Yasak Aşkın Gölgesi — 3. Bölüm
3. Bölüm Özeti
Keskin malikanesinde gerginlik artık duvarların dışına taşmaktadır. Mert, şirketindeki büyük bir ortaklık anlaşmasının stresiyle eve dönerken, Defne ise içindeki bastırılmış fırtınayla boğuşmaktadır. Mert'in telefonuna gelen o anonim fotoğrafın arkasındaki gerçeği araştırmaya başlaması, evdeki ipin ucunu tamamen koparır. Mert, karısının ondan bir şeyler sakladığını sezse de, bu şüpheyi henüz kendine bile itiraf edemez.
Akşam saatlerinde yağmurlu bir İstanbul akşamı, ikisini aynı çatı altında, ancak bambaşka dünyalarda buluşturur. Malikanenin loş koridorlarında, dışarıdaki fırtınanın sesine karışan keskin bir yüzleşme yaşanır. Defne, kocasının baskıcı ve sorgulayan tavırlarından kaçıp evin arka bahçesindeki kış bahçesine sığındığında, kapı aralanır ve içeri giren kişi Mert değil, o yasak rüzgarın tam kendisi olur.
Aralarındaki tüm engellere, evli olmalarına ve akıp giden zamana rağmen, bastırılan o devasa çekim artık kontrol edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Kelimeler biter, nefesler birbirine karışır. Aralarındaki o tehlikeli mesafe tamamen yok olurken, Defne ve Mert (hikayenin o kırılma noktasında) birbirlerinin gözlerindeki tutkuya yenik düşerek tutkulu ve gerilim dolu bir şekilde öpüşürler. Bu öpücük, her şeyi mahvetme pahasına atılmış geri dönüşsüz bir adımdır.
Ancak camın arkasından onları izleyen bir çift gözün varlığından habersizdirler; gölge artık üzerlerine tamamen düşmüştür.
"En büyük yasaklar, kalbin en çok inkar etmek istediklerinde saklıdır."