BÖLÜM 3 — LİNA
Şehrin diğer tarafında Lina çoktan uyanmıştı.
Masasının üzerinde açık bir çizim defteri vardı.
Gece uyumadan önce çizdiği kızın yüzüne bakıyordu.
Çizimdeki kızın gözleri kendisininkilere benziyordu.
Ama yüzünü tamamlamamıştı.
Kalemi eline aldı.
Bir süre bekledi.
Sonra çizimin gözlerini sildi.
Kapısı çalındı.
— Lina?
Kerem.
— Gir.
Kapı açıldı.
Kerem elinde kahve kupasıyla içeri girdi.
— Annem kahvaltıya çağırıyor.
— Beş dakika.
— Her sabah beş dakika diyorsun.
— Çünkü her sabah beş dakika daha uyumak istiyorum.
Kerem yatağın üzerine oturdu.
— Okul nasıl gidiyor?
— İyi.
— Arkadaşların?
— İyi.
— Birisi var mı?
Lina başını kaldırdı.
— Ne?
Kerem sırıttı.
— Anladın sen.
— Hayır.
— Tamam.
Kerem ayağa kalktı.
Kapıya geldiğinde Lina arkasından seslendi.
— Abi?
— Efendim?
— Sence insan birini ilk gördüğünde tanıyormuş gibi hissedebilir mi?
Kerem birkaç saniye düşündü.
— Bazen.
— Neden?
— Belki de o kişi sana birini hatırlatıyordur.
Lina'nın aklına Defne geldi.
— Belki.
Kerem kapıyı kapattı.
Lina masasına döndü.
Defne'nin yüzü yine aklına geldi.
Nedenini bilmiyordu.
Ama onu ilk gördüğü andan beri içinde tuhaf bir yakınlık vardı.
Kerem'in Lina'ya yaklaşımını nasıl buldun?
Lina'nın Defne'yi tanıdık hissetmesi sence neden olabilir?