Yazar arkadaşının beğendiği o "duygu dolu anlatımı" bu bölüme de katalım. Yavuz Bey çalışma odasına saklanmış olabilir ama evin içindeki o ağır hava dağılacak gibi değildir.
Bölümün Başlangıcı:
Ertesi gün evde sanki kimse nefes almıyordu. Leyla, kliniğe gitmek için hazırlanırken aynadaki yansımasına baktı. Gözlerinde yorgunluktan ziyade bir korku vardı. Yavuz, gece boyu çalışma odasından çıkmamıştı.
Emre ise çoktan planını yapmıştı. Babasının masaya fırlattığı o eski anahtarın bir kopyasını, Yavuz odasına çekilmeden hemen önce zihninde fotoğraflamıştı. Elindeki küçük metal parçasına bakarken kendi kendine mırıldandı:
"Sevgi her şeyi affeder derler ama sırlar her şeyi yok eder."
Tam o sırada Defne, Emre’nin odasına girdi. "Onun peşinden gideceksin, değil mi? O anahtarın açtığı o eve..." dedi sesi titreyerek.
Emre ceketini alıp kapıya yöneldi. "Birilerinin bu evdeki o 'yankıyı' susturması gerekiyor Defne. Yoksa bu gürültü hepimizi delirtecek."