Saat sabah dokuza gelmişti.
Efe daha gözlerini yeni açıyordu.
Uyandığında elinde aile fotoğrafını gördü,Ve ona sıkıca sarıldı.
Sanki kaybettiği şeyin kıymetini bilircesine. Odasından çıkmak istemiyor, iştahı da yoktu.
Kısacası hiçbir şey yapmak istemiyordu. Sadece aile fotoğrafına bakıp yas tutmak istiyordu.
Efe aile fotoğrafına sarılırken bir anda içeriye Enes girdi.
ENES-Oooo günaydın efe bey.Erken kalkmışız bakıyorum da.
Efe cevap vermek yerine buruk bir gülümseme takındı.
Enes bir Efeye bi Efe’nin kucağındaki aile fotoğrafına bakıyordu.
Efe’nin kötü günler geçirdiğini ve iyi olmadığını biliyordu.
fakat elinden hiçbir şey gelmiyordu.
Annesini geri getiremezdi.
Son olaylardan sonra okul kendini yenilemeye karar verdi.
Kısacası okul tatil edilmişti.
Bu boş zamanlarda Efe hastaneye Arda’nın yanına gidecek ve ona yardım edecekti.
Tek düşündüğü oydu.
Daha bir gün önce gördüğü çocukla resmen ruh eşi olmuşlardı,bunu hissediyordu.
EFE-Ardanın yanına ne zaman gidicez
ENES-Bende az önce hastaneyi aradım.Durumu iyiymiş.Sadece biraz kan kaybı yaşadığı için kendini yorgun hissediyormuş.Toparlanması için doktor gelmemizi önermedi
EFE-Ben Ardanın yerinde olsaydım Arda bir saniye düşünmeden yanıma gelirdi ama
ENES-Evet öyle yapardı.Bu arada siz ne ara bu kadar yakın oldunuz.Pardon ben ne kaçırdım
EFE-Hadi çok konuşma.Kahvaltıyı yapalım sonra hemen Ardanın yanına gidelim.
ENES-Tamamdır.Bu arada seni yabancı bir numara aradı.Uyuyorsun diye açmadım telefonu.
EFE-Allah allah kim olabilir ki
ENES-Ne biliyim bende sana soruyorum. Ay neyse ben de kahvaltı hazırlamaya gideyim.
Efe telefonunu eline aldı.Enesin dediği o yabancı numara bir değil tam yedi kez aramıştı.Efe tam numarayı arıyacakken bi anda o yabancı numaradan mesaj geldi
X:Nerdesin seni almaya geliyorum.Burda daha fazla durmana izin vermem
Efe gördüğü mesaj karşısında şok geçirmişti.Telefonu elinden düşürdü.Enes ne oldu gibisinden odaya daldı.Karşılaştığı şey ise Efenin ağlamaklı ve şaşkın suratıydı
