi"hey adın ne senin"diye sordu,ama kız yine tepki vermedi, komutan son çare olarak elini kızını sırtına dolayıp bir elinide kızın bacaklarının altından geçirdi, kızın yazması yere düştü, kız hemen kedi gibi sokuldu komutana.
Kızın uzun kahve saçları omuzundan aşağya döküldü, kızın saçlarından çok güzel bir koku yayıldı,serhat bir an duraksadı ve ve kı
zın yüzüne baktı
İlk kitabım yanlış varsa affola❤️
Umarım beğenirsiniz, oy vermeyi unutmayın lütfen ❤️