"Nerede aranacak haklının hakkı?" "Hadi Kenan göm onları sahaya" Arda arkadaşına aklına gelen bütün motive edici sözleri söylerken Kenan bağladığı bağcıkları ile ayağa kalkıp üzerini düzeltti. Bu maç takımı için önemliydi eğer iyi bir skor elde edebilirlerse Macaristan'a karşı kazanma şanslarını da ellerinde tutacaklardı. "Macarlar oyuna sert başlayacaktır oynadıkları bütün maçları rakip takımı zor duruma düşürüp kart görmeleri için oynuyorlar" diyerek arkadaşını ve takımı uyardı Can. Rakiplerini analiz etmeyin seven biriydi ve Macar oyuncularının çoğunun maçta kavga çıkardığının farkındaydı. "Hepimiz sakin olucaz özellikle sen Barış duydun mu beni?" "Duydum kaptan" Kenan etrafına bakıp Kaan'ı kendi dolabının önünde oturduğunu görüp yerinden kalktığında öylece tek başına oturan eşinin yanına oturdu. "Heyecanlı mısın?" Tereddütle sordu Kenan. Eski Kaan olmadığı için eşiyle konuşurken artık önceki gibi rahat değildi. "Değilim" "Ben çok heyecanlıyım umarım maçı alırız" Cevap vermedi Kaan. Eşinin sessiz kalmasıyla Kenan bozulan morali ile Kaan'ın yanından kalkıp arkadaşlarının yanına dönecek iken bu sene takıma gelmesiyle tanıştığı ve kimsenin sevmediği Atakan'la karşılaşmıştı. "Naber Kenan" "İyi Atakan abi" "Abiye gerek yok Atakan iyi" Kenan omzunda hissettiği elle rahatsız hissederken ayıp olmasın diye gülümsemiş onu bu durumdan Merih abisi kurtarmıştı. Merih kardeşi gibi gördüğü Kenan'ın omzuna kolunu sarıp karşısındaki bedene öfkeyle baktı. O adamı gördüğü her an yumruğunu suratına geçirmek istiyordu ama onun için kendisini zor durumda bırakmak istemiyordu. "Kenan hadi aslanım maç başlıyor" "Geliyorum abi" Kenan takım arkadaşlarıyla birlikte soyunma odasından çıkıp sahaya çıkarken yanında olacak olan çocuğun elini tuttuğunda kulağının hemen yanında hissettiği sıcak nefesle huylanmıştı. "O şerefsiz seninle ne konuştu?" Kenan Kaan'ın sesini duyduğunda arkasını döndü. "Nasıl olduğumu sordu" "Sormasın çenesini kırarım onun" "Konuşmuyorum onunla bir anda karşıma çıktı" "Eli omzundaydı Merih gelmeseydi o elini kırar götüne sokardım" "Kaan çocuklar var" Kaan öfkesini tutmaya çalışırken hakemin işaretiyle çocukların elini tutup sağa'ya çıktılar. Önce İstiklal marşı sonrasında Macarların marşı okunmuş maç rakibin atışıyla başladı. Türkler maça kolay başlamış 9 dakikada Orkun'un gol atmasıyla 1-0 öne geçmişlerdi. Maç iyi ilerlerken 25 dakikada Macaristan'ın gol atmasıyla skor 1-1 olmuş 27 dakikada Kaan ayağında yaşadığı sorun yüzünden maçtan çıkmak zorunda kalmıştı. Kenan eşi için endişelenirken maça odaklanmaya çalışmış üstüne bir de Macar oyuncularının sürekli kendisine faul yapmasıyla sakinliğini korumaya çalışmıştı. Devre arası geldiğinde oyuncular kramponlarında sorun olduğu için soyunma odasına yönelirken Kenan kulübede oturan Kaan'ın yanına gitti. "Kaan iyi misin?" Kaan endişeyle kendisine bakan Kenan'ın sorusunu umursamadan maçta atağa çıktığı an faul sonucu yere düşmesiyle dizlerinde olan kanamaya bakmış bileğindeki ağrıyı umursamadan ilk yardım çantasında bulunan peçeteleri alarak eşinin önünde dizlerinin üstüne çökmüştü. "Orospu çocukları" "Ben iyiyim" Kenan iyi olduğunu söylese bile Kaan'ın yarısının üstüne peçete bastırmasıyla yüzünü buruşturmuş refleksle ellerini eşinin omuzlarına koymuştu. "Montella ile konuşacağım seni maçtan çıkarsın" "Hayır oynayacağım" "Kenan dizlerin yaralı" "Bu maçtan çıkmam için bir bahane değil" Kaan Kenan'ı ikna edemeyeceği için üstelememiş dizilerindeki kanı temizlemişti. İkinci yarı başladığında oyuncu değişikliklerinin arasında önce İsmail sonrasında İrfan'dan gelen gol ile maçı 3-1 kazanmışlardı. ..... Normalde İsmail değil Kerem gol attı ama onu kurgularıma sokmam bundan sonra. Bu bölüm olmadı ama olsun. Yazdığım tek bölümlük senaryodan ilerlemeye çalıştığım için zorlanıyorum. Belki birkaç bölüm sonra final olur. Yazım hatası olabilir bölümü okumadım. Oy vermeyi unutmayın. Görüşürüz.
Bölüm 2
2. Bölüm
