İçeriğe geç

Yas

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Yas

Bölüm 2

1/yas

Var oluş ve yok oluş.

Adın ilk defa yazıldı bu şehirde.

Keyifli okumalar.

Hoparlör den çıkan yüksek sesli müziğin sesine mırıldanarak eşlik ederken bir yandan da küçük adımlarla dans ediyordum. Saat'e baktığımda 12.30 olduğunu gördüm. Geç kalıcaktık.

"Hadi, geç kalacağız!" diye yanımda duran Efnan'ı darlıyordum. Elimde duran ikinci halka küpenin arkasını da geçirdim. Hafifçe taşmış rujumu elimle sildim.
Son olarak dağınık topuz yaptığım kumral saçlarıma ve sürdüğüm şeftali tonlarında ki ruja baktım.
iyi görünuyordum, sanırım.

"Güzel olmuşsun, Elis. Hadi gidelim artık."

Gözlerimi devirerek ona baktım. onun yüzünden bekliyorduk zaten.

O önden ilerlerken komidinden omuz çantamı aldım ve ayakkabılarımı giyerek kapıyı kapattım.
Efnan'ın arabasının yanına ulaştığımda arabanın kilidini açtı o şoför koltuğuna binerken bende yanına oturmuştum.
Arda yeni bir işe girmişti. İyi bir hastahanede cerrrahlık yapacaktı. Ve şimdi Efnan ile yeni işi
için onu tebrik etmeye beraber gidecektik.

"Ben gitmesem olmuyor mu?" dedi puflayarak.

"Beni bu mutlu günümde yalnız mı bırakacaksın arkadaşım." dedim kafamı ona çevirerek.

" Bak Elis o çocuğu sevmiyorum tamam mı çok sinsi ayrıca."

"Seni böyle düşündüren ne Efnan." dedim bıkkın bir sesle. Ardaya karşı hep nefret doluydu her zaman.

"Şöyle ki saf arkadaşım, hep sen düşünüyorsun onu. Onun bi defa bile sana çiçek aldığını görmedim. Senin ilk önceliğin hep o iken onun ki sadece kendi çıkarları."

Efnan konustuktan sonra ağzımı açamamıştım.
Hastahaneye vardığımızda ben önce gitmek için inmiştim Efnan da arabayı park edeceğini söyleyip garaja doğru arabayı sürdü. Kafamı ondan çekip hızlı adımlarla hastahanenin içine girdim.
Asansörün önüne geldiğim de düğmeye basarak beklemeye başladım.
Asansörün kapısı açıldığında içine girdim ve gideceğim kata bastım. Ayağımla yerde ritim tutmuştum. Neden bu kadar stresliydim ki. Arda ile liseden beri sevgiliydik. Hep benim yanımdaydı bende bu güzel gününde yanında olmak istemiştim.
Asansör geldigine dair ses çıkardığında derin bi nefes alarak adımımı attım.
Dümdüz ilerlerken sağdan dönmem gerektiğini anlamıştım. Konuşma seslerini duyuyordum. Konferansta yankılanan sesin sahibi Arda'ydı. Sesinde ki heyacan ve neşeyle dile getiriyordu hissettiklerini. İçeri girdigimde kafamı ona çevirdim. Beni görmemişti, ki normaldi de. Kalabalık olduğundan arkalarda kalmıştım. O sırada Arda tekrardan konuştu.

"Bana bu zamanda yanimda olan kız arkadaşıma teşekkür ederim." dedi kalbim hızlanmıştı. Beni görmemişti ama benden herkese bahsediyordu. Büyük bir heyecanla sahneye dogru adımlarken Arda kafasını yan tarafında duran uzun ve model denebilecek kadar güzel bir kadına baktı. Kadın da mikrofona yaklaşarak Arda ya karşı övgü dolu sözler söylemeye başladı.
Şaka mı bu. Eğer öyleyse hemen bitmesini istiyordum.
Başım dönmeye başladığın da ise Arda tekrar konuşmaya başladı.

"Bu güzel günü daha da anlamlı kılmasını istedigim için." dedi ve elini cebine götürerek siyah küçük bir kutu çıkardı. "Ecem benim yanımda olduğun ve desteklediğin için çok teşekkür ederim. Benimle evlenir misin?" diyerek kutuyu açtı. İçinde pahalı olduğunu belli eden cinsten yüzük duruyordu. Yüzüğü alarak yanında duran kadına baktı. Kadın başını 'evet' dercesine sallayarak yüzüğü parmağına taktı. O sırada omzuma biri dokundu.
Kafamı kaldırdım ve Efnan olduğunu gördüm. Üzgün gözlerle bana bakıyordu.

"Neden? Neden hep iyi şeyler kötü biter Efnan?" diyerek gözlerimden yaşların intihar etmesine izin verdim.
"Allah belasını versin. Bak tek kelimene bakar kızım izin ver döveyim ben bunu. Biliyodum ben zaten böyle bi bokluk yapacağını hadsiz köpek." dedi öfkeyle öne atılarak.

"Hayır hayır. Eğer öyle bişey yaparsak küçük duruma düşeriz ne de olsa ben ve ondan baska sevgili olduğumuzu bilen yok." hıçkırıklarım arasından zorla konuşuyordum.

"Bu iliski de sen de vardın o da vardı Elis. Madem başkasıyla evlenmek istiyordu ayrılsaydı piç." dedi

Küfür ettiği icin kaşlarımı çatarak ona baktım.

"Haklıyım bakma öyle."

"Haklısın."

Daha fazla bu manzaraya bakamayacağım için gözlerimi kapattım ve derin bi nefes aldım.

"Nasıl bu kadar sakinsin anlamıyorum ya. Bu beyinle nasıl cerrah oldu bu şerefsiz."

"Efnan evde konuşalım mı? kendimi iyi hissetmiyorum." dedim başımı tutarak.
Kafasıni salladı ve sahneye dogru lanet okuyarak tükürdü.
Kafamda Ardaya söven bir adet Efnan'ın sesi yankılanıyordu hala.

"Bugün sizde kalsam olur mu eve bu şekilde gidersem endişelenebilirler." dedim tekrardan konusarak.

"Tabii ki kalabilirsin. Hem Sevda'nın kurabiyelerinden yersin. Mutfakta iyi olmamasına rağmen niye sürekli kurabiye yaptığını hala anlamıyorum." dedi beni güldürmeye çalışarak.
Ona bakarak tebessüm etmeye çalıştım ama pek başaramamıştım. Ağlamaya devam ettiğimde ise beni kendine çekerek sıkıca bana sarıldı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.