İçeriğe geç

Yanlış Numara Meselesi

Bölüm 37 · 7 dk okuma

Yanlış Numara Meselesi

Bölüm 37

Kar Tanesi

Kalbim şimdi hiç durmuyordu Demir'in söylediği sözlerin etkisiyle elim ayağım titredi yutkundum ne diyeceğimi bilemedim. O ise benden bir cevap beklentisi içinde bakıyordu. Derin bir nefes aldım soğuya rağmen heyecandan titreyen bedenime rağmen gülümsedim ve konuşmaya başladım.

" Demir... Bende seni seviyorum ve hayatımda ilk defa senin için böyleyim sevmekten öte bir şey bu..aşığım " dedim sonlara doğru daha da cesaretlenen sesimle. Gözlerinde ki parıltıyı iliklerime kadar hissettim ve tekrar gülümsedim.

Cevap vermedi gülümsedi ve direkt bana sarıldı. Kolları sırtımı bulurken kollarım sırtını buldu sıkıca sarmaladı beni. Ardından saçlarımda dudaklarını hissettim kokusunu çektim içime..konuşmuyorduk sadece sarılıyordum.

Sonra birden ayağa kaldırdı ellerim anında ensesini bulurken kucağına aldı ve döndürdü. Sonra ise bağırmaya başladı.

" Duydunuz mu sevdiğim kadın da beni seviyor " diye deli deli bağırıyordu. Güldüm kahkaha attım. Elbisemin eteği rüzgarda uçuşurken indirdi beni iki elimden tuttu yüz yüzeydik göz göze el ele...

" Seni asla bırakmayacağım güzelim bu kalp bir tek sana atacak ve bu gözler senden başkasını görmeyecek " dedi. Gülümsedim ve

" Bu gözlerin sahibi tek sen olacaksın aynı şekilde kalbimin de bir tek sana açtığım bu kapılarımı sana asla kapatmayacağım" dedim ve tekrar sarıldım çekildim tekrardan bakışıyorduk sadece dizilerde komik bulduğum o bakışmayı sevdiğim adam ile yapacağım aklıma gelmezdi. Aklıma gelince güldüm.

Güldü benimle tam konuşacakken sözünü bölen telefon sesi oldu. Sessiz bir küfür etti ve telefonunu açtı.

" Eğer önemli değilse seni elimden kimse alamaz lan " güldüm tekrardan hâlâ el eleydik yürümeye başladık parkın içinde öylece karşı taraftan sesler geldi fakat duyamadım. Ardından Demir konuştu.

" Evet benimle "

"..."

" Tabi tabi kaçırıyorum kardeşini "

"..."

" Bağırma lan "

Sanırım abimle konuşuyordu. Güldüm istemsizce

" Tamam siz gidin geliriz biz "

" ... "

" Burak sen sevgilinle uğraşsana lan "

"..."

Demir daha sonrasında cevap bile vermeden kapattı.

" Kıskanç salak " dedi. Sonra bana döndü ve

" Abin niye böyle "

" Nasılmış benim abim "

" Kıskanç "

Güldüm hatta kahkaha attım. Hayran hayran baktı.

" Gülüşüne ölürüm kadın " utandım yanaklarım al al oldu.

" Utanman daha tatlı " dedi. Güldüm ve uzanıp yanağını öptüm. Geri çekilmedim bekledim biraz tekrar baktı.

" Ateşle oynuyorsun "

Omuz silktim.

" Sevgilim değil misin... Haa ama doğru ben daha bir çıkma teklifi alamadım " diyip dudağımı büzdüm ve

" Özür dilerim " dedim. Tamamen dalga geçiyordum içimdeki utanç duygusunu göndermek için. Elimi bıraktı cebinden bir kutu çıkardı. Kaşlarımı çattım. Ellerimiz tekrar birleşti.

" Heyecandan ne yaptığımı unutuyorum ama Gizem.. nefesime nefes olmak ister misin " dedi. Yutkundum başımı salladım.

" Nefesine nefes olurum nefesimin olması için " dedim. Kutuyu açtı içinden bir kolye çıktı çok güzeldi narindi..

( Demir'in Gizem'e aldığı Kolye temsili )

" Demir bu çok güzel- " dedim kolyeye bakarken mest olmuş şekilde gözlerimi kolyeden çekip Demir'e baktım.

" Bende görünce tam seni yansıtıyor diye aldım " dedi. Gözlerime izin istercesine baktı. Gözlerimi kırptım. Arkama geçti sıcak nefesini boynumda hissederken salık saçlarımı boynumdan önüme doğru bıraktı. Biraz önce soğuktan titreyen bedenime şuan da yanıyordu.

Kolyeyi kutudan aldı ve çıkardı narin dokunuşlarla boynuma taktı ondan sonra tekrar önüme geçti. Bir sokak lambasının önünde ayakta duruyorduk. Kaşlarımı çattım. Kaşlarımı çattığımı görünce o da kaşlarını çattı. Daha sonra sordum.

" Neden kar tanesi " dedim.

" Kar tanesi çünkü.. sen benim kar tanemsin " kaşlarım daha çok çatıldı. Elimi tuttu yürümeye başladık boş olan sokakta. Bana baktı ve güldü devam etti.

" Kar tanemsin çünkü hava her ne kadar soğuk olursa olsun kar havaya tatlılık katar hatta bir söz vardır kar yağarsa hava sıcaklar diye işte her ne kadar olaylar kötü olursa olsun sen başıma gelen en iyi olay olursun o anda.. bir anda yağan kar tanemsin.. hayatıma bir anda girensin " dedi. Gülümsedim.

" Kar tanenim " dedim

" Kar tanemsin" dedi o sırada. Ayağıma giren acıyla yüzümü buruşturdum ve eğilip ayakkabılarımı çıkardım ikisini de elime aldım ve elini tuttum tekrardan.

" Ayağına bir şey batar " dedi endişeli sesiyle omuz silktim.

" Yanımda sen varsın " dedim. Güldü o da çıkardı ayakkabısını

" Sen niye çıkarıyorsun Demir " dedim. Omuz silkti ve benim gibi

" E yanımda sen varsın " güldüm. Deliydi.

" Biz şimdi sevgili miyiz " dedi. Dudaklarımı büzdüm.

" Öyleyiz sanırım " dedim. Kahkaha attı, kahkaha attım. Bir süre,yaklaşık on saniye, sessizliği paylaştık. Bir soğuk rüzgar daha geçti o sırada tenim ürperdi. Demir'e daha da sırnaştım başımı omzuna yasladım.

" Üşüdün mü arabaya gidelim mi " dedi ve cevabı beklenmeden arabanın olduğu tarafa çevirdi. Yürümeye devam ettik.

Arabaya geldiğimizde kapımı açtı. Bindim hemen yanıma bindi bir süre bana baktı alttan alttan ona baktım utanıyordum,gülümseyerek

" Noldu " dedim.

" Sen hep böyle baksana " dedi.

" Demir ben bu kadar iltifata alışık değilim. Kalbime zarar " kahkaha attı.

" Bende böyle güzel bakışlara alışık değilim kalbime zarar " dedi. Güldüm ardından telefonu çaldı yine.

" Bugün rahat yok " dedi.

" Abim mi " dedim.

" Yok bu sefer de annem " dedi.

" Açsana niye bekletiyorsun " dedim. Güldü

" Emredersiniz " dedi ve açtı ardından hapörlere aldı.

" Efendim annem "

" Heh Alo oğlum nerdesiniz Gizem kızım da yok hani gidicez de hemen bir hayırlı olsun diyelim diye aradım ayıp olmasın "

" Tamam annem geliyoruz biz zaten bunaldık da bir çıkıp hava alalım dedik "

" Bilirim ben o hava almaları hadi gelin oyalanmayın " dedi en sonunda gülerek daha çok utandım. Demir ise görüşürüz diyip kapattı. Bana baktı ve güldü.

" O abin de kıskançlıktan bize gidiyoruz diyor birde " dedi. Güldüm.

" Gidelim mi "

" Olur " dedim bende. Arabayı çalıştırdı zaten fazla uzak değildi. Klimayı açtı yinede sıcak hava içeriye yayılırken iki dakika içinde vardığımızda ilk önce ayakkabılarımı giydim. Tam inecekken Demir elimden tuttu ve kendisine doğru döndürdü.

Üzerime doğru eğildi yutkundum. Dudağımın biraz kenarına daha çok yanağıma doğru dudağını değdirdi tam öpmedi ama geri çekilmedi durdurdu orada.

Kalbim hızlı hızlı çarparken gözlerim kapandı geri çekildi. Heyecandan konuşamazken gülümsedi. Kapıdan indi ben hâlâ duruyordum benim kapıma geldi ve elini uzattı.

" İnelim mi "

Başımı salladım ve uzattığı elini tuttum ve indim. Beraber yürümeye başladık birlikte girdik düğün salonuna tekrar masaya ilerleyip masaya oturduk. Herkesin bakışları üzerimizdeyken utançla gülümsedim.

Kulağıma uzandı Işıl

" Neler yaptınız birlikte " dedi. Ses olduğundan dolayı bağırıyordu. Öksürdüm ve kolunu cimcikledim. Kahkaha attı. Göz devirdim.

" Sus Işıl konuşma " dedim. Daha çok güldü.

" Eve gidince ne olup bittiğini detaylı bir şekilde istiyorum " dedi. Kafamı salladım.

" Tamam şuan sus " dedim. Güldü. Bende güldüm ardından erik dalı çalmaya başladı annemler hemen yanımıza kaldı ve Işıl ile beni de kaldırdı.

Şaşkınlıkla onlara bakarken ayağa kalktık. İleriye doğru gittik ardından şarkı eşliğinde parmaklarımızı şıklatmaya başladık.

" Erik dalı gevrektir erik dalı gevrektir "

" Amanın, basmaya gelmez gelmez "

" Haydi, basmaya gelmez "

" Elin kızı naziktir "

" Elin kızı naziktir "

" Amanın, küsmeye gelmez"

" Amanın, küsmeye gelmez "

Bu seferde Işıl ile karşılıklı oynarken yer değiştirdik gülerek bir yandan oynuyor bir yandan da şarkıyı söylüyorduk. Neredeyse tüm herkes buradaydı. Masadan hissettiğim gözlerle utançtan dönüp bakamadım.

" Eller oynasın, eller "

" Diller kaynasın, diller "

" Eller ne derse desinler "

" O dilleri yesinler "

Bu şekilde daha çok oynarken şarkı sonunda masaya geçtik yaklaşık on dakika yavaş yavaş düğünün sonuna geldiğimizde Işıl ile birlikte ayağa kalktık ve tebrik etmeye gittik. Ettikten sonra ise hep beraber çıktık.

Sena Ablalar ve Mertler hariç onlar sonuçta akrabalardı. En sonunda eve gelince tekrar inip ayakkabılarımı çıkardım aynı şekilde Işıl da çıkardı ve topukluları ellerimize aldık.

Annemler,Demir'in ailesi,Işıl'ın annesi, Emir,Işıl Ben,Abim,Demir ve Selin hep beraber siteye yürürken abim seslendi.

" Ayağınıza bir şey batacak " dedi. Işıl ile aynı anda

" Bir şey olmaz abim " dedik. Güldü ve kafasını salladı sanki 'siz uslanmazsınız ' derecesine.

Birlikte girdikten sonra asansöre bindik vedalaşıp indikten sonra oodama geçtim ve üzerimi değiştirip duş aldım. O sırada telefonuma mesaj bildirimi geldi.

~ 36. Bölüm Sonu ~

Selamlarrr

Nasılsınızzz

Bölüm hakkında ki düşünceleriniz nelerr ?

Kaos olmayan böyle romantik bir bölümle geldimm.

Ve ben kaos dolu bölüm yazmaya alıştığım için romantik bölümü biraz zor yazdım JSBSNSBSJSBSJBSJSBS

Biraz kısa ama gönlüm bölümsüz kalmanızı istemedi hemen yazıp attım.

Kesitlerde attım bakabilirsinizz

Arada bölüm hakkındaki fotoğraf atıyorum bölüm atmadan önce hesabıma bakabilirsinizz

( Küçük Bir Açıklama ) Bir önceki bölüm ve diğer kitabımdaki ' Browni Aşığı ' bölümlerde fazla yazım yanlışı olduğunun farkındayım ama uygulamada bir sıkıntı vardı ve bölümü düzeltemiyordum ??

Kusura bakmayın o yüzdenn

Oy vermeyi ve bol bol yorum yapmayı unutmayınnn

Sizleri çok seviyorumm

Kendinize çok iyi bakın

Sağlıcakla kalınnnn

Hoşçakalınnn

Bölüm sonu

12 yorum