gecenin güzelliği ve ihtişamı insanı deli ediyordu .O gün Rengoku ilr özlem giderdik ve yatağıma gittim kapı çalması ile dikkatim dağıldı "gelin" dedim ve kapı açıldı Elvin kapıda bana bakıyordu ve " bu gece burada kalabilir miyim " diye sordu kafamı sallayarak onay verdim geceliklerimizi giyindik ve yatağa geçtik ben hemen uyudum ama Elvin uyudu mu bilmiyordum uyandım ve esneyerek Elvin e " günaydın Elvin" dedim ama o bana bakıp gülmeye başladı " günaydın için biraz geç değil mi saat 2 oldu bile biz kahvaltı yaptık bile " şaşkınca ona bakıyordum ve kendimle gurur duydum çünkü ilk defa bu kadar geç kalkmıştım hemen güzel bir takım giydim ve aşağı inmek için Elvin i çağırdım
aslında her şey çok güzeldi merdivenlerden gülerek iniyorduk taki o kişiyi görene kadar çak şaşırmıştım Elvin e baktığımda neredeyse yanar dağa gibi patlayacaktı katana sı nı eline aldı ve kızgınlığını her yolda belli ediyordu asi ve harika görünüyordu o kişi taş krallı ğının varisi daren di bize baktı ve küçümser ce " son görüşmemizden sonra nasılsın" dedi
" valla seni görmüyorum ya benden iyisi yok " dedim daha küçümser bir ifade ile
" anlıyorum ve özür dilemeni bekliyorum hala " dedi ve masum gibi görünmeye başladı
"ne özür ü be sen değil misin bize bulaşan " dedim kaşlarımı çatarak
" neyse senin gibi küstah aptal ve kendini güzel sanan birinden özür bekleyemem " dedi
" üzgünüm canım egom buna izin veremez ve seni anlıyorum benim gibi güzel bir kıza karşı çıkman imkansız buna asla izin vermez kalbin değil mi " dedim ve Elvin in omzuna kolumu atıp oradan ayrıldım arkamızdan bize öyle ce bakıyordu Elvin le az önce olanları konuşuyordum ve biri Elvin i çağırana kadar bu onun abisi idi abisin saçı mavi ve kısaydı uzun boylu ve yakışıklıydı korumalar gibi giyinmişti heybetli duruşu ile muazzam bir havası vardı "merhaba ateşin varisi rahatsız ettiğim için özür dilerim ilk karşılaşmamızda kaba olduğum için beni bağışlayın lakin sizin için özür dilerim eğer yanınızdan ayrılmasaydım o kalenin adını bile duymazdınız " dedi hadi ama bu gün daha kaç kişiyi göreceğim benim bermuda şeytan üçgenim nerede peki oldu olacak gavin de gelsin içimden bunları söylerken dıştan sadece " sorun değil bana efendim yada siz demenize gerek yok arkadaş olarak hitap etseniz memnun olurum" dedim Elvin in abisi bir işleri olduğunu söyleyip Elvin i tek başıma dolaşırken gavin i gördüm ve yanına gittim ve benden uzun olduğu için biraz zıplayıp kafasına şaplattım ve
"naber lan " dedim
"iyiyim de açıkçası böyle bir karşılama beklediğimi söyleyemem" dedi ve simsiyah saçlarını kaşımaya başladı harika bir yüzü vardı
ARTUR KAREVA
Uzun zamandır sarayda dolaşıyorum ama hala ateş kuşunu bulamamıştım bu gün onu bulamazsam ortalık karışacak daren ortadayken bir yangın çıka bilir diğerleri de bulamadı sanırım bunları düşünürken koridorun sonunda ateş kuşu ve gavin i gördü yürümeye devam ettim ateş kuşunun omzuna elimi attım "güzelim iki saattir seni arıyorum ne işin var burada " ateş kuşu güzelim dediğime şaşırmış gibi bana baktı anın da göz kırptım ve onu susturdum
" merhaba artur ne yapıyorsun görüşmeyeli " dedi gavin
" biliyor musun gavin seni görmüyorum ya benden iyisi yok " dedim küçümser ce ateş kuşu atlayarak
" hey o benim lafım " dedi
" hadi ama artur biraz nezaket öğren kıza kötü örnek olma " dedi
" onu ruh ateşine atmaya çalışan kimdi " dedim gavin in yüzündeki küstahlık gitmiş yerini hüzün almıştı
"güzelim hadi gidelim nisume ve sumane bizi bekliyor " dedim ve kimsenin bir demesine izin vermeden oradan uzaklaştık
" tamam artur şimdi anlat niye güzelim dedin " dedi umursamazca bu hali sinir bozucu olsa da güzelim dememden hoşlanmadığı belliydi bende pişkin bir gülüş yapıpıp
" ne oldu güzelim hoşlanmadın mı " dedim bana kızgınca baktı ve bir şey demedi
" bir şey söylesene güzelim " dedim ateş kuşu elini yumruk yapıp bana baktı ve gülümsedi sonra yüzümde bir acı hissettim
" sen bana yumruk mu attın " dedim
"ne oldu yakışıklım hoşlanmadın mı " dedi