Herkese göz ucuyla baktım ve portala ilk adımımı attım. Diğer herkesde portala girmişti. Ama, içerdekilerin hiç de iyi bir misafirperverliği olduğunu söyleyemem. Yaratıklar bize aniden saldırmaya başlamıştı. Yapacağımız ilk şeyi yaptık, savaşmak..
•••
Hepsinin işi bitince ilerlemeye devam edicektik fakat bizi birisi izliyormuş gibiydi. Aniden üstüme birisi atladı..
Saldırgan bir yaratığa benziyordu. Onu hemen üstümden attım. Tam onun da işini halledecekken bana elektrik darbesi yapmıştı. Şaşırıp kalmıştım. Yaratığa baktığımda ise o yüz bana tanıdık gelmişti. Hassiktir!?
Üçümüzde sesli bir şekilde:
--Razor!?
Razor benim üzerime koşmaya başlamıştı.
--Element Saldırısı: Çöl fırtınası!
Razor fırtınanın akışına kapılmışken üçümüde ilerideki bir çalılığa saklandık. Diğerlerine dönerek:
--İlerideki kaleyi görüyormusunuz?
Herkes başıyla onayladı. Amber'a dönerek:
--Amber, Razor'u biraz oyalayabilir misin?
--Evet, bir kaç dakika dayanabilirim.
--Tamam harika, Navia bizde ilerideki kaleye doğru gidelim.
Amber'in ağzıyla:
Çalılardan çıktım ve bizi arayan Razor'un yanına gittim.
--Hey, seni sinir bozucu şey! Bir dövüş için nelerinizi vermezdiniz?
Aniden üstüme doğru yürümeye başladı. Tam beni mızrağıyla ağır yaralayacakken yayımla engelledim ve onu geri ittim. Refleksle bir ağaca tırmandım. Beni görmemişti. Ne gerizekalı ama..
Sessizce:
Element Saldırısı: Alevli Anka Kuşu!
Yayıma okumu koydum ve nişan almaya başladım. Tam istediğim yere oku atmalıydım..
•••
Tengen'in Ağzıyla:
--Tamam.. kaleye neredeyse geldik. Şimdi gizlice kapıdan geçmemiz gerek..
Yavaşca kapıya doğru ilerledik. İçeriye girdiğimizde tahmin ettiğimiz gibi yaratıklar veya başka şeyler yoktu.
Tam bir adım atacaktım ki, Hassiktir..
Üstümüze aniden bir sürü yaratık atlamaya başladı. Refleks ile geri çekildik. Etrafımız sarılmıştı. Yukarıya baktığımda bir havalandırma borusu olduğunu gördüm. Elimle Navia'ya orayı gösterdim.
Bana hadi çıkalım dermişcesine bir bakış attı. Fakat önce bu sinir bozucu canavarları geri itmemiz gerekti.
Element Saldırısı: Deprem!
Navia'ya dönerek:
--İyi işti Navia
Dedim gülerek.
~~~
Havalandırma borusuna girdiğimizde sessizce ilerlemeye başladık. Bir süre sonra bir yere vardık. Havalandırma kapısının deliklerinden aşağıya baktım. O lanet olası Lilith ve yanında bir adam vardı. Sessizce onları dinlemeye başladım...
--Yani tüm insanlığı yok etmem için bu 3 sikkeye ihtiyacım olduğunu ve sikkeleri birleştirmem gerektiğini mi söylüyorsun?
Dedi Lilith
--Evet Efendim..
Dedi yanında ki adam.
Navia'ya dönerek:
--Ortamı alevlendirmeye hazır mısın?
--Saçmalama! Hemen saldırmamalıyız. Planlarını dinlememiz gerek.
Onayladım ve dikkatlice dinlemeye devam ettik..
--Peki, bu kolyeyi saklamalımıyız? Hani şu elektrik kolyesi..
Dedi Lilith
--Eğer bu onların işini zorlaştıracaksa, evet saklayın.
Dedi yanında ki adam.
Sinirime hakim olamadım ve yumruklarımı sıkmaya başladım.
--Yeterince dinlemedik mi? Hadi artık dalalım şunlara!
--Pekala, işaretimle..
Dedi Navia.
3...2..1...
--ŞİMDİ!
Sertçe havalandırma kapısını kırdım ve aşağıya düştük.
Kaşlarımı çatarak Lilith'e baktım.
--Lilith, artık çizgiyi aşmaya başladın!
--Ben Lilith değilim, Electra Storm'um seni velet!
--Her ne boksa! Senin belanı sikicem piç kurusu!
--Ablalara ses yükseltilmez seni saygısız velet!
--Belanı öyle bir sikicem ki dünyan ekseninden kayıcak piç kurusu!
Mızrağını sertçe aldı ve bana doğru uzattı
--Bu mızrağı senin götüne sokucam velet!
Kontrolden çıkmaya başlamıştım. Yumruklarımı sıkarak kılıcımı aldım.
--Navia, sen kolyeyi almaya çalış. Ben bununla ilgilenirim.
Onayladı.
Tanrıların En Serti! 3. Vuruş: İlahi Yıldırımlar!
Element Saldırısı: Kum Fırtınası!
Sert ataklar yapıyordu fakat hepsini engellemeyi başarıyordum.
--Ahh.. Yetti be!
Dedin sertçe bağırarak.
Ani bir refleks ile Lilith'in arkasına geçtim ve kılıçımı sırtına doğru savurdum. Sikeyim sıyırmıştı!
--Navia, kolyeyi aldın mı?
--Ah, evet aldım!
--Harika..
Geri çekildim ve:
--Senin belanı bir dahakine çok pis sikeceğim!
--Kaçabileceğini nereden çıkardın?
Aniden tüm pencereler ve kapılar kitlenmişti. Hassiktir..
Lilith bana bakarak:
Seninle bitirmem gereken bir mevzu var, Montgomery!
--Hah.. Camı kıramayacağımızı falan mı düşünüyorsun?
Dedi Navia
--Navia, sen camı kır. Ben de hemen geliyorum!
Onayladı.
Element Saldırısı: Ölümcül Sarmaşıklar!
•••
Navia camı kırmıştı. Hemen ikimizde atladık ve portala doğru gitmeye başladık.
Amber'in Ağzıyla:
--Hmm.. Sanki seni ağaca sağlam bağlayamadım Razor? Biraz daha mı bant lazım yoksa..
Dedim gülerek.
Arkamdan bir ses gelmişti. Arkama baktığımda Tengen ve Navia'nın geri döndüğünü gördüm.
--Ah selam çocuklar! Yanımıza saldırgan bir kaplanı daha alabilir miyiz?
Dedim gülerek.
Tengen ve Amber Razor'u ağaca bağlanmış şekilde görünce şaşkın bir şekilde bana baktılar.
--İyide nasıl?
Dedi Tengen
--Orasını boşverin canım. Yaptım işte.
Dedim
--Peki onu nasıl alacağız?
Dedi Navia.
--Hmm.. burda kalsın o zaman?
Dedim.
Herkes onayladı. Çünkü sanırım onu iyileştirmek için farklı bir yol bulmamız gerekiyordu..
--Her neyse, o zaman şimdi ne yapıyoruz? Hem, siz bana olan biteni anlatmadıniz bile. Neler oldu?
Dedim
Tengen ise anlatmaya başladı..
~~~
--Yani Lilith'in tüm insanlığı yok etmek için 3 sikkeye ihtiyacı olduğunu ve bizim de bu sikkeleri ondan önce almamız gerektiğini mi söylüyorsun?
Dedim.
Başıyla onayladı.
Pekala.. o zaman, hadi artık eve dönelim..
~~~
Tengen'in ağzıyla:
Nihayet otele geldiğimizde biraz soluklanmıştık. Peter ise farklı farklı sorular soruyordu.
Her şeyi tek tek anlattık...
--Pekala, o halde Razor aramızda değil ve yeni bir elektrik taşıyıcısına ihtiyacımız var..
Kendi kendime:
--Scarlet gerçekten mükemmel bir seçim olurdu..
Dedim
Herkes bana bakıyordu.
--Tengen, bu harika bir seçim!
Dedi Peter
--Ah, ne?
Dedim
--Scarlett hep kahraman olmak istemiştir. Bunu kesinlikle kabul edecektir!
Dedi Peter
--Millet, şansımıza yarın bir konseri var..
Dedi Amber
Yani, yarın en sevdiğim şarkıcının konserine mi gidiyorduk!?
...