Elimde bölüm olduğu için hemen atıyorum.
Destek olursanız sevinirim.
Şarkılar
Softcore
------------------------------------------------------------------------------------------
Eve gelmiş odamdaki camdan gökyüzünü izliyordum.Mezarda olanlardan sonra kendime gelememiştim, geldiğimde ise nadiren geçen taksilerden birine binerek direk eve gelmiştim.
Elimdeki sıcak kahvenin soğumasını bekliyordum çünkü kahveyi hiç sıcak içmezdim.Hatta ben kahve bile sevmezdim sadece öğütülmemiş kahve yerdim.
Bu kahve yeme alışkanlığı annemden gelmişti.Her depresyona girdiğinde eve öğütülmemiş kahve alır yerdi.Bende böyleydim yani artık böyleydim.Acı kahvem soğumuştu.Bir yudum alarak kahvenin dilimde bıraktığı tada baktım,cidden çok acıydı.Kahvemden bir yudum daha alarak annemin çağırması ile tekli bordo koltuğumdan kalktım.
Odamdan çıkıp merdivenleri inmeye başladım.Mutfağa geldiğimde ise annem bana söylenerek yemek hazırlıyordu.
Hafif tebessüm ile hızlıca anneme koşup sarıldım.Annem patatesli elleri,unlu alnı ile beni hafifçe kolları ile sardığında tebessümüm büyüdü.
Patatesli mantı yapıyordu yani diğer adı ile hingel.Yerdim tadı güzeldi ama bir limonlu sarma etmezdi.
"Yüzün cok solgun, gözlerin çok kızarmış.Neden?Yinemi mezarlığa gittin?Kendine neden bunu yapıyorsun?"Annemin azarlaması ile kollarının arasından çıktım. Derin bir nefes alarak durumu açıkladım.
"Evet,dün yine gittim ama herşey normal geçti önceki seferki gibi panik atağım tutmadı.Endişelenecek birşey yok."Annemin kalp rahatsızlığı vardı.Yalan söylemesem durumu kötüye gidebilirdi ama ona yalan söylemek kalbimi acıtıyordu.
"Bana yalan söylemiyorsun değil mi?"Annem içimi okuyordu,her zamanki gibi.
"Hayır,hayır anne sana neden yalan söyleyeyim ki?"Daha fazla konuşursam batıcaktım.
"Senin iyiliğini istiyorum kızım,beni anlıyorsun değil mi?Tek ailem sensin.Senden başka kimsem yok.Beni anlamalısın,baban gittiğinden beri tek odak noktam sen oldun.Şimdi burda yaşıyorsam tek nedeni sen varsın diye,"
Derin bir nefes çekerek devam etti.""Sen varsan ben varım kızım.Şimdi kendine gel,Kaan seni böyle bu halde görse mezardan çıkar."
Gülümsedim, bugün için ilk defa içten ve samimi bir gülüştü bu.Tekrar anneme sıkıca,onu hiç bırakmayacakmışım gibi sarıldım."İyiki varsın anne,iyiki.Sen olmazsan bu yolda nasıl yürürüm bilemiyorum.Teşekkür ederim."Kokusunu içime çeke çeke sarıldım ona.
"Yeter bu kadar sarılmak, kaldır bakalım o koca kıçını bize bir kahve yapta içelim.Yanına senin özel tarifin olan çikolatalı kurabiyelerden de olursa hiç fena olmaz kızım."Sakin bir şekilde dediklerinin altındaki tehditle güldüm,yapmazsan sana yemek yok tehtidiydi ama ben yapmasam bile bana yemek vereceğini biliyordum çünkü o benim annemdi.
İnci'nin Melek annesi.
"Tamam anne hemen yapıp getiriyorum."
Pek morelim olmamasına rağmen annemin varlığı herşeyi düzeltmeye yetiyordu.
Kurabiyenin malzemelerini hızla hazırlayıp hamurunu yoğurmaya başladım.
Yaklaşık 10-15 dakika içinde hazır olan kurabiye hamuruna şekil vererek tepsiye yerleştirdim,sonra tepsiyi hamurlarla birlikte fırına koydum.
Kurabiyenin pişmesi 20 dakika sürse ve ben 5 dakikada kahve yapsam,geriye kalan 15 dakika ile Hilal ile konuşabilirdim.Yaptığım matematikli plan ile masanın üzerindeki telefonumu elime aldım.
Bu telefonu bana Kaan almıştı.İçinde Kaan ile sayısız fotoğrafımız vardı,hepsi sapasağlam duruyordu.
Dikkatimi tekrardan Hilal'e çevirerek Kaan'ı unutmaya çalıştım.
Nerdesin?
Bugün buluşalım mı Hilal?
18.39
Olur kanka.
Bugün sana yazdım bakmadın.
Birşey mi oldu?
18.40
Hayır,sadece seni görmek istedim.
Nerede buluşalım?
18.40
Green Cafe'ye gidelim,sana uyar mı?
18.41
Zaten en sevdiğin tatlılarda orda.
18.41
Tamam gidelim.
1 saat sonra cafede ol.
18.42
Tamam kanka.Sen iyi misin?
Bugün biraz tuhaf gibisin.
18.42
Evet iyiyim.
18.42
Öyle görünmüyor,
buluştuğumuzda herşeyi tek tek
anlatmanı istiyorum.
18.43
Derin bir nefes alarak saldalyelerden birine geçip oturdum.Hilal benim için çok meraklanmıştı.
Tamam, buluşunca anlatırım.
18.44
Tamam kanka.Ben şimdi
hazırlanıp yemek yiyeceğim.
Tam saatinde orda ol.Geç kalma.
18.44
Tamamdır.Görüşürüz.
18.45
Tam uygulamadan çıkacakken Emre'nin mesaj attığını görerek uygulamadan çıkmaktan vazgeçtim.
Ne yapıyorsun İnci?
14.22
Saat 18.46'ydı ve ben Emre'nin mesajını şimdi görüyordum.
Kurabiye.Sen?
18.46
Neredeydin bunca saat?
18.46
Evde.
18.46
Evde olmadığı ikimizde
biliyoruz İnci.
18.47
Nerde olduğum seni
ne ilgilendirir Emre?
18.48
Arkadaşın olarak seni
merak etmem normal değil mi?
18.49
Sen merak etmiyorsun,
sorguya çekiyorsun.
18.49
Tamam özür dilerim sadece
gerçekten seni merak etmiştim.
18.50
Derin bir nefes daha çektim içime.
Konuşmayı sonlandırmak istediğime karar verip Emre'ye tekrardan mesaj attım.
Tamam Emre sorun yok.
Şimdi işim var yarın görüşürüz.
18.52
Görüşürüz.
18.52
Uygulamadan çıkarak kahve malzemelerini hazırlamaya başladım. İşime o kadar odaklanmıştım ki fırının sesini 2 dakika sonra duymuştum.
Çikolatalı kurabiyeler çok güzel olmuştu. Hızla servis tabağına yerleştirip tepsiye koydum.Kahvelerde hazır olunca mutfaktan çıkıp salona girdim.
Annem Zuhal Topal'la Yemekteyiz programını açmış izliyordu. Favori programıydı,asla vazgeçemiyordu.
"Kadın ne güzel yemek yapmış bunlar tabak rengine bakıyor. Tövbe estağfurullah tövbe."Sitemi ile hafifçe elimde tepsi ile kıkırdadım.Annem kıkırtımı duymuş olacak ki kafasını televizyondan kaldırarak hafif tebessüm ile bakıyordu.
"Kurabiyeler çabuk pişmiş."
"Evet anne çünkü senin biricik kızın yaptı."Dediklerimden sonra yüzünü buruşturdu ama sonra fark etmediğimi düşünerek güldü.Neden yüzünü buruşturduğunu bilmiyordum.
Delirmiş olmalıydım çünkü annemden bile şüphe etmeye başlamıştım. Böyle bir şeye ihtimal verdiğim için kendime kızarak elimdeki tepsiyi cam masaya koyarak annemin oturduğu kahverengi koltuğa yerleştim.
"Buyrun sultanım ağzınıza layık."Bunu derken elimlede kurabiyeyi işaret ediyordum.
Kıkırdayarak tepsideki kurabiyeden bir tane alarak ağzına götürdü.Ben yorumunu beklerken ellerimle ritim tutturarak bacağıma vuruyordum.
"Imhh."Annemin çıkarttığı beğeni dolu ses ile hızlıca güldüm.
Annem ağzı dolu bir şekilde gülerek "Ellerine sağlık kızım."dedi.
"Afiyet olsun sultanım."
Rol yapmak zordu. Özellikle beni tanıyanlara,onlar en zorlayanlarıydı.
Bunun için bana oscar ödülü verilmeliydi.
Annemin bana seslenişi ile düşünce dünyasından çıktım.
Annem mutluydu.
Ben değildim.Hayatımız boyunca karşımıza çıkabilecek büyüleyici, cesur,korumacı ve daha sayamadığım bir çok özellikte olan bir kişiyi kaybedince ne hissederdi?
Sadece üzüntü mü?kırgınlık mı?
Konu yine Kaan olmuştu.Konunun dönüp dolaşıp yine Kaan'a gelmesi bir ödül müydü yoksa ceza mı?
Dayanacak gücüm kalmamıştı sadece annem vardı.
Hayat bir galaksi olsaydı bile ben o kadar şeyin içinde karadelik olurdum.
Her hayatıma gireni sömürür,sonu olmayan bir yola sürüklerdim.
İlaç isteği ile yanan vücudumu daha fazla dik tutamadım ve kafamı yastığa koyarak belkide 15 dakika sonra uyanacağımı bilerek gözlerimi kapattım ve uykuya daldım.
Saat 20.41 geçiyordu ve ben Hilal ile olan buluşmama geç kalmıştım.Hilal'in bunu sorun edeceğini düşünmüyordum ama attığı tehdit içerikli mesajlarda aksine inanmam gerektiğini belirtmişti.
Kanka ya uyuya kalmışım.
Kusura bakma ya.
20.42
Uykumun tekrar geldiğini anladığımda esneyerek kafamı tekrardan yastığa koydum.
Aklım yine Kaan'a gitmişti.
Ah sevgilim...
Değer miydi benim gibi birine?
Senin sonunu o adam değil ben getirdim.
Hala seviyor musun beni?
Ben seni hala seviyorum.
Dün geceki gibi yine Kaan'lı bir uykuya daldım.
Son olmasını isteyerek.
------------------------------------------------------------------------------------------
İnci Kaan'ı gerçekten çok seviyor ama bu sevgi ona zarar çünkü kendinin farkına varamıyor.
Diğer bölümlerde görüşürüz.
Seviliyorsunuzzzz.