Handenin karkadaşı geldi ve her şeyi anlattı hande ne yapacaktı yine vazmıgeçicekti ya miras ya aşk mıydı birine bu kadar çekim hissetmişken peki Kaan doğru kişimiydi herseyi karşısına almaya değermiydi en önemlisi o aşkı seçse Kaan da aynısını yaparmıydı ki arkadaşı onu sarstı
Ne yapacaksın
2 seçeneğim var ve onun da öyle gerçekten bi duygusu varsa bana ulaşacaktır
O anda telefonuna mesaj geldi
Hande ben Kaan gelemedim biliyorum ztn öğrenmişsin gerçekleri de
Evet .
Özür dilerim
Dilenecek özür yok Kaan senin de benimde iki seçeneğimiz var ve seçtiğin şey belli burda olmadığına göre.
"Bu kişiyi engellediniz "
Telefonun ekranı karardığında kısa bir sessizlik oldu. Parmağı hâlâ camın üzerinde, engelle butonuna bastığı o son noktada takılı kalmıştı. Kalbi göğüs kafesini zorluyordu; hem büyük bir yükten kurtulmuş gibi hafiflemişti hem de içinin derinliklerinde beliren o üzüntü soğuk korkuyla yüzleşmek zorundaydı.
Artık mesaj gelemezdi. Artık o bildirim Ama bu, her şeyin bittiği anlamına mı geliyordu, yoksa sadece oyunun şekil değiştirdiği anlamına mı?
Kız, parmakları titreyerek ekrandaki son mesaja baktı. Kalbi hızla çarpıyordu. Hande haklıydı. Bu yasak his, çekici olduğu kadar tehlikeli bir uçuruma dönüşmek üzereydi.
Masadaki kahve fincanından yükselen duman, ikilinin arasındaki gergin havaya karışıyordu. Kafe her ne kadar kalabalık ve gürültülü olsa da, kızın dünyası sadece telefonunun aydınlık ekranından ibaret kalmıştı.
Kız tebessüm etmeye çalışarak telefonunu yüzü koyu şekilde masaya bıraktı. Tam Hande'ye bir şeyler söylemek için ağzını açmıştı ki, masanın üzerindeki telefon birden titreşmeye başladı.
İkisi de aynı anda telefona kilitlendi.
Kız ağır hareketlerle telefonu ters çevirdi. Ekranda ne bir mesaj bildirimi ne de bir arama vardı. Sadece tanımlanamayan bir numaradan gelen tek bir görsel bildirimi görünüyordu.
Hande öne doğru eğildi, kaşları çatılmıştı. "Bu da ne? Engellemedin mi sen onu?"
Kız bildirime dokundu. Fotoğraf açıldığında ikisinin de kanı çekildi. Fotoğraf, tam olarak şu an oturdukları kafenin dışından, tam da bulundukları masayı görecek açıdan çekilmişti. Ve altında tek bir satır yazıyordu:
"Beni engelleyebilirsin ama benden kaçamazsın."
Hande hızla kafenin camından dışarı, kalabalık caddeye doğru baktı...