İçeriğe geç

YARIM KALDIK

Bölüm 9 · 2 dk okuma

YARIM KALDIK

Bölüm 9

MECAZ ADAMDAN İLK AŞKI ŞEYMA

11 Kasım Cumartesi günü İstanbul Tüyap Kitap Fuarı'nda düzenlediğim imza günüme gelen okurların kitaplarını imzalarken sıra olmuş okurların arasından o an seçebilmiştim onu olduğum yerde kalakaldım. Gördüğüm Şeyma' ydı. Acaba bana mı öyle geldi yoksa gerçekten o mu diye defalarca aynı yere baktım. Ve gördüğüm tam olarak oydu. Saçlarını küt kestirmiş olmasına rağmen onu fark edebilmiştim. Kimseye bir şey de diyemedim. O anki şaşkınlığımı ve acımı kimseye belli etmeden, kimseye bir şey söylemeden, bir şey olmamış gibi devam ettim. O bana biraz daha yaklaştığında içimdeki şaşkınlık ve heyecan tavan yaptı. Öyle bir çaresizlikti ki bu tarif edilemeyecek kadar eşsiz ve zordu. Bana biraz daha yaklaştığında yanında başka bir erkek olduğunu gördüm. Sonra bir Şeyma'ya baktım, bir de yanındaki erkeğe belli ki sevgiliydiler...

Fakat yanındaki adamın tavırları ve hareketleri her şeyden habersiz olduğunu gösteriyordu... O an iç sesimin "Bu kadar kötü olamazsın.!" haykırışlarını duyabiliyordum. O gün Şeyma'nın sırada olmasına ayrı başka bir adamla benim yanıma gelmesine ayrı şaşırmıştım... Üstelik boynunda da aynı şal vardı.. Belli ki bunu bilerek yapmıştı. Sıra onlara geldiğinde elim ayağım boşandı...

Bana doğru yaklaştılar.. Dikkatimi çeken ilk şey kokusunun değiştiği oldu... "Ee, bize de verecek papatyan vardır herhâlde.." dedi tebessüm ederek alaycı bir yüz ifadesiyle. Ben de "Bizde papatyalar hak edene verilir." dedim masanın üstünde ki papatyalara bakarak... Evlen Benimle... Kitabını önüme koydu ve "Şeyma'dan Can'a aşkla..." diye imzalar mısın dedi? Ben o an bir kitaba bir Şeyma'ya bir de Can'ın yüzüne baktım. Maalesef imzalamak zorunda kaldım. Hiçbir şey söyleyememiştim. Kitabını imzaladıktan sonra masanın üstünde duran papatyalardan iki tane aldı ve birini gülerek Can'a verdi. Ben de onlar gittikten sonra oradaki kalabalıktan bir, iki dakika müsaade isteyerek lavaboya attım kendimi. Tuvaletin kapısını kapatıp kilitledikten sonra nefesim kesilene kadar ağladım. Kimse duymasın diye de kendimi tutarak ağladım. Benim canımı böylesine yakıp, böylesine acıtıp başka bir cana hayat verecek kadar acımasız bir insan için o gün öyle bir çaresiz hissettim ki kendimi. Sonra elimi yüzümü yıkayıp hiçbir şey olmamış gibi o günü tamamladım beni acıtmak için, kırmak için ve dağıtmak için elinden geleni yaptı o gün. Onca zaman sonra benim karşıma böyle çıkmasına anlam veremedim. Şeyma'yı sevdiğim zamanlar Ozan'a benim yerimi aldığı için kızıyordum.. Fakat şimdi anlıyorum ki, ona da boşuna kızmışım karaltersizlik bu kızın kanında vardı. Şimdi ki sevgilisini de kullanacaktı ve yanındakinin hiçbir şeyden haberi yoktu...

Bazı insanlar vardır bilirsiniz, insanların duygularıyla oynamaktan, onları kırmaktan, parçalamaktan ve dağıtmaktan beslenirler. Yaktığı her canın acımasından, yıktığı her hayalin yıkılmasından zevk alırlar. İşte o insanlardan biri de Şeyma'ydı onu tanıdğım güne lanet ettirdi.

Ama Allah büyük, görüyor benim bu yaşadıklarımı. Aldığı ahlar kadar alsınlar onun da ahını....

KENDİN GİBİLERE DÜŞMEN DİLEĞİYLE....

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.