Az önce o kadın beni Alicia diye mi çağırdı?
Ona nerede olduğumu sordum.
"Alicia o adam yüzünden iyice kafayı mı yedin, kendine gel Ramirez dükalığındayız ve dükalığın çalışanlarıyız" dedi.
O adamda kim!?
Ramirez ismini daha önce bir yerde duyduğumdan emindim.
Hatırladım...
Bu ad Senin Hiçliğin adlı novelin ana erkek karakterinin soyadıydı.
Allah'ım sonunda uzun zamandır reekarne olmayı beklediğim an gerçekleşti...
Ama neden bir hizmetçi olmak zorundaydım.Hizmetçilerin konumu halktaki insanlardan bir üst seviye olduğu için konumumun bir işe yaradığı söylenemez, bu şekilde sevdiğim hiçbir karakterle karşılaşmam mümkün değil.
Sanırım bu novele reenkarne olduğuma şükretmeliyim.
İş kıyafetlerimi giyip aşağıya indim, başhizmetçi herkese birer görev verdi ve bana çamaşır asmam gerektiğini söyledi.
Çamaşırları asmayı bitirdikten sonra mutfakta güveç yapmaya gittim.
Günlerim çok sıradan geçti ama,
Buraya reenkarne olduğumdan beridir bir şeyler farkettim. Buradaki tüm hizmetçiler çok iyi insanlar...
Ta ki hizmetçilerin asıl niyetlerini öğrenene kadar.
Alt tabakadaki tüm hizmetçilere zorbalık yapıldığını gördüm neyse ki Alicia baş hizmetçiden sonraki kademedeydi, şimdi olanları hatırladım. Onları ne kadar korumak istesemde sonucu hikayeyi değiştireceği için karışmak istemedim.
Asıl hikayede Dük, dışarıda ölmek üzere olan kadın karakteri sarayına hizmetçi olarak atıyor fakat aynı şekilde kadın karakterede zorbalık yapılınca Dük bunları farkediyor ve tüm hizmetçileri idam ettiriyor.
Ama o zamana kadar sarayda kalmayacağım için sıkıntı çekmiyorum.
2 ayım böyle çalışarak geçti, sonuç olarak hiçbir karakteri göremedim.
Ama yeni arkadaşlar edindim bu da iyi bir şeydi.
Ertesi gün aylarca beklediğim bir balo olacağı için çok heyecanlıydım.
O gün geldi çattı ve herkes çok yoğundu, 200'den fazla soylu vardı. Herkesin üstü çok şık ve şatafatlıydı. Novelde anlatılanlardan çok farklı bir seviyedeydi.
Bu balo için aylarca bekleme sebebim erkek karakterle kötü kadın karakterin birbirlerini ilk görüşü olacaktı ve kötü kadın karakter erkek karaktere aşık olacaktı
Onun için biraz üzülüyorum ama kendime üzülmem daha mantıklı en azından o istediği her karakteri görebiliyor.
Haa...
Keşke bir fotoğraf makinem olsaydı,
Neyseki en azından bu manzarayı görme şansım var.
"Leonard la Ramirez, Mira Claire teşrif ediyorlar"
Sonunda beklediğim an geldi. Hikayenin ana karakterleri salona giriş yapıyorlar.
Leonard'ın uzun gümüş saçları okyanus mavisi gözleri vardı, Mira'nın kısa pembe saçları ve suyeşili gözleri vardı.
Mira'nın görünüşü kötü karakter olarak adlandırılmayı haketmiyor.
Neyse ikisi gerçekten birbirine çok yakışıyor.
Balodaki çoğu soylu gitmeye başlayınca biraz dinlenmek için bahçeye çıktım,
Gerçekten yorucu bir gündü ama görülmeye değerdi. Uzun zamandır gözlerim bayram etmemişti, çok mutluyum.
Kötü kaderim yüzünden mi bilmiyorum ama üzerime doğru gelen sarhoş bir soylu gördüm.
"Bu gece benimle gelmeye ne dersin, seni hizmetçilikten kurtarırım." dedi.
Ne diyo bu amk.
Kafamı vücudumda görmeyi sevdiğim için bir şey diyemedim.
Üzerime daha fazla yaklaşıyordu,
En sonunda kaçmaya karar verdim ama son anda elimden yakaladı.
Ani refleksle aikido* tekniğini kullandım. Gençken öğrenmek için her yoldan geçtiğim bir spor dalıydı ama hiç kullanma şansım olmamıştı.
Adam tek bir darbeyle yere yığıldı, kimse görmediği için şanslıydım. Ya da ben öyle sanıyordum.
(*Aikido:Aikido tekniğini gerçekleştirirken aynı dönen bir topacın merkezindeymiş gibi hareket edilir ve rakip etkisiz hale getirilir.)