İçeriğe geç

Yansıma

Bölüm 1 · 7 dk okuma

Yansıma

Bölüm 1

İYİ KALPLİ KÖTÜ ADAM

Gözümden akan damlayı sessizce sildim ve önümde ki içki bardağını çevirmeye devam ettim. Çok fazla içmiştim ve artık yardımcı olmuyordu. Yine de beynimde ki sesler dört duvara çarpıp tekrar tekrar yankılanıyordu.

Kalan içkiyi de tek dikişte içtim ve bardağı masaya bıraktım. Gözümün önünden gitmeyen anılar artık başımı ağrıtmaya başlamıştı. Başımı iki elimin arasına aldım ve dirseklerimi masaya yasladım. Gözlerimi kapattığım an annemin suratı yine bir şimşek gibi çaktı. Sürekli benim suçum olduğunu söyleyen o ses asla susmayacaktı. Alkol bu defa iyi gelmemişti. Bıkkınlıkla kafamı kaldırdım ve yanaklarımı şişirerek nefesimi verdim. Saatlerce oturduğum bar sandalyesinden kalktım. Beynim yürüyemeyecek kadar uyumuştu ama yine de anıların önüne geçemiyordu. Dengemi sağlayabilmek için bir süre bar sandalyesine tutundum. Hava almam gerekiyordu ama adım bile atamıyordum

''Kalsaydın ya kapatıyorduk bizde erken kalktın.'' Alp yerleri silerken dalga geçercesine konuştu. Anlaşılan gitmemi dört gözle bekliyordu. Aslında haklı sayılırdı defalarca kapatacağını söylemesine rağmen oturduğum yerden kalkmamıştım. Tüm gün yorgun olmasına rağmen benim yüzümden geç çıkacaktı. Ama bugünlük bunu benim için yapabilirdi. Değil mi ?

''Boş konuşma da yanıma gel.''

''Noldu ? Yoksa yürüyemiyor musun ?'' Gözlerimi yumarak alt dudağımı kemirdim.

''Yeni sildiğin yerlere mi kusayım Alp.''

''Sakın.'' Diyerek elindeki paspası attı ve koşarak yanıma geldi. Koşarken ayağı kaydı ama dengesini korumaya başarmıştı. Koluma girince rahatlamıştım.Bütün ağırlığımı ona verdim ve yürümeye başladım.

''Biraz hızlı yürür müsün ? Buraya kusarsan sen temizlersin.'' Sarhoşluğun da verdiği etkiyle kıkırdadım.Biraz daha hızlı yürümeye çalışarak kafamı Alp'in omzuna yasladım.Gözlerimi kapattım ve biraz da olsa içimde yanan ateşi söndürmeye çalıştım.Gözümden düşen yaşı sildim ve burnumu çektim.

''Çok canım yanıyor Alp.''Alp sessizliğini koruyunca kafamı kaldırdım.Yüzüme bakmamak için karşı tarafa bakıyordu.''Hiç geçmeyecek değil mi ?'' Başımı iki yana sallarken konuşmaya devam ettim.

''Hepsi benim suçum.''Alp birden bana dönmüştü.Bir süre bana baktı ve uzanıp saçlarımı öptü.

''Hep saçmalarsın da sarhoşken daha da çok saçmalıyorsun.''

''Sarhoş değilim ben.''

''Babam içiyordu o içkileri '' Kaşlarımı çattım ve yüzümü buruşturdum.

''Kusacağım.''

''Defne hızlı yürüsene kızım ayağının altında yumurta mı var ?'' Kaşlarımın havalanmasıyla birden durdum.Tek ayağımı kaldırdım ve altına baktım.Yumurta yoktu.

''Yok.'' Dedim tekrar Alp'e bakarak.Alp gözlerini yumup genişçe sırıttı.

''Gerizekalı birde sarhoş değilim der.''

''Senin dilin uzadı yine.'' Kafasını iki yana salladı ve derin bir nefes verdi.

Sonunda açık havaya çıkabilmiştik.Boş bir banka oturdum ve bir kaç derin nefes alıp verdim.Alp başımda bekliyordu ve şuan kussam kaçacak gibiydi.

''Daha iyi misin ?'' Kafamı aşağı yukarı salladım.

''Tamam o zaman ben mekanı kapatmaya gidiyorum beş dakika hiç bir yere kıpırdamak yok anlaştık mı ?'' Elimle asker selamı verdim ve güldüm.

''Emredersiniz.''

''Defne yerinden bile kalkmayacaksın düşersin falan şimdi.''

''Ya tamam diyorum hadi git.'' dedim bıkkınlıkla.Alp arkasını dönüp hızla yürürken bir süre etrafa boş boş baktım.Esen rüzgarı gözlerimi kapatarak hissetmeye çalıştım.Kendimi yan tarafa doğru bıraktım ve bankta uzanır konuma geldim.

Hayatımda Alp gibi birinin olması en büyük şanslarımdan biriydi.O benim çocukluk arkadaşımdı.Her anımda yanımdaydı ve ne olursa olsun ileride de öyle olacaktı.Ailelerimiz çok yakındı ve evlerimiz yan yanaydı.Sık sık bize gelip akşam yemeklerine eşlik ederlerdi.

Beraber yediğimiz akşam yemeklerini hatırlayınca gülümsedim.Masanın altından ayağımla sürekli vurardım ona.Sırf onu kızdırmak için kendi tabağımdan değil de onun tabağından yerdim.O da hemen ağlar beni anneme şikayet ederdi.Çünkü Alp annemin onu savunacağını bilirdi.Annem ise Alp'in annesi Nurcan teyzeyle ileride bizim evleneceğimiz günlerin hayalini fısıldaşırdı.O zaman da hiç anlaşamazdık ancak saçma bir şekilde birbirimizle konuşmadan da yapamıyorduk.

''Defne uyan güzelim.'' Alp'in sesini duyunca zor da olsa gözlerimi açtım.

''Uyumuyorum ki.''

''Bu kafayla hâlâ uykuya meydan okuyorsun. Bari alkollüyken yapma bunu.''Uzandığım yerden doğruldum ve ayağa kalktım.Başım fena hâlde dönüyordu.Bir süre Alp'e baktım ve gülümsedim.Kollarımı açtım ve yavaşça sarıldım ona.Aynı şekilde karşılık vererek sıkı sıkı sarıldı.

''İyi ki varsın.''Dedim titreyen bir sesle.

''Sende Defnem. Sende iyi ki varsın.'' Beni kendisinden uzaklaştırdı ve alnıma bir öpücük kondurdu.''Hadi üşüteceksin arabaya gidelim.'' Kafamı sallayarak onayladım ve arabaya doğru ilerledik.

Araba evimin olduğu sokağa giriş yaptı ve ani bir frenle durdu.Frenin etkisiyle birden öne doğru eğildim.Zaten bedenimi zar zor ayakta tutuyordum.Kafamı Alp'e çevirdim.

''Yavaş olsana aptal.''Keyifle güldü.Tabii ki bilerek yapmıştı !Gözlerimi devirip saçlarımı arkaya doğru attım ve kapıyı açıp arabadan indim.Kapıya yaslanarak ona baktım ve konuştum.

''Teşekkür ederim. Dikkatli git.''Göz kırparak gülümsedi.

''Hadi eve gir bekliyorum.''

Kafamı aşağı yukarı salladım ve kapıyı kapatıp yürümeye başladım.Zor olsa da bir kaç basamak olan merdiveni çıktım ve anahtarla kapıyı açtım.Arkamı dönüp Alp'e gitmesi için elimle işaret yaptım.Araba yavaş yavaş sokaktan çıkarken kapıyı ittim ve içeriye girdim.Tam kapıyı kapatacaktım ki kapının arasından başını çıkaran kediye gülümsedim.Simsiyah tüyleri ve yeşil gözleri vardı.Bana bakarak miyavladı ve içeriye girmek için çabalamaya başladı.Kapıyı yeniden açtım ve eğilip kediyi kucağıma aldım.Kedi istediği buymuş gibi göğsüme sokuldu ve gözlerini kapattı.

Dönen başıma daha fazla dayanamayıp merdivenin ilk basamağına oturdum ve başımı yanımda ki duvara yasladım.Parmaklarımı kedinin yumuşak tüylerinde gezdirdim.Verdiği huzurla gözlerimi kapattım ve kedinin nefes alış verişlerini dinledim.Bilincim gittikçe kapanıyordu ve bu sefer karşı koyamıyordum.Bastıran uyku tüm bedenimi ele geçirmişti ve derin bir uyku ya daldığımı hissediyordum.Belki de aylardır en rahat daldığım uyku bir merdivende kucağımda kediyle olmuştu.

''Hey uyanacak mısın artık ?'' Derinlerden duyduğum sese kaşlarımı çattım ve gözlerimi açmaya çalıştım ama bu imkansızdı.Göz kapaklarım da kilolarca ağırlık var gibiydi.Telefon çalma sesi geldi ve bir süre açan kimse olmadı.Acaba benim telefonum muydu ?

''Alp telefonu mu versene kimmiş arayan.''diye mırıldandım.Cevap gelmeyince kafamı zorda olsa yasladığım yerden kaldırdım ama gözlerimi hâlâ açamıyordum.Telefonu vermesi için elimi birden öne doğru uzattım.Ancak elim sakallı bir surata çarpınca kaşlarımı çattım.

''Alp senin ne zaman bu kadar sakalın çıktı ?''

Avucumun içiyle yanağını okşadım ve elime batan sakallarından rahatsız olup elimi çektim.Telefon susmuştu ve Alp'in sadece nefes alıp verme sesini duyuyordum.Neden konuşmadığını merak ederek gözlerimi açmak için kendimi zorladım.Görüş alanıma daha önce hiç görmediğim bir adam girmişti.Tam önümde çökmüş ve yüzüme bakıyordu.Dudağında küçük bir tebessüm vardı.Gözlerimi az önce elimi gezdirdiğim kirli sakallarında gezdirdim.Hiç bir tepki vermeden sadece bakıyordu.Gözlerimi daha da açtım ve kıkırdayarak konuştum.

''Sen Alp değilsin.''

''Hadi ya.'' dedi sırıtarak.

''Evet değilsin. Sen kimsin ? Yoksa beni kaçırmaya mı geldin. Sonunda çocukluk hayalim gerçek mi oluyor.''Dudaklarını birbirine bastırdı ve konuştu.

''Evet seni kaçırmaya geldim ve bunun için ilk önce seni uyandırıyorum.''

''Sen biraz acemisin galiba tam şuan beni uyandırman değil bayıltman gerekiyor.Hadi bayılt ve kaçır beni.''Artık gülüşünü saklayamayarak genişçe sırıttı.

''Nereye kaçırayım seni.'' Sesi eğlenir gibi çıkıyordu.

''Bodrum veya bir depo en son tercihim.Sıcacık bir dağ evi olabilir.Konfor önemli tabii çünkü beni rahat ettiremezsen sürekli şikayet ederim ve konuşurum.''Nefes aldım ve kafamı iki yana sallayarak tekrardan konuştum.''Emin ol bunu istemezsin.''Sessizce durdu ve bir süre baktı bana.Başıma vuran ani bir ağrıyla kaşlarımı çattım.

''Hadi kalk ve evine gir.''Hüzünle dudaklarımı büzdüm.

''Neden vazgeçtin ? Çok konuşurum diye mi ? Tamam dağ evi şart değil ama bari depo olmasın üşürüm ben.''

''Sokakta uyuya kalırken üşüyeceğin aklına gelmedi tabii.''

''Kedim vardı benim.''Dedim birden siyah kediyi hatırlayarak. Kucağıma baktım ama kedi yoktu.Bakışlarımı tekrardan karşımda ki adama çevirdim.''Sen mi aldın kedi mi ? Benim yerime onu mu kaçırdın ?'' Adam yüksek sesli bir kahkaha attı ve dudaklarını yaladı.

''Senin de kediden bir farkın yok gibi.''

''Patilerim yok benim.'' dedim üzülerek.Adam bakışlarını ellerime indirdi.

''Var galiba.'' Anlamsızca baktım suratına. Bir süre gözlerini kaçırmadan baktı. Gözlerimi kıstım ve burnumu kırıştırdım. Sırıttı ve hızla ayağa kalktı.

''Hadi artık evine gir ve uykuna yatağında devam et.''Söylediği şeyi umursamadan tekrar gözlerimi kapattım ve başımı yan duvara yasladım.

''Kalkamıyorum ki.''dedim kısık bir sesle.

Adam artık konuşmuyordu sanırım gitmişti.O bile beni kaçırmayı istememişti.Hüzünle tekrar uykuya dalmayı beklerken birden havalandığımı hissettim.Ağır bir parfüm kokusu burnuma çarpınca gözlerimi açtım.Adam geri gelmişti ve beni kaçırıyordu.İfadesiz bir şekilde karşıya bakarken hızla yürüyordu.

''İşte kaçıyoruz.''diye bağırdım.Birden bana baktı ve kaşlarını çattı.

''Şşt tüm mahalleyi uyandıracaksın şimdi.''

''Doğru kimse duymamalı.''diye fısıldadım ve tekrardan gözlerimi kapatıp başımı göğsüne yasladım.

Bir süre daha kollarında uyukladım ve sırtım yumuşak bir yatakla buluşunca gözlerimi tekrardan açtım.Adam ellerini iki yanıma koydu ve üzerime doğru eğilip gözlerime baktı.Zincir kolyesi çeneme değerken güldüm.

''Bu yatak gerçekten konforlu tehditlerim işe yaramışa benziyor.''Sırıttı.

''Çok konuşmandan korkmadım değil.''Bir süre sustum ve düşündüm.Kısa bir sessizlik sonunda yine konuşan ben oldum.

''Ayaklarım çok rahatsız ayakkabılarımı çıkartacağım. Nerede benim ayaklarım ? ''Uzun uzun baktı ve tamamen ayağa kalktı.Bir süre sonra ayakkabılarımın çıktığını ve ayaklarımın rahatladığını hissettim.Üstüme örtülen yorganın sıcaklığıyla tekrardan gözlerimi kapattım ve yatakta yan döndüm.

''Sen iyi kalpli kötü adamsın.'' dedim mırıldanarak.Uyku beni ele geçirirken biraz daha sessizliği dinledim. Sonunda sessizliği bozan adamın söyledikleriyle derin bir uykuya dalmıştım.

''Umarım tekrar karşılaşırız sarhoş kedi.''

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.